´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Mektuplar : 17


MEKTUPLAR

PLATON

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 76


Sicilya'ya geldi─čim zaman, ├Ânce yapmam gereken ┼čeyin, Dionysios felsefe i├žin ger├žekten yan─▒p tutu┼čuyor mu, yoksa Atina'da s├Âylenenlerin asl─▒ yok mu, bunu ara┼čt─▒rmak olaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nd├╝m. B├Âyle bir ┼čeyi anlamak i├žin, hi├ž de de─čersiz olmayan bir yol vard─▒r ki, bir tyrannosa kar┼č─▒ kullan─▒ld─▒─č─▒nda ├žok iyi sonu├žlar verir; hele o tyrannos, Dionysios gibi gelir gelmez anlad─▒─č─▒ma g├Âre, kafas─▒ iyi anla┼č─▒lmam─▒┼č ├Â─čretilerle dolu bir kimse olursa. B├Âyle adamlara, felsefenin ne denli engin oldu─čunu; ├Âz├╝n├╝, g├╝├žl├╝klerini ve bekledi─či ├žabay─▒ g├Âstermek gerekir. Felsefeye ger├žekten yetene─či olan, ona yak─▒nl─▒k duyan ve uygun olan kimse, tanr─▒l─▒k oldu─ču i├žin, kendisine g├Âsterilen yolu hayranl─▒kla kar┼č─▒lar ve var g├╝c├╝yle bu yola at─▒lmak gerekti─čine, ba┼čka t├╝rl├╝ davran─▒rsa ya┼čayamayaca─č─▒na inan─▒r. B├Âylece yola at─▒l─▒r, k─▒lavuzunu s├╝r├╝kler ve ama├žlar─▒na ula┼čmadan ya da art─▒k bu yolda ├Â─čretmeninin yard─▒m─▒na gereksinmesi olmadan, kendi kendisine y├╝r├╝yebilecek kadar g├╝├ž elde etmeden durmaz. B├Âyle bir adam, hep b├Âyle bir ruh durumu i├žinde ya┼čar; g├╝ndelik i┼čleriyle u─čra┼čsa da, her zaman ve her ┼čeyde felsefeye ve kendisine ├Âl├ž├╝l├╝ davrand─▒─č─▒ i├žin, ├Â─črenmek, bellemek ve d├╝┼č├╝nmek yetilerini en iyi sa─člayacak olan ya┼čay─▒┼ča ba─čl─▒ kal─▒r. Bunun tersi olan bir ya┼čay─▒┼č, onda tiksintiden ba┼čka bir duygu uyand─▒rmaz. Ama ger├žekten filozof olmayan, tenlerini g├╝ne┼čin yakt─▒─č─▒ kimseler gibi yaln─▒zca y├╝zeyde kalan d├╝┼č├╝nceleri olan kimseler, ├Â─črenecek epey ┼čey oldu─čunu, ├žok ├žal─▒┼čmak gerekti─čini ve ancak b├Âyle bir ya┼čay─▒┼čla amaca eri┼čilece─čini g├Âr├╝nce, b├Âyle bir ├žal─▒┼čmay─▒ g├╝├ž, dahas─▒, olanaks─▒z bulurlar; bu yolda ├žal─▒┼čma yetisini de yitirirler. Kimileriyse, ├Â─črendikleri ┼čeyleri yetesiye bildiklerine, yeni g├╝├žl├╝klere katlanmaya gereksinmeleri olmad─▒─č─▒na inan─▒rlar. Kendini gev┼čekli─če b─▒rakan, hi├žbir ├žaba g├Âstermeyen kimseleri denemek i├žin bundan daha a├ž─▒k, bundan daha g├╝venilir bir yol olamaz. Bu gibi kimseler, felsefenin istedi─či ┼čeyleri yapamazlarsa, su├žu kendilerinde bulmal─▒d─▒rlar, ├Â─čretmenlerinde de─čil.
