Ana Sayfa » Yolculamak » Knulp : 10


KNULP

HERMANN HESSE

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 71


Önce dik bir yokuş üzerinde bulunan kentin dış mahallesine yöneldi. Orada yoksul bir giysi yamacısı tanıyordu. Zavallıcığın eski pantolonları yamamaktan başka bir iş yaptığı yoktu. Daha bir tane bile yeni giysi dikememişti. Oysa biraz bir şeyler de biliyordu. Hatta bir zamanlar umutlara bile düşmüştü. İyi işliklerde çalışmıştı. Ama erken evlenmişti, birkaç çocuğu vardı, karısı da ev işlerinden pek anlamıyordu. Knulp işte bu terzi Schlotterbeck'i arıyordu. Onu dış mahallenin arkalarındaki bir evin üçüncü katında buldu. Ev vadiye baktığından küçük işlik kuş yuvası gibi, altı açık, havada duruyordu. Pencereden diklemesine aşağıya bakıldığı zaman, altta yalnızca üç kat gözükmez, evin altındaki dağ, çıplak ve dik bahçe ve otlarla, baş döndürücü bir biçimde aşağıya doğru uçuyor gibi olurdu. En sonunda da evin arka bölümünün çıkıntısından oluşan kurşuni bir karmaşa, kümesler, keçe ve tavşan kulübeleri ve bitişik evin damları gözükürdü. O yana doğru bakılınca, bu evler, bu yıprak, bakımsız semtin ta öbür yanında, çok aşağılarda, vadinin içinde küçücük kalıyordu. Buna karşılık terzinin işliği gün ışığıyla apaydınlıktı. Pencerenin yanındaki geniş masasında, çalışkan Schlotterbeck dünyanın üstüne, bir fener bekçisi gibi, aydınlık ve yüksek, tünemiş oturuyordu.
Knulp girerken “Merhaba Schlotterbeck” diye seslendi. Usta gözleri ışıktan kamaşmış, kirpiklerini kırparak kapıya doğru baktı. “Vay Knulp, sen misin!” diye sevinçle bağırdı ve elini ona doğru uzattı. “Yine buradasın ha? Nasıl oldu da bana kadar çıkabildin?”
Knulp üç bacaklı bir iskemle çekti, üstüne oturdu.
“Bana bir iğneyle biraz iplik ver; ama kahverengi ve en incesinden olsun. Ceketimi onaracağım.” Bunu söylerken ceketiyle yeleğini çıkardı, bir iplik arayıp aldı, iğneye taktı ve dikkatli dikkatli bütün giysiyi baştan aşağı gözden geçirdi. Giysi daha çok iyiydi. Hemen hemen yepyeni gözüküyordu. Öyle olduğu halde bütün incelmiş yerleri, bütün gevşemiş düğümleri çabucak becerikli parmaklarla onardı.
“Eh, daha nasılsın bakalım?” diye sordu Schlotterbeck. “Mevsim pek övülecek gibi değil, ama eğer sağlığın yerindeyse, başında bir aile de yoksa.”
Knulp kuşkulu kuşkulu öksürdü. Sonra da “Öyle öyle” dedi kayıtsızca. “Tanrı'nın yağmuru haklıların üstüne de yağar, haksızların üstüne de, yalnızca terziler ıslanmadan otururlar. Yine hep öyle yakınıyor musun, Schlotterbeck?”
“Ah Knulp, ağzımı açtırma. Yanda bağrışan çocukların seslerini duyuyorsun ya, şimdi beş oldular. Oturursun, canın çıkıncaya kadar, gece yarılarına kadar çalışırsın, yine de kazancın hiçbir şeye yetmez. Senin derdinse yalnızca gezip tozmak!”
“Tutturamadan babalık! Dört beş haftadır Neustadt'ta sayrılar evindeydim. Orada kimseyi gereksiz yere tutmazlar. Hiç kimse de fazla kalamaz. Tanrı'nın yolları olağanüstüdür, dostum Schlotterbeck.”
“Bu hikmetleri bırak, Tanrı aşkına!”
“Sen dindar değil miydin? Ben de tam şimdi dindar olmak niyetindeyim. Sana da onun için geldim. Bu iş ne âlemde, yaşlı köşe kadısı?”
“Dindarlık işinde beni rahat bırak! Sayrılar evinde miydim dedin? Bak buna çok üzüldüm.”
“Üzülmene gerek yok, geçti. Şimdi anlat bakalım: Sinah Kitabı ne diyordu, vahiy neydi? Biliyor musun, sayrılar evinde vaktim vardı. Orada bir de İncil buldum, hemen hepsini okudum. Onun için şimdi seninle bu konuda daha iyi konuşabilirim. Pek meraklı bir kitap şu İncil.”
“Haklısın, meraklıdır. Yarısı da uydurma olsa gerek. Çünkü hiçbiri ötekine uymuyor. Sen bunu daha iyi anlarsın; çünkü bir zaman Latince Okulu'na gitmiştin.”
“O zamandan aklımda pek az şey kaldı.”
“Görüyor musun, Knulp” terzi açık pencereden aşağılara doğru tükürdü ve gözlerini açıp acı bir yüzle arkasından baktı. “Bak Knulp, dindarlıktan bir şey çıkmıyor, onda iş yok. Ben ona boş veriyorum, haberin olsun, boş veriyorum!”
Knulp ona düşünceli düşünceli baktı.
“Evet ama ileri gittin babalık, bana öyle geliyor ki, İncil'de çok önemli sorunlar var.”
“Öyle ama biraz karıştırırsan her yerinde birbirinin karşıtı şeyler görürsün. Hayır, benim İncil'le işim yok artık. Ben onunla hesabımı gördüm.”
Knulp ayağa kalktı, bir ütü yakaladı.
“Bana içine koymak için birkaç kömür verir misin?” diye ustadan rica etti.
“Ne yapacaksın?”
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   ...    37   »