´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Marie Grubbe - II : 28


MARIE GRUBBE - II

JENS PETER JACOBSEN

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 95


Ba┼čkalar─▒, ya┼čam─▒n b├╝t├╝n sevin├ž ve zevklerini yaln─▒zca kaba elleriyle avu├žlad─▒klar─▒ halde onlar bu zevkleri y├╝reklerinin olanca g├╝c├╝yle i├žerler.ÔÇť
Bir an sustu, ┼čapkas─▒n─▒ eline al─▒p parmaklar─▒n─▒ sorgucu ├╝zerinde oynatarak gezdirmeye ba┼člad─▒. Sonra kendi kendine konu┼čur gibi, daha al├žak bir sesle s├Âz├╝n├╝ s├╝rd├╝rd├╝:
ÔÇťAma g├╝zellik ve g├Ârkemden say─▒labilen, o her ┼čeyden duydu─čumuz haz, insan─▒n hi├žbir zaman gere─či gibi kavrayamad─▒─č─▒, ruhumuzun en derin co┼čkular─▒ndan gelen b├╝y├╝k haz, o bir├žoklar─▒ i├žin ancak bo┼č saatleri ├Âld├╝rmeye ya da i─čren├ž zevk d├╝┼čk├╝nl├╝klerine yarayan gizli istekler ve d├╝┼č├╝ncelerden duyulan haz, bu gibi insanlar─▒n ruhlar─▒na bir ila├ž, tatl─▒ bir merhem olur. Bu t├╝rden hazlar, yapraklar─▒ndan bal damlayan biricik ya┼čam ├ži├žekleridir ve o kimseler g├╝nl├╝k besinlerini bunlardan al─▒r. Onun i├žin ya┼čam a─čac─▒ ├╝zerinde kararm─▒┼č yapraklar ve kurumu┼č dallar alt─▒nda hi├žbir zaman bulamayacaklar─▒ ├ži├žekleri aray─▒p se├žerler. Fakat o ba┼čkalar─▒ dedi─čimiz kimselerin ├╝z├╝nt├╝ ya da umutsuzluk gizlenen bu b├╝y├╝k hazlar hakk─▒nda ne kadarc─▒k bilgileri vard─▒r?ÔÇŁ
Bir k├Ât├╝l├╝kten ├žekinircesine g├╝l├╝msedi ve sustu.
Marie ilgisiz bir tav─▒rla ba┼čka yana bakarak, ÔÇťAma ni├žin?ÔÇŁ diye sordu, ÔÇťni├žin dikkatleri yaln─▒zca bu d├╝nyan─▒n zevk ve sevin├žlerine y├Ânelen, ├╝z├╝nt├╝ veren, g├╝├ž olan ┼čeylere bakmayan kimselere karaduygulu ad─▒n─▒ veriyorsunuz?ÔÇŁ
Sti H├Âg omuzlar─▒n─▒ silkti, bu konu ├╝zerinde fazla konu┼čmu┼č olmaktan yorulmu┼č, s├Âz├╝ kesmek ve kalkmak istiyormu┼č gibi yapt─▒.
Marie ÔÇťAma ni├žin?ÔÇŁ diye yineledi.
Sti H├Âg isteksiz ve soru soran bir tav─▒rla Ni├žin mi?ÔÇŁ dedi. ÔÇť├ç├╝nk├╝ d├╝nyan─▒n b├╝t├╝n hazlar─▒ u├žucu, ge├žici, eksik ve d├╝zmecedir. ├ç├╝nk├╝ bu an i├žinde g├Ârkemli bir g├╝l gibi ├ži├žeklenen her haz, g├╝z gelince a─čac─▒nda kurur, d├Âk├╝l├╝r. ├ç├╝nk├╝ tazeli─činin yoldan ├ž─▒km─▒┼č bolluk ve bereketi i├žinde g├╝zelliklerle par─▒ldayan her y├╝ce ya┼čam zevki, bizi hen├╝z sa─čl─▒kl─▒ kollar─▒yla kucaklar kucaklamaz, hemen ├Âl├╝m├╝n solu─čuyla zehirlenir ve onun daha duda─č─▒m─▒z de─čince ge├žici gereksinimleri i├žinde sars─▒ld─▒─č─▒n─▒ duyumsar─▒z. B├Âyle bir ┼čeye haz diyebilir miyiz? Bu d├╝┼č├╝nce k─▒rm─▒z─▒ bir pas gibi mutlulukla par─▒ldayan her saatimizi yiyip bitirmez mi? Evet, ├Âld├╝r├╝c├╝ bir don gibi ruhun yoldan ├ž─▒km─▒┼č her duygusunu k├Âkleriyle birlikte dondurmaz, ├Âld├╝rmez mi?ÔÇŁ
