Ana Sayfa » Yolculamak » Knulp : 04


KNULP

HERMANN HESSE

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 71


Havada hafif bir tütün dumanı kımıldıyor ve ince şeritler halinde ısınmış lamba şişesine doğru akıyor, orada telaşla kıvrıla kıvrıla yukarı doğru çıkıp yitiyordu. Masanın üstünde bir gazete ve içi tütün dolu, domuz derisinden bir kese duruyordu. Yan duvarın önündeki küçük, dar kanepeden de evin hanımı, sanki uyuklarken rahatsız edilmiş de bunu belli etmek istemiyormuş gibi, yarım ve şaşkın bir neşe içinde sıçradı. Knulp, güçlü ışıktan kamaşmış gibi bir an gözlerini kırptı, kadının açık gri gözlerine baktı ve ona nazik bir tavırla elini uzattı.
Usta gülerek “İşte karım” dedi, “bu da Knulp, arkadaşım Knulp. Biliyor musun, ondan çok söz etmiştik. Tabii bizim konuğumuz. Çırak yatağını ona veririz. Zaten boş duruyor. Ama ilk önce birlikte bir meyve şarabı içelim, Knulp da bir şeyler yesin, biraz ciğer sucuğu kalmıştı, değil mi?”
Usta'nın karısı dışarı koştu. Knulp arkasından baktı ve yavaşça:
“Biraz korktu galiba” dedi. Fakat Rothfuss bunu kabul etmek istemedi.
“Çocuğunuz yok mu?” diye sordu Knulp.
Bu arada kadın içeri girmişti. Kalaylı bir sahanın içinde sucuk getirdi. Ortasında yarım kara ekmek bulunan ekmek tahtasını da yanına koydu. Ekmeğin kesik yeri aşağı doğru konmuştu, tahtanın yuvarlak kenarına da boylu boyunca şu yazı kazılmıştı: “Bize bugün günlük ekmeğimizi ver.”
“Biliyor musun Lis, biraz evvel Knulp bana ne sordu?”
“Bırak canım” diye karşı çıktı Knulp ve gülerek Rothfuss'un karısına döndü, “izin verirseniz” diyerek önüne koyduğu yemeklere uzandı. Ancak Rothfuss lafı bırakmadı: “Çocuğumuz yok mu? diye sordu Knulp.” Kadın gülerek “Hadi sen de!” dedi ve hemen oradan uzaklaştı. O dışarı çıkınca “Yok mu?” diye sordu Knulp. “Hayır, daha yok. Karım, daha erken diyor. Hem biliyor musun, ilk yıllar için böylesi daha iyi. Ama hadi bakalım sen başla, afiyet olsun.”
Bu arada kadın gri ve mavi renkli, sırlı şarap testisini getirdi, yanına da üç tane bardak koyup doldurdu. Bu işi ustaca yapmıştı, Knulp onu seyrederek gülümsedi.
“Sağlığına, eski dost” dedi Usta ve bardağını Knulp'a uzattı. Ama Knulp ince bir adamdı. “Önce hanımların sağlığına” dedi. “Yüksek sağlığınıza Frau Rothfuss! Sağlığına, yaşlı adam.”
Bardakları tokuşturdular ve içtiler. Rothfuss sevinçten uçuyor, karısına gözüyle işaret edip arkadaşının ne kadar kibar tavırları olduğunu, onun da bunu fark edip etmediğini soruyordu.
Kadın bunun farkındaydı.
“Görüyor musun” dedi kocasına, “Herr Knulp senden daha nazik, gereken yordamı biliyor.”
“Aman rica ederim” diye atıldı konuk, “herkes nasıl öğrendiyse öyle yapar. Yordam bilmeye gelince, siz bu işte beni kolayca utandırabilirsiniz, Frau Rothfuss, en kibar otellerdeki gibi çok güzel bir sofra kurmuşsunuz.”
“Öyledir” dedi Usta, “ama bunu öğrenmiş de onun için.”
“Ya, nerede? Babanız lokantacı mı?”
“Hayır, babam çoktan toprağın altında. Onu hiç tanımadım. Ama ben birkaç yıl Ochsen Gazinosu'nda hizmet ettim. Bilmem orasını bilir misiniz?”
“Ochsen'da mı? Ochsen bir zamanlar Laechstetten'in en kibar gazinosuydu” diye övdü Knulp.
“Hâlâ da öyledir, değil mi, Emil? Müşterilerimiz yalnızca ticaret için yolculuk yapanlar ve turistlerdi.”
“İnanırım Frau Rothfuss. Herhalde durumunuz çok iyiydi ve çok iyi kazanıyordunuz! Ama insanın kendi evini yönetmesi elbette daha iyidir, değil mi?”
Knulp yavaş yavaş ve sindire sindire yumuşak sucuğu ekmeğine sürüyordu; özenle sıyırdığı deriyi tabağın kıyısına koyuyor, arada sırada güzel sarı elma şarabından içiyordu. Usta onun ince ve zarif elleriyle, yapılacak işleri ne kadar temiz ve kıvrak yaptığını keyif ve saygıyla izliyordu. Bütün bunlar ev sahibi hanımın da çok hoşuna gitmişti.
Bir aralık Emil Rothfuss “Pek de öyle iyi gözükmüyorsun” diye söylenmeye başladı. Bunun üzerin Knulp kısa süre önce hasta olduğunu ve hastanede kaldığını itiraf etmek zorunda kaldı. Fakat başka acı ve güç durumlardan hiç söz açmadı. Sonra arkadaşı ona ne yapmayı düşündüğünü sordu; kendisine, istediği sürece evinde yiyip yatabileceğini söyledi. Knulp bunu zaten bekliyordu, hesaba da katmıştı; ancak utangaç bir tavırla bu önerinin üzerinde durmadı, kısaca teşekkür edip bu sorunun konuşulmasını ertesi güne bıraktı.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   ...    37   »