´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Marie Grubbe - I : 04


MARIE GRUBBE - I

JENS PETER JACOBSEN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 94


Burada avlu kap─▒s─▒n─▒n hemen ├Ân├╝nde bir ot arabas─▒ devrilmi┼č, yolu kapam─▒┼čt─▒. ├ľteki arabalar da arka arkaya dizilmi┼č, gidemiyorlard─▒. Ba┼č k├óhya, arabac─▒y─▒ koyu renk bir sopayla d├Âv├╝yor, sopan─▒n cilal─▒ y├╝z├╝ g├╝ne┼čte parl─▒yordu.
Sopa vuru┼člar─▒n─▒n ├ž─▒kard─▒─č─▒ sesler ├žocuk ├╝zerinde korkun├ž bir etki yapt─▒. Kulaklar─▒n─▒ t─▒kad─▒ ve h─▒zla avluya ├ž─▒kt─▒. Mahzenin kap─▒s─▒ a├ž─▒k duruyordu. Hemen i├žeri ko┼čtu ve kap─▒y─▒ arkas─▒ndan kapad─▒.
Bu ├žocuk, Tjele Yurtlu─ču'nun sahibi Bay Erik Grubbe'nin on d├Ârt ya┼č─▒ndaki k─▒z─▒ Marie Grubbe'ydi.
Ak┼čam─▒n alacakaranl─▒─č─▒ mavi bir ─▒┼č─▒lt─▒ halinde Tjele'nin ├╝st├╝ne ├ž├Âkm├╝┼čt├╝. Karlar erimeye y├╝z tutmu┼č, ot ta┼č─▒ma i┼či durmu┼čtu. ├çiftlikteki hizmet├ži k─▒zlar ah─▒rdaki inekleri sa─č─▒yordu. U┼čaklar, arabal─▒kta ve ko┼čum tak─▒mlar─▒n─▒n durdu─ču odada g├╝r├╝lt├╝yle dola┼č─▒yor, angaryac─▒ k├Âyl├╝ler de b├╝y├╝k kap─▒n─▒n ├Ân├╝nde s─▒ra olmu┼č, ak┼čam yeme─či ├žan─▒n─▒n ├žalmas─▒n─▒ bekliyorlard─▒.
Erik Grubbe a├ž─▒k pencerenin ├Ân├╝nde ayakta, avluya bak─▒yordu. Atlar ah─▒r─▒n kap─▒s─▒ndan yulars─▒z ve ko┼čumsuz birbiri ard─▒ s─▒ra yava┼č├ža ├ž─▒k─▒yor, su yalaklar─▒na gidiyorlard─▒. K─▒rm─▒z─▒ kasketli bir delikanl─▒ avluda, i┼čaret ta┼č─▒n─▒n yan─▒nda duruyor, yabas─▒na yeni di┼čler tak─▒yordu. Yukarda bir k├Â┼čede iki gen├ž taz─▒, tahta atla bile─či ta┼č─▒ aras─▒nda birbirlerini koval─▒yorlard─▒. Vakit ilerledik├že u┼čaklar ah─▒r kap─▒lar─▒ ├Ân├╝nde daha s─▒k g├Âr├╝nmeye ba┼člad─▒lar. ├çevrelerine bak─▒n─▒yor, sonra da ─▒sl─▒k ├žalarak, ┼čark─▒ m─▒r─▒ldanarak i├žeriye d├Ân├╝yorlard─▒. Elinde dolu s├╝t kovas─▒yla bir hizmet├ži k─▒z, tabanlar─▒n─▒ yere vurarak ivedi, k─▒sa ad─▒mlarla avludan ge├žiyor ve angaryac─▒ k├Âyl├╝ler ak┼čam yeme─či ├žan─▒n─▒n ├žabuk ├žal─▒nmas─▒n─▒ an─▒msatmak istercesine, b├╝y├╝k kap─▒n─▒n i├žine y─▒─č─▒lmaya ba┼čl─▒yorlard─▒. A┼ča─č─▒da, mutfaktan gelen kova, kapkacak ve tahta tabaklar─▒n g├╝r├╝lt├╝s├╝ ┼čimdi daha da artm─▒┼čt─▒.
Sonra iki g├╝├žl├╝, bo─čuk ├žan sesi duyuldu ve bu ses tahta ayakkab─▒larla kap─▒ g─▒c─▒rt─▒lar─▒n─▒n ├ž─▒kard─▒─č─▒ sesler aras─▒nda s├Ând├╝. Art─▒k avluda kimse kalmam─▒┼čt─▒. Yaln─▒zca iki k├Âpek b├╝y├╝k kap─▒dan d─▒┼čar─▒ya do─čru birbirleriyle yar─▒┼č─▒rcas─▒na havl─▒yordu.
