´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Marie Grubbe - I : 26


MARIE GRUBBE - I

JENS PETER JACOBSEN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 94


Rengi o kadar soluk, o kadar endi┼čeli g├Âr├╝n├╝yordu kiÔÇŽ ─░┼čte g├╝l├╝ms├╝yordu, ama tam ne┼čeyle de─čil. Di┼čleri ├Âyle beyaz, a─čz─▒ ├Âyle g├╝zel, ├Âyle k├╝├ž├╝k ve inceydi!
Onu ne kadar seyrederse o kadar g├╝zel buluyordu. Bu zamana kadar onu daha uzun boylu, genellikle daha ba┼čka t├╝rl├╝ tasarlad─▒─č─▒ i├žin kendi kendine ┼ča┼č─▒yordu. Korkusunu b├╝t├╝n├╝yle unuttu, ┼čimdi yaln─▒zca onun ├╝n├╝n├╝, hakk─▒nda duydu─ču b├╝t├╝n o ├Âvg├╝leri d├╝┼č├╝n├╝yordu. Bu bi├žimde uzun s├╝re ona bakt─▒, komuta etti─či birliklerin ba┼č─▒nda, halk─▒n co┼čkunlu─ču i├žinde onu ileriye do─čru at─▒l─▒rken tasarl─▒yor, her ┼čey onun ├Ân├╝nde geriliyor, bir geminin geni┼č omurgalar─▒na k├Âp├╝rerek ├žarpan dalgalar nas─▒l iki yana yar─▒l─▒p at─▒l─▒rsa, her ┼čey onun ├Ân├╝nde ├Âylece yanlara do─čru f─▒rlat─▒l─▒p at─▒l─▒yordu. A─č─▒r toplar g├╝mb├╝rd├╝yor, yal─▒n k─▒l─▒├žlar par─▒ld─▒yor, f─▒rt─▒nalarla kararm─▒┼č dumanlar i├žinden kur┼čunlar v─▒z─▒ld─▒yorduÔÇŽ Ama o, cesur ve dimdik, ileriye do─čru at─▒lmakta ve utku, okudu─ču tarih kitaplar─▒nda yaz─▒ld─▒─č─▒ gibi, at─▒n─▒n ├╝zengi kay─▒┼člar─▒na s├╝r├╝nmekteydi.
Onu co┼čkunluk ve hayranl─▒k dolu g├Âzlerinin ─▒┼č─▒klar─▒yla sar─▒yordu. Ulrik Christian birden d├Ând├╝; bu bak─▒┼č─▒ yakalam─▒┼čt─▒. Ba┼č─▒n─▒ yana do─čru ├ževirerek ├Ân├╝ne bak─▒yor ve sevin├žli bir g├╝l├╝msemeyi tutmaya ├žal─▒┼č─▒yordu. Sonra aya─ča kalkt─▒, Marie Grubbe'nin orada oldu─čunu hen├╝z ┼čimdi fark ediyormu┼č gibi yapt─▒.
Bayan Rigitze, Marie'nin erkek karde┼činin k├╝├ž├╝k k─▒z─▒ oldu─čunu s├Âyleyince Marie bunu te┼čekk├╝rle kar┼č─▒lad─▒.
Ulrik Christian, kendisine b├Âyle bakabilen g├Âzlerin bir ├žocu─čun oldu─čunu fark edince ┼ča┼č─▒rm─▒┼č, hatta bundan biraz da g├╝cenmi┼čti.
Marie ile biraz dokunakl─▒ bir bi├žimde ÔÇťMa ch├ĘreÔÇŁ diye konu┼čtu ve e─čilerek elindeki i┼če bakt─▒. ÔÇťSiz b├Âyle sessiz, gizli ├žal─▒┼čmakta bu zamana kadar g├Ârd├╝klerimin en ustas─▒s─▒n─▒z. Ama ne kadar zamand─▒r oya i┼člerinizden s├Âz edildi─čini hi├ž duymad─▒k.ÔÇŁ
Marie ne demek istedi─čini ├žok iyi anlam─▒┼čt─▒. ÔÇťAhÔÇŁ dedi ve b├╝y├╝k oyal─▒ yast─▒─č─▒n─▒ pencerenin ├Ân├╝ne koyarak, ÔÇťSay─▒n generali g├Ârd├╝─č├╝m zaman s├╝sl├╝ kad─▒n ba┼čl─▒klar─▒ yerine sarg─▒ haz─▒rlayacak g├╝nlerde oldu─čumuzu an─▒msam─▒┼čt─▒m.ÔÇŁ
