´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Marie Grubbe - II : 19


MARIE GRUBBE - II

JENS PETER JACOBSEN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 95


Marie susuyordu.
Kahvalt─▒ sofras─▒ haz─▒rlanm─▒┼čt─▒. Ulrik Frederik yemek isteyip istemedi─čini sordu.
Marie bir ┼čey yiyecek durumda de─čildi; kahvalt─▒y─▒ yaln─▒z yapmak zorunda kalaca─č─▒ i├žin kendisini ba─č─▒┼člamas─▒n─▒ rica etti. Hi├ž i┼čtah─▒ yoktu, eli de ├žok ac─▒yordu. D├╝n ak┼čam elini ├žok zedelemi┼čti.
Ulrik Frederik ne kadar su├žlu oldu─čunu anl─▒yordu. Yaral─▒ eli kesinlikle g├Ârmek ve ├Âpmek i├žin ├╝steledi. Ama Marie elini h─▒zla giysisinin k─▒vr─▒mlar─▒n─▒n aras─▒na saklad─▒ ve onu, Ulrik Frederik'in deyi┼čiyle, korunmas─▒z yavrusunu koruyan di┼či bir kaplan─▒n bak─▒┼člar─▒yla s├╝zmeye ba┼člad─▒.
Ulrik Frederik bir hayli yalvard─▒ysa da yarar─▒ olmad─▒. Sonra g├╝lerek sofraya oturdu ve Marie'nin hi├ž ho┼čuna gitmeyen b├╝y├╝k bir i┼čtahla kahvalt─▒s─▒n─▒ yemeye ba┼člad─▒. Bununla birlikte yerinde oturam─▒yor, her dakika pencereye ko┼čuyor, d─▒┼čar─▒ya bak─▒yordu. ├ç├╝nk├╝ do─čdu─ču kentteki bu cadde ├╝st├╝nde her olay ona son derece yeni ve garip geliyordu. Bu gidip gelmeler s─▒ras─▒nda masan─▒n ├╝st├╝nde olanlar─▒n, yar─▒s─▒n─▒ odan─▒n ├Âtesine berisine ta┼č─▒m─▒┼čt─▒. Bira barda─č─▒ pencerelerden birinin ├Ân├╝nde, ekmek b─▒├ža─č─▒ ba┼čka bir pencerede, pe├žetesi alt─▒n yald─▒zl─▒ konsoldaki vazonun ├╝zerinde, gevreklerinden biri de k├Â┼čedeki k├╝├ž├╝k masada duruyordu.
Sonunda kahvalt─▒s─▒n─▒ bitirerek pencerenin ├Ân├╝ne oturdu; d─▒┼čar─▒ bakarak uzun s├╝re Marie ile ├žene ├žald─▒. Marie ise kar┼č─▒s─▒ndaki ┼čezlongdan s├Âylediklerine ya hi├ž ya da pek seyrek yan─▒t veriyordu.
Sonra Marie yerinden kalkt─▒, Ulrik Frederik'in ├Ân├╝nde oturdu─ču pencereye do─čru y├╝r├╝d├╝. ─░├žini ├žekiyor ve ├╝zg├╝n ├╝zg├╝n d─▒┼čar─▒ bak─▒yordu.
Ulrik Frederik yak─▒nan, ac─▒l─▒ bir sesle: ÔÇťYaral─▒ elinin ├╝st├╝ne ├╝fleyeyim mi?ÔÇŁ diye sordu.
Marie tek bir s├Âz bile s├Âylemeden elini saran oyal─▒ mendili ├žekip att─▒ ve k─▒m─▒lt─▒s─▒z bak─▒┼člarla d─▒┼čar─▒y─▒ seyretmeyi s├╝rd├╝rd├╝.
Ulrik Frederik: ÔÇťZavall─▒ elcik, so─čuk alacakÔÇŁ dedi ve bir an Marie'nin y├╝z├╝ne bakt─▒.
Marie g├Âr├╝n├╝┼čte hi├žbir ┼čey d├╝┼č├╝nm├╝yormu┼č gibi yaral─▒ elini pencerenin k─▒y─▒s─▒na dayam─▒┼č, parmaklar─▒n─▒ bir klavikordun tu┼člar─▒nda gezdirir gibi ileri geri oynat─▒yor, g├╝ne┼čten g├Âlge, sonra yeniden g├Âlgeden g├╝ne┼če uzat─▒p ├žekiyordu.
