´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Marie Grubbe - I : 02


MARIE GRUBBE - I

JENS PETER JACOBSEN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 94


B─░R─░NC─░ B├ľL├ťM

Ihlamur a─ča├žlar─▒n─▒n ta├žlar─▒ alt─▒nda duran hava esmerdi; k─▒rlar, susam─▒┼č tarlalar ├╝zerinden yava┼č├ža kaym─▒┼č, i├ži g├╝ne┼čten korla┼čm─▒┼č ve yollardan kalkan tozlarla tozlanm─▒┼čt─▒. Ama ┼čimdi s─▒k dal hevenklerinden ge├žerek temizlenmi┼č, taze ─▒hlamur yapraklar─▒yla serinlemi┼č ve sar─▒ ─▒hlamur ├ži├žeklerinin kokusuyla onu nemlenmi┼č, dolgunla┼čm─▒┼čt─▒. B├Âylece k─▒m─▒lt─▒s─▒z duruyor, hafif hafif titreyen yapraklarla, sar─▒ beyaz kelebeklerin ─▒┼č─▒lt─▒l─▒ kanat vuru┼člar─▒yla ok┼čanarak a├ž─▒k ye┼čil kubbeye do─čru sessiz ve ne┼čeli par─▒lday─▒p y├╝kseliyordu.
Bu havay─▒ soluyan insan─▒n dudaklar─▒ dolgun ve tazeydi; ┼či┼čirdi─či g├Â─č├╝sse gen├ž ve k├Ârpe. G├Â─č├╝s k├Ârpe, ayaklar k├Ârpeydi, boy bos ince, v├╝cut boyluydu ve b├╝t├╝n duru┼ču bir t├╝r hafiflemi┼č g├╝c├╝ g├Âsteriyordu.
Bol ve g├╝r olan, yaln─▒zca koyu alt─▒n rengindeki yar─▒ ba─članm─▒┼č ve yar─▒ ├Âzg├╝r a┼ča─č─▒ sarkan sa├žlard─▒. ├ç├╝nk├╝ k├╝├ž├╝k, koyu mavi kadife bir ┼čapka a┼ča─č─▒ya kaym─▒┼č ve d├╝─č├╝ml├╝ ├žene ba─č─▒ndan ufak├ža bir rahip kukuletas─▒ gibi s─▒rt─▒n─▒n ├╝st├╝ne sark─▒yordu. Giyini┼činde manast─▒rdakileri and─▒ran bundan ba┼čka bir ┼čey yoktu. Geni┼č ve devrik bir keten yaka, soluk mavi renkte k─▒sa, geni┼č y─▒rtma├žl─▒ kollu, y├╝nl├╝ giysinin ├╝st├╝ne d├╝┼č├╝yor, kollardan da ince Hollanda keteninden yap─▒lm─▒┼č b├╝y├╝k kabar─▒k yenler d─▒┼čar─▒ do─čru ta┼č─▒yordu.
G├Â─čs├╝nde oldu─ču gibi ayakkab─▒lar─▒nda da k─▒pk─▒rm─▒z─▒ birer fiyonk vard─▒.
Ellerini arkas─▒na kavu┼čturmu┼č, ba┼č─▒ ├Ân├╝ne e─čik, ├Âylece y├╝r├╝yordu. A─ča├žl─▒ yoldan yukar─▒ya do─čru yava┼č yava┼č, hafif, zarif ad─▒mlarla ├ž─▒k─▒yor, ama ├Âyle dosdo─čru de─čil, zikzaklar ├žizerek y├╝r├╝yordu. Bazen yolun bir yan─▒ndaki a─ča├žlardan birine ├žarpacak gibi oluyor, bazen kar┼č─▒ yandaki a─ča├žlar─▒n aras─▒ndan d─▒┼čar─▒ ├ž─▒k─▒yordu. Ara s─▒ra sessizce duruyor, yanaklar─▒n─▒n ├╝st├╝ne d├╝┼čen sa├žlar─▒n─▒ geriye at─▒yor ve ─▒┼č─▒─ča do─čru bak─▒yordu. Koyula┼čan par─▒lt─▒lar ├žocuksu beyaz y├╝z├╝ne mat bir alt─▒n rengi veriyor, b├Âylece g├Âzlerinin alt─▒ndaki mavimt─▒rak g├Âlgeler daha az beliriyor, k─▒rm─▒z─▒ dudaklar─▒ koyu lal rengini al─▒yor ve iri mavi g├Âzleri hemen hemen siyahla┼č─▒yordu. Ger├žekten de ├žok ├žekiciydi. Aln─▒ d├╝z, burnu hafif kemerli, alt duda─č─▒ k─▒sa ve ince kesilmi┼č, ├ženesi yuvarlak, g├╝├žl├╝, yanaklar─▒ zarif, dolgun, kulaklar─▒ k├╝├ž├╝c├╝k ve ka┼člar─▒ duru, keskin ├žizgiliydi,
