´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Marie Grubbe - I : 34


MARIE GRUBBE - I

JENS PETER JACOBSEN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 94


Onunla gizlice, bir h─▒rs─▒z gibi bulu┼čuyor ama bu ├žirkin davran─▒┼č bi├žimi gururunu yaral─▒yordu. Ona en ac─▒ gelen de buydu; ├ž├╝nk├╝ debdebe ve g├Ârkem i├žinde g├Âr├╝nmeye al─▒┼čm─▒┼č, b├╝t├╝n giri┼čimlerini hep prenslere lay─▒k bir bi├žimde yapm─▒┼čt─▒. Bu bi├žimse bamba┼čka bir ┼čeydi. B├Âylece g├╝nler, haftalar ├Âl├╝ do─čmu┼č planlar ve hi├žbir sonu├ž vermeyen d├╝┼č├╝ncelerle ge├žti. Karars─▒zl─▒─č─▒ndan dolay─▒ kendine kar┼č─▒ nefret duyuyor, kendi kendinin g├Âz├╝nden d├╝┼čmeye ba┼čl─▒yordu. Sonra i├žindeki o ku┼čku; sevgilisinin a┼čk─▒n─▒ ├Âld├╝ren, bu sonu gelmeyen duraksamas─▒ de─čil miydi? Yoksa kendisini hi├ž mi sevmemi┼čti? Herkes onun ak─▒ll─▒ bir k─▒z oldu─čunu s├Âyl├╝yordu. Evet, hi├ž ku┼čkusuz ak─▒ll─▒ bir k─▒zd─▒; ancak ger├žekten s├Âylendi─či kadar ak─▒ll─▒ m─▒yd─▒? Ah hay─▒r, e─čer o kendisini sevmiyorsa, bu a┼čk anlams─▒z bir ┼čeydi; ancak seviyordu, kesin seviyorduÔÇŽ
Christofer Urnelerin bah├žesinin arkas─▒nda ancak bir insan─▒n zorla ge├žebilece─či k├╝├ž├╝k, dar bir sokak uzan─▒rd─▒. Ulrik Frederik ni┼čanl─▒s─▒n─▒ ziyaret etmek istedi─či zaman bu sokaktan ge├žmek zorundayd─▒. Caddeden gelip aradaki tahta perdeye t─▒rmand─▒─č─▒n─▒ kimse g├Ârmesin diye Kurzbold'u da birlikte getirir, kendisi i├žerdeyken, ona da soka─č─▒n ba┼č─▒nda n├Âbet tuttururdu.
Il─▒k, ay ─▒┼č─▒kl─▒ bir yaz gecesi, vakit yatma zaman─▒ndan ├╝├ž d├Ârt saat kadar sonrayd─▒. Daniel, paltosuna sar─▒nm─▒┼č biti┼čik avludan soka─ča at─▒lm─▒┼č, domuz yemli─či olarak kullan─▒lan k─▒r─▒k bir gerdelin ├╝st├╝ne oturmu┼čtu. Biraz sarho┼čtu, ne┼česi yerindeydi; kendi kendine tatl─▒ d├╝┼čler kurup duruyordu. Ulrik Frederik biraz ├Ânce tahta perdeden bah├žeye atlam─▒┼čt─▒. M├╝rverlerin keskin kokusu duyuluyor, ├žimenler ├╝st├╝nde beyazlat─▒lmak i├žin serilmi┼č beyaz ├žama┼č─▒rlar duruyordu. Ba┼č─▒n─▒n ├╝st├╝ndeki ak├ža a─ča├žlarla yan─▒nda oturdu─ču g├╝l fidanlar─▒n─▒n dallar─▒ aras─▒ndan hafif hafif h─▒┼č─▒lt─▒lar geliyordu. G├╝ller k─▒pk─▒rm─▒z─▒, bol bol a├žm─▒┼člard─▒; ama yo─čun ay ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n alt─▒nda hepsi hemen hemen beyaz g├Âr├╝n├╝yorlard─▒. Eve do─čru y├╝r├╝d├╝, yap─▒n─▒n duvarlar─▒ ├ži─č beyaz, pencere camlar─▒ sar─▒ms─▒ bir ─▒┼č─▒kla par─▒ld─▒yordu. Her ┼čey ne kadar dingin, p─▒r─▒l p─▒r─▒l ve sessizdi!
┼×imdi bir a─čustos b├Âce─či titrek, c─▒rlak bir sesle ├Âtmeye ba┼člam─▒┼čt─▒. Yaban g├╝llerinin keskin mavimsi g├Âlgeleri, beyaz duvarlar ├╝st├╝ne resmedilmi┼č gibiydi, ├žama┼č─▒rl─▒ktan hafif bir bu─ču y├╝kseliyordu. Kap─▒n─▒n s├╝rmesini ├žekti ve karanl─▒─ča dald─▒.