Erik Grubbe pencereyi kapad─▒ ve d├╝┼č├╝ncelere dalm─▒┼č bir durumda oturdu. K─▒┼čl─▒k odadayd─▒. Bu oday─▒ k─▒┼č─▒n oldu─ču gibi yaz─▒n da hem oturma hem de yemek odas─▒ olarak kullan─▒rlar, ba┼čka odalarda hemen hemen hi├ž oturmazlard─▒. Buras─▒ iki pencereli ve d├Â┼čemesi koyu renk me┼čeden yap─▒lm─▒┼č geni┼č bir odayd─▒. Duvarlar─▒n yukar─▒ b├Âl├╝mleri ve cilalanm─▒┼č beyaz d├Â┼čeme iri, mavi g├╝llerle s├╝sl├╝, Hollanda ├žinileriyle kapl─▒yd─▒. ┼×├Âmine tu─čladan yap─▒lm─▒┼čt─▒, ├Ân├╝nde de k├╝├ž├╝k bir konsol vard─▒. Konsol olmasa ocak, kap─▒lar a├ž─▒ld─▒k├ža ├žekerdi. Odadaki b├╝t├╝n e┼čya, cilal─▒ me┼čeden yap─▒lm─▒┼č, a├ž─▒l─▒p kapan─▒r iki b├╝y├╝k, yar─▒ yuvarlak, devrik kanad─▒ hemen hemen yere de─čen bir masa, y├╝ksek bacakl─▒ oturma yerleri, sert ve a┼č─▒nmaktan parlam─▒┼č deriyle kapl─▒ birka├ž sandalye ve yukar─▒ya, duvara as─▒lm─▒┼č ye┼čile boyal─▒, k├╝├ž├╝k bir dolaptan ibaretti. Odada ba┼čka hi├žbir ┼čey yoktu.
Erik Grubbe burada, karanl─▒kta otururken al─▒┼čveri┼č g├Ârevlisi kad─▒n Ane Jenstochter bir elinde ─▒┼č─▒k, ├Âb├╝r elinde hen├╝z sa─č─▒lm─▒┼č s├╝t dolu bir bardakla i├žeri girdi. S├╝t├╝ Erik Grubbe'nin, ─▒┼č─▒─č─▒ da kendi ├Ân├╝ne koydu. Ama b─▒rakm─▒yor, bir├žok y├╝z├╝k ve b├╝y├╝k ta┼čla parlayan k─▒zarm─▒┼č elleriyle ┼čamdan─▒ ├ževirip duruyordu.
Otururken ÔÇťAh, ├Âyle! ├ľyle!ÔÇŁ diye s├Âylendi. Erik Grubbe ÔÇťNe var, ne yok?ÔÇŁ diye sorarak kad─▒n─▒n y├╝z├╝ne bakt─▒.
Kad─▒n ÔÇťTabiiÔÇŁ diye yan─▒t verdi. ÔÇť─░nsan geberinceye, akl─▒n─▒ yitirinceye kadar ├žal─▒┼č─▒rsa i├ž ├žekmeye hak kazan─▒r.ÔÇŁ
ÔÇť┼×imdi i┼člerin yo─čun oldu─ču zaman. K─▒┼č─▒n s─▒cakta oturmak isteyenler, yaz─▒n terlemek zorundad─▒r.ÔÇŁ
ÔÇťEvet, do─čru s├Âyl├╝yorsunuz. Ama her ┼čeyin bir s─▒n─▒r─▒ var. S├Âzgelimi, e─čer araban─▒n tekerlekleri hende─če batar da terbiyeler koparsa, kral da yoluna gidemez. Her i┼č benim ├╝st├╝me y─▒─č─▒ld─▒. Hizmet├žiler hi├žbir i┼če yaram─▒yor. Konu┼čtuklar─▒ a┼čk gevezelikleri, k├Ây dedikodular─▒. Evet bunlar─▒ iyi biliyorlar. Fakat bir i┼č yapt─▒klar─▒ zaman da tersini yap─▒yorlar. Buna kar┼č─▒n i┼člerin g├Âr├╝lmesi, hem de esasl─▒ g├Âr├╝lmesi gerek. Ama buna inanan biri varsa, o da yaln─▒zca benim. Wulborg hasta, Stine ile Buel miskinleri de s├Âz├╝mona yoruluyor, terliyor, ama yerlerinden k─▒m─▒ldad─▒klar─▒ da yok. Siz kendisiyle konu┼čsan─▒z, Marie bana biraz yard─▒m edebilir, ama onun da ne ┼čuna ne buna, hi├žbir i┼če el s├╝rmemesini istiyorsunuz.ÔÇŁ
ÔÇťHadi, hadi! B├Âyle solu─čun kesilinceye, dilin kopuncaya kadar gevezelik edip durma! Benden de─čil, kendinden yak─▒n. Marie'ye kar┼č─▒ sab─▒rl─▒ ve dost├ža davranarak ona i┼čleri g├Âsterseydin, ┼čimdi o da sana yard─▒mc─▒ olurdu. Ancak sab─▒rs─▒z davrand─▒n, sert davrand─▒n, o da inatla┼čt─▒. Nerdeyse birbirinizi paralayacaks─▒n─▒z. Bu durum sona erdi─či i├žin daha ├žok te┼čekk├╝r etmek gerek.ÔÇŁ
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   ...    36   »   


´╗┐