Ulrik Christian:
ÔÇťAma bana ├Âyle geliyor ki bu ba┼čl─▒klar sava┼č zamanlar─▒nda da, her zamanki gibi kad─▒nlar─▒ g├╝zelle┼čtirirÔÇŁ dedi ve Marie'ye bakt─▒.
ÔÇťEvet ama ┼čimdi bunu kim d├╝┼č├╝n├╝yor?ÔÇŁ
Ulrik Christian, Marie'nin g├Âsterdi─či ciddilikle b├╝y├╝lenmeye ba┼člam─▒┼čt─▒. ÔÇťBir├žoklar─▒ÔÇŁ, dedi, ÔÇť├Ârne─čin ben.ÔÇŁ
Marie yine ciddi bir bi├žimde onun y├╝z├╝ne bakarak ÔÇťAnl─▒yorumÔÇŁ dedi, ÔÇťKonu┼čtu─čunuz kimsenin bir ├žocuk oldu─čunu s├Âylemek istiyorsunuz.ÔÇŁ Ve ├Ân├╝nde sayg─▒yla e─čilerek i┼čini ald─▒, ├ž─▒kmak istiyordu.
ÔÇťBiraz durmaz m─▒s─▒n─▒z, k├╝├ž├╝k han─▒m?ÔÇŁ
ÔÇťAh, hay─▒r, sizi daha fazla rahats─▒z etmeyece─čim.ÔÇŁ
ÔÇťBak─▒n heleÔÇŁ diyerek sert bir hareket yapt─▒ ve Marie'yi bile─činden yakalayarak oya i┼čledi─či masan─▒n ├╝st├╝ne, kendine do─čru ├žektiÔÇť
ÔÇťTanr─▒m!ÔÇŁ dedi, ÔÇťSiz ne de g├╝├ž bir insanm─▒┼č─▒n─▒z!ÔÇŁ Ve f─▒s─▒ldar gibi ekledi ÔÇťAma deminki bak─▒┼č─▒n─▒zla bana ├Âyle g├╝zel bir an ya┼čatt─▒n─▒z ki, ┼čimdi ├Âyle ├žabucak, k├╝├ž├╝k bir ho┼č├ža kal─▒n s├Âz├╝yle yetinmeme olanak yok, bunu istemem de! Haydi ├Âp├╝n beni, bakal─▒m.ÔÇŁ
Marie, g├Âzleri ya┼čla dolu, titreyen dudaklar─▒n─▒ dudaklar─▒na bast─▒rd─▒. Sonra kendisini serbest bulunca y├╝z├╝n├╝ iki elleri aras─▒na saklayarak masan─▒n yan─▒na ├ž├Âkt├╝.
B├╝t├╝n├╝yle alt├╝st olmu┼čtu. Gerek o g├╝n, gerekse onu izleyen g├╝nlerde derinden bir duygu, ona art─▒k ├Âzg├╝r olmad─▒─č─▒n─▒, ba─č─▒ms─▒zl─▒─č─▒n─▒ yitirdi─čini s├Âyl├╝yordu. Sanki biri ba┼č─▒na aya─č─▒yla vurmu┼č, onu topra─ča yuvarlam─▒┼čt─▒; art─▒k aya─ča kalkam─▒yordu. Ama bu ac─▒ bir duygu da de─čildi, i├žinden ba┼čkald─▒rmak gelmiyor, ├Â├ž alma iste─či duymuyordu. Ruhu g├Ârkemli bir erince kavu┼čmu┼č, renk renk d├╝┼člerin u├žu┼člu kalabal─▒klar─▒ndan kurtulmu┼č, i├žindeki ├Âzlemler de susmu┼čtu. Ulrik Christian'a kar┼č─▒ belirli hi├žbir duygu beslemiyordu. Yaln─▒zca bildi─či bir ┼čey vard─▒: E─čer o kendisine ÔÇťGelÔÇŁ derse gelecek, ÔÇťGitÔÇŁ derse duraksamadan ondan uzakla┼čacakt─▒. Bunun ni├žin b├Âyle oldu─čunu anlayam─▒yordu. Ama bu b├Âyleydi ve hi├žbir zaman ba┼čka t├╝rl├╝ olmas─▒na da olanak yoktu.
«   01   ...    16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   »   


´╗┐