G├╝l├╝mseyerek, u├žar gibi, tasas─▒zca y├╝r├╝yor, hi├žbir ┼čey d├╝┼č├╝nm├╝yor ve ├ževresinde g├╝l├╝mseyen her ┼čeye uyarak o da g├╝l├╝ms├╝yordu. A─ča├žl─▒ yolun sonuna geldi─činde durdu. Elleri hep arkas─▒na kavu┼čuk, ba┼č─▒ dik, bak─▒┼člar─▒ ileriye dikili, ├Âk├žesinin ├╝zerinde yar─▒ sa─ča yar─▒ sola d├Ânmeye ba┼člad─▒; kesik kesik, tekd├╝ze, yapt─▒─č─▒ sal─▒nt─▒lara tempo tutarak m─▒r─▒ldan─▒yordu.
Orada iki kur┼čuni d├Â┼čeme ta┼č─▒ duruyor ve bunlar a┼ča─č─▒daki bah├žeye, bah├žedeki keskin, beyaz g├╝n ─▒┼č─▒─č─▒na inmek i├žin bir basamak olu┼čturuyordu. Maviye boyanm─▒┼č bulutsuz g├Âky├╝z├╝, tam a┼ča─č─▒daki bah├žeye bak─▒yor ve var olan az─▒c─▒k g├Âlge, t─▒ra┼č edilmi┼č ┼čim┼čir ├žitin dibinden ayr─▒lm─▒yordu. I┼č─▒k g├Âzleri kama┼čt─▒r─▒yor, hatta ├žit bile parlak yapraklar─▒n─▒n ├╝zerindeki keskin par─▒lt─▒larla ├ževreye ─▒┼č─▒k sa├ž─▒yordu.
Miskotlar─▒, a├ž─▒k k─▒rlardaki koyunlar gibi, susam─▒┼č k─▒na├ži├žeklerinin, g├╝veyfenerlerinin, ┼čebboy ve karanfillerin ├ževresinde beyaz k─▒vr─▒mlarla ve yukar─▒ya, a┼ča─č─▒ya, i├žeriye ve d─▒┼čar─▒ya do─čru ba┼člar─▒n─▒ kald─▒r─▒yordu. ─░lerde lavanta evleklerinin k─▒y─▒s─▒ndaki bezelye ve baklalar, s─▒caktan yere d├Âk├╝lme tehdidi alt─▒ndayd─▒lar. Nergisler her ┼čeye raz─▒ olmu┼č, do─črudan do─čruya g├╝ne┼čin g├Âz├╝n├╝n i├žine bak─▒yorlard─▒. Ha┼čha┼č ├ži├žekleri iri k─▒rm─▒z─▒ ta├žlar─▒n─▒ d├Âkm├╝┼č, ├ž─▒plak sakallar─▒yla ├Âylece duruyorlard─▒.
Ihlamurlu yoldaki ├žocuk, basamaklardan a┼ča─č─▒ s─▒├žrad─▒, g├╝ne┼čte ─▒s─▒nm─▒┼č bah├želerin i├žinden ge├žerken, ba┼č─▒ ├Âne e─čik, ya─čmurlu bir havada avludan se─čirtir gibi ko┼čuyordu. Koyu renkli porsuk a─ča├žlar─▒n─▒n olu┼čturdu─ču ├╝├žgene do─čru y├Âneldi, a─ča├žl─▒─č─▒n ├ževresinden h─▒zla doland─▒, sonra Belovlar zaman─▒ndan kalma o b├╝y├╝k ├žarda─ča girdi. Burada geni┼č bir ├žember olu┼čturan karaa─ča├žlar─▒n dallar─▒n─▒ yukardan el eri┼čecek bi├žimde ├Ârm├╝┼čler, tepede kalan deli─če de latalar ve ├žat─▒ kiri┼člerinden bir kafes yapm─▒┼člard─▒.
Yaban g├╝lleriyle han─▒melleri, karaa─ča├žlar─▒ sararak yukar─▒ya do─čru f─▒┼čk─▒rm─▒┼č, s─▒k bir duvar olu┼čturmu┼člard─▒. Ancak bir yandan da kurumu┼č ve yerlerine dikilen ┼čerbet├ži otlar─▒, karaa─ča├žlar─▒n dallar─▒n─▒ bodurla┼čt─▒rarak deli─či kapayamam─▒┼člard─▒.
├çarda─č─▒n kap─▒s─▒n─▒n ├Ân├╝nde beyaza boyanm─▒┼č iki su ayg─▒r─▒ duruyordu. ─░├žerde de tahtadan yap─▒lm─▒┼č uzun bir s─▒ra ve masa vard─▒. Geni┼č, s├Âbe masan─▒n ├╝st├╝ ta┼čtand─▒; ama b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒ ├╝├ž par├ža olmu┼č, yerde duruyordu, yaln─▒zca d├Ârd├╝nc├╝ k├╝├ž├╝k par├žas─▒ masa ├žer├ževesinin bir k├Â┼česini ├Ârt├╝yordu.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   ...    36   »   


´╗┐