Elleriyle tutunup dikkatle eski merdivenlerden ge├žerek i├žeriye girdi. Y├╝z├╝ne zeminin a─č─▒r, keskin kokusu vuruyor, ├ž├╝r├╝m├╝┼č d├Â┼čeme tahtalar─▒ ayaklar─▒n─▒n alt─▒nda esniyor, ├žat─▒rd─▒yordu. K├╝├ž├╝k bir ├žat─▒ penceresinden i├žeriye ay ─▒┼č─▒─č─▒ vurmu┼č, bir bu─čday y─▒─č─▒n─▒n─▒n parlak y├╝zeyinin ├╝st├╝ne pencerenin d├Ârt k├Â┼če ├žizgilerini i┼člemi┼čti. Y─▒─č─▒nlar─▒n ├╝zerinden y├╝r├╝d├╝k├že arkas─▒ndan ─▒┼č─▒k par─▒lt─▒lar─▒ i├žinde bir toz bulutu dalgalanarak kalk─▒yordu. ├çat─▒daki odan─▒n kap─▒s─▒n─▒n ├Ân├╝ne varm─▒┼čt─▒; kap─▒ i├žerden a├ž─▒ld─▒ ve hafif, k─▒rm─▒z─▒ms─▒ bir ─▒┼č─▒k, bir an i├žin bu─čday y─▒─č─▒nlar─▒yla e─čri duran pas sar─▒s─▒ bacay─▒ ve ├žat─▒ kiri┼člerini ayd─▒nlatt─▒, sonra hepsi yeniden karanl─▒kta kayboldu. Ulrik Frederik evin giysi odas─▒nda Sofie ile kar┼č─▒ kar┼č─▒yayd─▒.
Buras─▒ al├žak tavanl─▒, ├žama┼č─▒r dolaplar─▒yla dolu k├╝├ž├╝k bir aral─▒ktan ibaretti. Tavan kiri┼člerine i├ži ku┼č t├╝yleriyle dolu keten torbalar as─▒lm─▒┼čt─▒; k├Â┼čelerde eski ├Ârekeler duruyor, duvarlardan so─čan hevenkleri, g├╝m├╝┼č kakmal─▒ ko┼čum tak─▒mlar─▒ sark─▒yordu. Kar┼č─▒da b├╝y├╝k kalaslarla kapal─▒ pencerelerin alt─▒ndaki ├žinko kapl─▒ bir sand─▒─č─▒n ├╝st├╝nde k├╝├ž├╝k bir fener duruyordu. Sofie, biraz daha iyi ─▒┼č─▒k versin diye fenerin ba─čadan kapa─č─▒n─▒ a├žt─▒. Sa├žlar─▒ da─č─▒n─▒kt─▒, kaba y├╝n kuma┼čtan yap─▒lm─▒┼č giysisinin ├╝st├╝ne giydi─či k├╝rkl├╝ ├žuha ceketinin omuzlar─▒ndan sa├žlar─▒ a┼ča─č─▒ sark─▒yordu. Y├╝z├╝ solgundu, ac─▒dan bi├žimini kaybetmi┼čti. Buna kar┼č─▒n g├╝l├╝ms├╝yor, durmadan konu┼čuyordu. Al├žak bir iskemlenin ├╝st├╝ne oturmu┼č, ellerini dizine ba─člam─▒┼č, ba┼č─▒n─▒ da Ulrik Frederik'e do─čru kald─▒rarak ne┼čeli ne┼čeli bir ┼čeyler anlat─▒yordu. O ise ayakta duruyor, hi├žbir ┼čey s├Âylemiyordu. Sofie onu ne┼česiz g├Ârd├╝─č├╝ i├žin ├╝z├╝lm├╝┼č, korkusundan konu┼čuyordu.
ÔÇťHaydi bakal─▒m, dilsiz, inat├ž─▒ soylu beyÔÇŁ diyordu, ÔÇťBir s├Âzc├╝k s├Âylemiyorsun! Birbirimizi g├Ârmeden ge├žen y├╝z saat i├žinde bana f─▒s─▒ldayacak y├╝z ┼čey akl─▒na gelmedi mi? Ah, ├Âyleyse benim gibi ├Âzlem ├žekmemi┼čsin!ÔÇŁ Fenerdeki mumu temizledi, yanan korlu ucunu yere att─▒. Ulrik Frederik istemd─▒┼č─▒ bir davran─▒┼čla ona do─čru yakla┼čarak yere d├╝┼čen k─▒v─▒lc─▒m─▒ aya─č─▒yla ezip s├Ând├╝rd├╝.
Sofie, ÔÇťPek├ól├óÔÇŁ, diye s├╝rd├╝rd├╝, ÔÇťGel otur ┼čuraya, ama ├Ânce diz ├ž├Âk├╝p i├žini ├žekerek sana kar┼č─▒ iyi davranmam i├žin ricada bulunman gerek. ├ç├╝nk├╝ ├╝├ž gecedir burada, uykusuz, seni bekliyorum. D├╝n, ├Ânceki g├╝n burada g├Âzlerim karar─▒ncaya kadar bo┼čuna oturdum; ├Âzlemle seni bekledim.ÔÇŁ Elini tehditle kald─▒rarak: ÔÇťDiz ├ž├Âkeceksiniz, sadakatsiz soylu bey ve bana ya┼čam─▒n─▒z i├žin yalvar─▒r gibi, yalvaracaks─▒n─▒z!ÔÇŁ
«   01   ...    24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   »   


´╗┐