─░┼čte Dionysios'un yan─▒na gitti─čim zaman bu anlatt─▒─č─▒m y├Ânteme ba┼čvurdum; ama konumu ayr─▒nt─▒l─▒ olarak anlatmad─▒m; asl─▒nda bunu Dionysios da istemiyordu. Ba┼čka ├Â─čretmenlerden ald─▒─č─▒ derslerle, bir├žok ┼čey, bir├žok ├Ânemli ┼čey bildi─čini; bunlar─▒ t├╝m├╝yle kendi mal─▒ k─▒ld─▒─č─▒n─▒ san─▒yordu. Daha sonra, benden ├Â─črendiklerini toplayarak bir yap─▒t yazd─▒─č─▒n─▒, bunlar─▒ b├╝sb├╝t├╝n ayr─▒ bir ├Â─čreti (kendi ├Â─čretisi) olarak g├Âsterdi─čini bile i┼čittim. Bunun ├╝zerinde kesin olarak bir ┼čey s├Âyleyemezsem de, ba┼čkalar─▒n─▒n ayn─▒ konularda yaz─▒lar─▒ oldu─čunu ger├žekten biliyorum. Ama kendilerinin ne oldu─čunu bilmeyen kimselere nas─▒l de─čer verebiliriz? Benim u─čra┼čt─▒─č─▒m ┼čeyler ├╝zerinde, bunlar─▒ benden ya da ba┼čkalar─▒ndan ├Â─črenmi┼č ya da kendileri bulmu┼č olsunlar, yaz─▒ yazan ya da yazacak olan kimselerin, bunlar─▒ anlamalar─▒n─▒n olanaks─▒z oldu─čunu s├Âyleyebilirim. Benim bu konuda yaz─▒lm─▒┼č bir yap─▒t─▒m yoktur, olmayacakt─▒r da; ├ž├╝nk├╝ bunlar, ├Âteki bilimler gibi s├Âz kal─▒b─▒na sokulamaz. Bu konularla ancak uzun uzun u─čra┼čt─▒ktan, ├Âmr├╝n├╝ bunlar─▒ d├╝┼č├╝nmekle ge├žirdikten sonrad─▒r ki, ger├žek, ruhta s─▒├žrayan bir k─▒v─▒lc─▒m gibi parlar ve sonra kendili─činden geli┼čir. ├ľ─čretimi yaz─▒ ya da s├Âzle yapmak gerekseydi, bunu en iyi olarak benden ba┼čka kimse yapamayaca─č─▒ gibi, k├Ât├╝ anlat─▒rsam, kimse benden pek etkilenmeyecektir. Onu yazmam gerekti─čini, ├žo─čunlu─čun anlayaca─č─▒ gibi anlatabilece─čimi d├╝┼č├╝nseydim, ├Âmr├╝mde insanlara o denli yararl─▒ olacak ├Â─čretilerimi yazmaktan, herkesi nesnelerin ├Âz├╝ konusunda ayd─▒nlatmaktan daha iyi bir i┼č g├Ârebilir miydim? Ama bunlar─▒ ÔÇťkan─▒tlamaÔÇŁ ad─▒ verilen yolla anlatmak insanlar i├žin iyi olmaz san─▒yorum; ger├že─či, k├╝├ž├╝k bir i┼čaretle kendili─činden bulabilecek az─▒nl─▒─č─▒, elbette bir yana b─▒rakmak gerek. ├ľtekilere gelince, felsefeyi yersiz ve haks─▒z olarak a┼ča─č─▒ g├Âr├╝rler ya da en y├╝ksek bilgilere erdiklerini sanarak b├╝y├╝k ve bo┼č umutlara kap─▒l─▒rlar. Bu konu ├╝zerinde uzun uzun durmak istiyorum; ne demek istedi─čimi anlat─▒nca, belki bu s├Âzlerimi daha iyi anlars─▒n─▒z. Bu konuda bir ┼čey yazmay─▒ g├Âze alanlar─▒ durduracak sa─člam bir neden vard─▒r. Buna bir├žok kez i┼čaret ettim; ama anla┼č─▒lan yinelemek gerekiyor.
Bir varl─▒─č─▒n bilgisini elde etmek isteyenler i├žin bilinmesi gereken ├╝├ž ┼čey vard─▒r. Bilim d├Ârd├╝nc├╝ ┼čeydir. Be┼činci olarak da, tan─▒nan─▒, ger├žekte var olan─▒ saymam─▒z gerekir. Birincisi ad, ikincisi kavram, ├╝├ž├╝nc├╝s├╝ imge, d├Ârd├╝nc├╝s├╝ de bilimdir. Bu s├Âyledi─čimi anlamak i├žin bir ├Ârnek verelim, her ┼čeyi bu ├Ârnekle kar┼č─▒la┼čt─▒ral─▒m. Daire denen bir ┼čey vard─▒r; ad─▒ da ┼čimdi s├Âyledi─čim s├Âzc├╝kt├╝r. Sonra, dairenin, ad ve eylemlerden kurulmu┼č bir kavram─▒ vard─▒r; b├╝t├╝n u├žlar─▒n─▒n oda─ča e┼čit uzakl─▒kta oldu─ču ┼čey; i┼čte yuvarlak,
«   01   ...    07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   »   


´╗┐