´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Marie Grubbe - I : 06


MARIE GRUBBE - I

JENS PETER JACOBSEN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 94


Ama bu sorunu da tatl─▒l─▒kla ├ž├Âzd├╝ler ve Ane, ertesi g├╝n, ge├ž vakitlere kadar ├žal─▒┼čmak gerekebilece─či i├žin, erkenden yatmaya gitti.
Aradan ├žok ge├žmeden k├Âpekler yine yabanc─▒lar─▒n geldi─čini haber verdiler. Ancak bu kez gelen, Tjele ve Vinge toplulu─čunun rahibi Bay Jens Jensen Palu'dan ba┼čkas─▒ de─čildi.
Rahip ÔÇťhepinize birden t├╝nayd─▒nÔÇŁ diyerek odaya girdi. Geni┼č omuzlu, kal─▒n kemikli, kol ve bacaklar─▒ uzun, ba┼č─▒ ├Ânce e─čik bir adamd─▒. S─▒rt─▒ yuvarlak, sa├žlar─▒ karga yuvas─▒ gibi s─▒k, kar─▒┼č─▒k ve kur┼čuni benekliydi. Y├╝z├╝n├╝n rengi de, dikkati ├žekecek derecede duru soluk pembeydi; y├╝z├╝n├╝n her yerinde bir ├Ârnek ve yo─čun olan bu renk, kaba ve girintili ├ž─▒k─▒nt─▒l─▒ y├╝z ├žizgileriyle, kar─▒┼č─▒k ka┼člar─▒na uygun d├╝┼čm├╝yordu.
Erik Grubbe rahibe yer g├Âstererek oturmas─▒n─▒ rica etti ve ot bi├žme i┼činin nas─▒l gitti─čini sordu. Konu┼čma, epeyce bir s├╝re mevsimin en ├Ânemli tarla i┼čleri ├ževresinde d├Ân├╝p dola┼čt─▒ktan sonra ge├žen y─▒l─▒n ├╝r├╝n├╝n├╝n k├Ât├╝l├╝─č├╝ne gelip tak─▒larak bir i├ž ├žekmeyle bitti.
Rahip g├Âz ucuyla Erik Grubbe'nin ├Ân├╝ndeki toprak kadehi s├╝zd├╝kten sonra ┼č├Âyle konu┼čtu:
ÔÇťZat─▒├óliniz i├žki konusunda her zaman ├Âl├ž├╝l├╝ davran─▒r ve do─čal i├žeceklerden ba┼čkas─▒n─▒ kullanmazs─▒n─▒z. Do─črusu, en sa─čl─▒kl─▒ olan─▒ da budur. Taze, hen├╝z sa─č─▒lm─▒┼č s├╝t, tanr─▒lar─▒n bize sundu─ču kutsal bir arma─čand─▒r. Evet, evet, gerek mideleri bozuk olanlar, gerekse g├Â─č├╝sleri zay─▒f olanlar i├žinÔÇŽÔÇŁ
ÔÇť├ľyle, ├Âyle. Sa─č─▒lm─▒┼č olsun, f─▒├ž─▒dan ├žekilmi┼č olsun, b├╝t├╝n Tanr─▒ arma─čanlar─▒ iyidir. ┼×imdi size ge├žende Viborg'dan getirtti─čimiz halis tatl─▒ siyah biradan ikram edece─čim. G├╝mr├╝─č├╝n m├╝hr├╝n├╝ ├ž├Âzemedim ama hem iyi hem de Alman mal─▒.ÔÇŁ
─░├žeriye topraktan bira bardaklar─▒ ve abanozdan yap─▒lm─▒┼č, g├╝m├╝┼č halkalarla s├╝sl├╝ bir g├╝─č├╝m getirildi. Arkas─▒ndan birbirlerinin onuruna i├žmeye ba┼člad─▒lar. Rahip, incelik ve co┼čkudan titreyen sesiyle: ÔÇťHeydenkamper! Halis, en iyi t├╝r├╝nden Heydenkamper!ÔÇŁ diye ba─č─▒rd─▒, durumundan ho┼čnut bir bi├žimde sandalyesine yaslan─▒rken neredeyse g├Âzleri ya┼čaracakt─▒.
Erik Grubbe g├╝l├╝mseyip ÔÇťBay Jens! Siz bu i┼čin uzman─▒s─▒n─▒zÔÇŁ diyerek bu s├Âz├╝ onaylad─▒. Rahip dalg─▒n dalg─▒n:
ÔÇťHaydi, can─▒m, ben nas─▒l bu i┼čin uzman─▒ olurum? Ger├ži bir par├ža deneyimimiz var ama biz yine de hi├žbir ┼čey bilmeyizÔÇŁ diye m─▒r─▒ldand─▒ ve sesini y├╝kselterek s├╝rd├╝rd├╝: ÔÇťBundan ba┼čka, acaba Heydenkamper biras─▒ hakk─▒nda duydu─čum baz─▒ ┼čeyler do─čru mudur diye d├╝┼č├╝n├╝yorum. Bunu bana, bir zamanlar Junkerlerden J├╝rgen'le yolculuk ederken bir bira ustas─▒ Hannover'de anlatm─▒┼čt─▒. Dedi─čine g├Âre, ├╝retim her zaman bir cuma gecesi ba┼člarm─▒┼č; ama hen├╝z kimse bir ┼čeye el s├╝rmeden, usta, fabrikan─▒n y├Ânetim kurulunun ├Ân├╝ne gider, ellerini b├╝y├╝k terazinin ├╝st├╝ne koyarak y├╝re─činde k├Ât├╝l├╝k ve kin duygular─▒ ta┼č─▒mad─▒─č─▒na dair ate┼č, kan ve su ├╝zerine ant i├žermi┼č. ├ç├╝nk├╝ b├Âyle duygular beslenmesi, biraya zarar verirmi┼č. Yine onun anlatt─▒─č─▒na g├Âre cumartesi sabah─▒ kilise ├žanlar─▒ ├žalmaya ba┼člay─▒nca, b├╝t├╝n kap─▒lar─▒, pencereleri ve ├žat─▒ deliklerini a├žar, b├Âylece ├žan seslerinin biray─▒ etkilemesini sa─člarlarm─▒┼č. Fakat en ├Ânemlisi, bira mayalanmaya b─▒rak─▒l─▒nca yap─▒lanlarm─▒┼č. O zaman usta g├Ârkemli bir ├žekmeceyle kendisi gelir, ├žekmeceden ├ž─▒kard─▒─č─▒ ve ├╝zerinde ├Âzel i┼čaretler bulunan alt─▒n y├╝z├╝k, zincir ve m├╝cevherleri biran─▒n i├žine b─▒rak─▒rm─▒┼č. B├Âylece bu gibi de─čerli m├╝cevherlerin, do─čan─▒n onlara verdi─či gizli g├╝├žleri biraya da ge├žirebilecekleri d├╝┼č├╝n├╝lebilir.ÔÇŁ
Erik Grubbe ÔÇť├ľyleÔÇŁ diye yan─▒t verdi. ÔÇťBunlar─▒ ├Â─črenmek pekiyi bir ┼čey de─čil. Ama ben kendi ad─▒ma, biraya koyduklar─▒ bu ┼čeylerden ├žok Braunschweig ┼čerbet├žiotuyla ├Âteki baharl─▒ otlar─▒n etkisine inan─▒r─▒m.ÔÇŁ
Rahip ba┼č─▒n─▒ sallayarak ÔÇťH─▒mmmÔÇŁ dedi. Bunu ileri s├╝remeyiz. Do─čada gizli kalm─▒┼č ├žok ┼čey vard─▒r. Canl─▒ ya da cans─▒z her ┼čey kendi tans─▒─č─▒n─▒ i├žinde saklar. Bunu aramak i├žin sab─▒r, bulmak i├žinde g├Âz├╝ a├ž─▒k olmak gerekir. Ah, eskiden, Y├╝ce Tanr─▒'n─▒n elini d├╝nyadan ├žekmesinin ├╝zerinden hen├╝z ├žok zaman ge├žmedi─či g├╝nlerde her ┼čey Tanr─▒ g├╝c├╝yle ├Âyle doluydu ki, ├Âl├╝ml├╝ ├Âl├╝ms├╝z b├╝t├╝n iyilikler ve ┼čifa ondan gelirdi. Ancak g├╝n├╝m├╝z├╝n d├╝nyas─▒ art─▒k ne g├╝zel, ne de yeni ve bir├žok g├╝nahla da kutsall─▒─č─▒ndan s─▒yr─▒lm─▒┼č durumda. Bu gibi g├╝├žler bug├╝n ancak s─▒rad─▒┼č─▒ nedenlerle ve yaln─▒zca belirli yer ve zamanlarda, baz─▒ ├Âzel g├Âksel belirtiler g├Âr├╝n├╝nce ortaya ├ž─▒k─▒yor. Bunu ge├ženlerde, geceleyin g├Âk kubbenin yar─▒s─▒nda korkun├ž alev par─▒lt─▒lar─▒ g├Âr├╝ld├╝─č├╝ zaman, demirciye de s├Âylemi┼čtimÔÇŽ Bundan ba┼čka, galiba tam ben gelirken ├Ân├╝mden atl─▒ bir haberci ge├žip buraya gelmi┼čti, ├Âyle de─čil mi?ÔÇť
ÔÇťEvet, ├Âyle oldu Bay Jens.ÔÇŁ
ÔÇťUmar─▒m, iyi haber getirmi┼čtir?ÔÇŁ
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   ...    36   »   


´╗┐