Ulrik Frederik ho┼čnut bir g├╝l├╝msemeyle bu solgun, g├╝zel eli seyrediyordu. Sanki pencere k─▒y─▒s─▒nda ne┼čeyle oynayan uysal bir kedi yavrusuydu. Bazen s─▒├žramak ister gibi toparlan─▒yor, kendi ├ževresinde d├Ân├╝yor, ara s─▒ra kamburunu ├ž─▒kar─▒yor, ekmek b─▒├ža─č─▒na do─čru at─▒l─▒yor, b─▒├ža─č─▒ oraya buraya yuvarl─▒yor, sonra yeniden geriye ├žekilerek b├╝z├╝l├╝yor, pencerenin ├Ân├╝nde karn─▒ ├╝st├╝ne yat─▒yor, s├╝r├╝nerek yava┼č yava┼č yeniden b─▒├ža─ča do─čru gidiyor, yumu┼čak pen├žesiyle onu sap─▒ndan yakal─▒yor, a─čz─▒n─▒ yukar─▒ya kald─▒r─▒yor ve b─▒├žak g├╝ne┼čte p─▒r─▒l p─▒r─▒l parl─▒yor. Sonra da b─▒├žakla birlikte yerinden s─▒├žr─▒yorÔÇŽ
Bu b─▒├žak ayn─▒ anda Ulrik Frederik'in g├Â─čs├╝ ├╝st├╝nde yukardan a┼ča─č─▒ ┼čim┼ček gibi ─▒┼č─▒ldad─▒. Fakat Ulrik, kendini eliyle korudu─ču i├žin yaln─▒zca oyal─▒ uzun kollu─čunu kesti ve bir vuru┼čla b─▒├ža─č─▒ yana att─▒; duydu─ču deh┼četten ba─č─▒rarak yerinden f─▒rlam─▒┼č, o s─▒rada sandalye de arkaya do─čru u├žmu┼čtu. Ve b├╝t├╝n bunlar─▒n hepsi ani bir devinimle ve tek saniye i├žinde olup bitmi┼čti.
Marie bir ├Âl├╝ gibi sapsar─▒yd─▒. Ellerini g├Â─čs├╝ ├╝st├╝ne bast─▒rm─▒┼č, bak─▒┼č─▒ yaban─▒l ve deh┼čet i├žinde, Ulrik Frederik'in oturmu┼č oldu─ču noktaya bak─▒yordu. Sonra g├Âz kapaklar─▒ d├╝┼čt├╝, dudaklar─▒ h─▒r├ž─▒n, ├Âl├╝ bir kahkahayla k─▒s─▒ld─▒ ve sessiz, g├Âr├╝nmez eller taraf─▒ndan ├žekiliyormu┼č gibi a─č─▒r a─č─▒r yere y─▒─č─▒ld─▒.
Az ├Ânce b─▒├žakla oynarken birdenbire Ulrik Frederik'in dantelli g├Âmle─činin a├ž─▒k, g├Â─čs├╝n├╝n ├ž─▒plak oldu─čunu fark etmi┼č, ayn─▒ anda elinde so─čuk bir par─▒lt─▒yla parlayan b─▒├ža─č─▒ bu beyaz g├Â─čse saplamak i├žin, i├žinde delice bir istek duymu┼č, ├Âyle de yapm─▒┼čt─▒. Fakat amac─▒ Ulrik Frederik'i ├Âld├╝rmek ya da yaln─▒zca yaralamak de─čildi. Belki b─▒├ža─č─▒n so─čuk ve g├Â─čs├╝n s─▒cak olu┼ču ya da olas─▒l─▒kla, elinin yaral─▒ ve zay─▒f, g├Â─č├╝n g├╝├žl├╝ ve sa─člam olu┼ču buna neden olmu┼čtu. Ama as─▒l neden, ba┼čka t├╝rl├╝ davranmas─▒na olanak olmamas─▒, istencinin bilincine ya da bilincinin istencine egemen olamamas─▒yd─▒.
Ulrik Frederik, rengi u├žmu┼č, ayakta duruyor, avu├žlar─▒yla kahvalt─▒ masas─▒na dayanm─▒┼č titriyordu. Titremesinden masa sars─▒lmakta, ├╝st├╝ndeki tak─▒mlar birbirine ├žarpmaktayd─▒. Ba┼čka zamanlarda korku bilmez, cesareti k─▒r─▒lmazd─▒. Ama bu olay o kadar beklenmedik, o derece delice ve anla┼č─▒lmaz bir ┼čeydi ki, ┼čimdi kar┼č─▒s─▒nda pencerenin ├Ân├╝nde cans─▒z, devinimsiz yatan bu v├╝cudu bir hayalet g├Âren insanlar─▒n duydu─ču deh┼četle d├╝┼č├╝n├╝yordu.
«   01   ...    09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   ...    39   »   


´╗┐