Yerinden f─▒rlad─▒ ve heyecanl─▒ tav─▒rlarla Marie'ye seslenerek konu┼čmay─▒ s├╝rd├╝rd├╝.
ÔÇť┼×imdi siz onlara ni├žin karaduygulu ad─▒n─▒ verdi─čimi san─▒yorsunuz? E─čer b├╝t├╝n hazlar, onlara elimizi uzat─▒r uzatmaz kabu─čundan soyunur, i─čren├žli─če d├Ân├╝┼č├╝rse, b├╝t├╝n ne┼čeler, yaln─▒zca sevincin ac─▒l─▒ bir son solu─čuysa, b├╝t├╝n g├╝zellikler ge├žiciyse, b├╝t├╝n mutluluklar yok olup gidiyorsaÔÇŽÔÇŁ
Marie'nin ├Ân├╝nde bir a┼ča─č─▒ bir yukar─▒ dola┼čmaya ba┼člad─▒. Marie:
ÔÇťAnl─▒yorum, sizde manast─▒ra gitme d├╝┼č├╝ncesini uyand─▒ran nedir, anl─▒yorumÔÇŁ dedi ve g├╝l├╝mseyerek ├Ân├╝ne bakt─▒.
ÔÇťBu b├Âyle, Madam! Baz─▒ zamanlar sessiz bir manast─▒r h├╝cresine kapat─▒lm─▒┼č ya da y├╝ksek bir kuleye hapsedilmi┼č oldu─čumu d├╝┼člerim. Bana sanki demir parmakl─▒kl─▒ penceremin arkas─▒nda yapayaln─▒z oturuyormu┼čum ve yaln─▒zl─▒k dilsiz, devinimsiz ama g├╝├žl├╝ dallar gibi ruhuma dolanarak salk─▒mlar─▒n─▒n donmaya ba┼člayan ├Âzsuyunu kan─▒ma ak─▒t─▒rken ├ževremde ─▒┼č─▒─č─▒n s├Ân├╝┼č├╝n├╝, karanl─▒─č─▒n ortal─▒─č─▒ kaplay─▒┼č─▒n─▒ seyrediyormu┼čum gibi gelir.ÔÇŁ
ÔÇťAma ah biliyorum, b├╝t├╝n bunlar─▒n yaln─▒zca yalan ve d├╝┼člem oldu─čunu ├žok iyi biliyorum. Yaln─▒zca hi├žbir zaman benim varl─▒─č─▒ma egemen olamayacak, ben yanan bir ate┼č, k─▒z─▒l bir kor gibi ya┼čama y├Ânelece─čim; yeniden ya┼čam─▒n anlam─▒n─▒ kavramak i├žin ├ž─▒rp─▒naca─č─▒m. Ama siz, benim b├╝t├╝n bu vaazlar─▒mdan hi├žbir ┼čey anlam─▒yorsunuz. Gidelim, ma ch├Ęre. R├╝zg├ór iyice durdu, neredeyse ya─čmur ya─čmaya ba┼člayacak.ÔÇŁ
ÔÇťAma hava a├ž─▒yor. Ufuklar─▒n ├žepe├ževre ayd─▒nland─▒─č─▒n─▒ g├Ârm├╝yor musunuz?ÔÇŁ
ÔÇťTersine, ortal─▒k gittik├že karar─▒yor.ÔÇŁ
Marie, ÔÇťBence hay─▒rÔÇŁ diyerek aya─ča kalkt─▒. Sti H├Âg:
ÔÇť─░zninize g├╝venerek ant i├žebilirim ki, s├Âyledi─čim do─čruÔÇŁ dedi. Marie yoku┼č a┼ča─č─▒ ko┼čmu┼čtu. Arkas─▒na d├Ânerek: ÔÇť─░nsan─▒n cennet ├╝lkesi, istencindedir. Siz de buraya, kendi cennetinize ininÔÇŁ diye seslendi.
A┼ča─č─▒ya indikleri zaman Marie ┼čatodan uza─ča giden yan yollardan birine sapt─▒, Sti H├Âg de onu izliyordu.
«   01   ...    18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   »   


´╗┐