´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Marie Grubbe - II : 18


MARIE GRUBBE - II

JENS PETER JACOBSEN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 95


Bu yeni modaya g├Âre yap─▒lm─▒┼č uzun bir ceket, kollar─▒ k├╝rkl├╝, uzun arkal─▒ bir setre idi ve bi├žimini son derece de─či┼čtiriyor, tan─▒nmayacak duruma sokuyordu.
Ulrik Frederik ÔÇťMarie! Sevgilim!ÔÇŁ diye ba─č─▒rarak onu kendine do─čru ├Âyle ├žekti ki, bile─či s─▒zlad─▒, ac─▒dan inledi. Ancak Ulrik Frederik hayli sarho┼č oldu─čundan bunun fark─▒na varamam─▒┼čt─▒. ├ç├╝nk├╝ o gece hava so─čuktu. Son u─črad─▒klar─▒ meyhanede de epeyce bir mola vermi┼člerdi.
Marie'nin direnmesi fazla yarar sa─člamam─▒┼čt─▒. Ulrik Frederik onu yakalam─▒┼č, deli gibi ┼čiddetle ├Âp├╝yor, ok┼čuyordu. Ancak sonunda yine kendini kurtard─▒, yanaklar─▒ k─▒pk─▒rm─▒z─▒, soluk solu─ča biti┼čik odaya ka├žt─▒. Ama sonra bu yapt─▒─č─▒n─▒n d─▒┼čardan yeni d├Ânm├╝┼č olan kocas─▒na kar┼č─▒ bir tuhaf olaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nerek geri d├Ând├╝.
Ulrik Frederik eski yerinde duruyordu. Zihni karmakar─▒┼č─▒kt─▒. Bir yandan dumanlanm─▒┼č olan d├╝┼č├╝nceleriyle olup biteni anlamaya, ├Âte yandan paltosunun yakas─▒n─▒ ├ž├Âzmeye ├žal─▒┼č─▒yordu. Ama d├╝┼č├╝nceleri de, elleri de ayn─▒ derecede peri┼čand─▒. Marie geri d├Ân├╝p arkas─▒ndan paltosunu al─▒nca biraz ├Ânce olup bitenin bir ┼čaka olabilece─čini d├╝┼č├╝nd├╝, kahkahayla g├╝lmeye ba┼člad─▒. Ellerini kal├žalar─▒na vuruyor, kat─▒la kat─▒la e─čilip b├╝z├╝l├╝yor, maskaral─▒klar yaparak Marie'ye g├Âzda─č─▒ veriyor, ne┼čeli ne┼čeli g├╝lerek ona s├Âz├╝m ona ┼čakal─▒ s├Âzler bulup s├Âylemeye ├žal─▒┼č─▒yordu. Birka├ž s├Âz buldu da; ama bir t├╝rl├╝ becerip s├Âyleyemedi. Sonunda iyice kendini koyuverdi ve kat─▒la kat─▒la g├╝lerek bir sandalyenin ├╝st├╝ne y─▒─č─▒ld─▒. Bu kadar g├╝lmekten soluk solu─ča kalm─▒┼č, t─▒kanacak duruma gelmi┼čti. Y├╝z├╝nde ba┼čtan ba┼ča geni┼č, mutlu bir g├╝l├╝mseme vard─▒.
Bu g├╝l├╝mseme yava┼č yava┼č yerini yorgun bir ciddili─če b─▒rakt─▒; sonra aya─ča kalkt─▒, odan─▒n i├žinde sessiz, ne┼česiz, b├╝y├╝klenen bir tav─▒rla bir a┼ča─č─▒ bir yukar─▒ dola┼čmaya ba┼člad─▒. Sonunda ┼č├Âmineye do─čru giderek Marie'nin kar┼č─▒s─▒na oturdu; bir elini yana b─▒rakm─▒┼č, ├Âteki elini ┼č├Âminenin yan─▒na dayam─▒┼čt─▒. Sarho┼čluktan durmadan sallan─▒yor, Marie'yi yukardan a┼ča─č─▒ s├╝z├╝yordu.
Birbirini tutmayan s├Âzlerle, uzun bir sarho┼čluk s├Âylevi vermeye ba┼člad─▒. Kendi y├╝celi─činden, yabanc─▒ ├╝lkelerde g├Ârd├╝─č├╝ sayg─▒dan, Marie'nin s─▒radan bir soylu k─▒z─▒ oldu─ču halde kendisiyle evlenmi┼č oldu─ču i├žin kavu┼čtu─ču b├╝y├╝k mutluluktan s├Âz ediyordu. E─čer o istemi┼č olsayd─▒, soydan bir prensesle de evlenebilirdi. Sonra hi├ž neden yokken ve herhangi bir giri┼č yapmaya da gerek g├Ârmeden evinin efendisi olmak istedi─čini bildirdi. Marie'ye g├Âzda─č─▒ veriyor, en k├╝├ž├╝k ┼čeylerde bile kendisine ba┼č e─čmesini, s├Âzlerine hi├žbir kar┼č─▒l─▒k istemedi─čini, hi├žbir ┼čeye g─▒k diyemeyece─čini s├Âyl├╝yordu. Onu kendisi bu d├╝zeye y├╝kseltmi┼čti; ancak buna kar┼č─▒n Marie, onun i├žin yine de bir k├Âleden ba┼čka bir ┼čey de─čildi; onun sevimli k├Âleci─čiydi. Bunlar─▒ s├Âyledikten sonra bir u┼čak gibi tatl─▒la┼čt─▒. A─čl─▒yor, diller d├Âk├╝yor, bir sarho┼č inat├ž─▒l─▒─č─▒, s├Âz anlamaz, ka├ž─▒n─▒lmaz tav─▒rlarla Marie'ye sald─▒r─▒yor, kaba a┼čk s├Âzleriyle onu kabaca ok┼čuyordu.
Ertesi g├╝n├╝n sabah─▒ Marie, Ulrik Frederik'ten ├žok daha ├Ânce uyand─▒.
Yan─▒nda uyuyan kocas─▒n─▒ adeta nefretle s├╝zd├╝. D├╝n ak┼čamki kaba kavu┼čma sahnesi y├╝z├╝nden bile─či ┼či┼čmi┼čti ve ├žok ac─▒yordu.
Oysa o, g├╝├žl├╝ kollar─▒n─▒ k─▒ll─▒, kal─▒n ensesinin alt─▒na sokmu┼č, kay─▒ts─▒z, inat├ž─▒ bir halde yat─▒yordu. Marie'nin ├╝zerinde b─▒rakt─▒─č─▒ etki buydu. Geni┼č g├Â─čs├╝ inip kalk─▒yor, k─▒rm─▒z─▒, ─▒slak dudaklar─▒nda tok ve aptalca bir g├╝l├╝mseme parl─▒yordu.
Marie onu seyrederken ├Âfkeden sapsar─▒ kesildi, utan├žtan y├╝z├╝ k─▒zard─▒. Uzun bir ayr─▒l─▒ktan sonra hemen hemen yabanc─▒ bir insan durumuna gelmi┼č olan Ulrik Frederik, ┼čimdi bir kap─▒y─▒ yumruklar gibi ona sald─▒rarak a┼čk─▒n─▒ bir hak diye kendisinden istemi┼čti. Bir yolculuktan eve d├Ânen biri, e┼čyas─▒n─▒ daha ├Ânce b─▒rakm─▒┼č oldu─ču yerde bulaca─č─▒ndan ne kadar eminse, o da ayn─▒ k├╝stah├ža g├╝venle onun sevgisinden, ruh ba─čl─▒l─▒─č─▒ndan emindi. Marie'nin titreyen dudaklar─▒yla yak─▒nan iniltilerini ta uzaklara, ona kadar yollad─▒─č─▒ndan emindi. B├╝t├╝n isteklerindeki birinci amac─▒n─▒n kendi kaba kucaklamalar─▒ndan ibaret oldu─čundan emindi.
Ulrik Frederik kalkt─▒─č─▒ zaman onu mavi odada bir ┼čezlongun ├╝zerinde yar─▒ oturmu┼č yar─▒ uzanm─▒┼č bir durumda buldu. Rengi solgun, y├╝z├╝ yorgun, g├Âzleri kapal─▒yd─▒. Yaral─▒ elini oyal─▒ bir mendile sarm─▒┼č, kuca─č─▒na gizlemi┼čti. Ulrik Frederik bu eli tutmak istedi; ancak Marie yava┼č├ža sol elini uzatt─▒ ve ba┼č─▒n─▒ ac─▒l─▒ bir g├╝l├╝msemeyle arkaya do─čru e─čdi. Ulrik Frederik kendine uzat─▒lan eli g├╝l├╝mseyerek ├Âpt├╝, d├╝n ak┼čamki durumu ├╝zerine birka├ž alayl─▒ s├Âz s├Âyledi. ─░spanyollar i├žmekten anlamad─▒klar─▒ i├žin orada bulundu─ču b├╝t├╝n o zaman boyunca bir kez bile diledi─či gibi sarho┼č olamad─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyerek ├Âz├╝r diledi ve d├╝┼č├╝ncesini a├ž─▒k├ža s├Âylemek gerekirse, buradaki Johann Lehns ya da Bryhans Meyhanesi'ndeki hileli Alicante veya Malaga ┼čaraplar─▒n─▒ oradaki ┼čeytan alas─▒ tatl─▒, halis i├žkilere ye─čledi─čini s├Âzlerine ekledi.
«   01   ...    08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   ...    39   »   


´╗┐