´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Mektuplar : 18


MEKTUPLAR

PLATON

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 76


├žember, daire denen ┼čeyin kavram─▒. Bundan sonra resmi ├žizilen, sonra silinen; tornayla yap─▒lan, sonra bozulan nesne gelir; oysa b├╝t├╝n bunlarla ilgili olan dairenin kendisi bu de─či┼čmelerin d─▒┼č─▒ndad─▒r; ├ž├╝nk├╝ o, ayr─▒ bir ┼čeydir. D├Ârd├╝nc├╝ ┼čey, bu nesnelerin bilimi, ak─▒lla kavranmas─▒ ve onlar konusundaki do─čru kan─▒d─▒r. Bunlar ayn─▒ t├╝rdendir ve s├Âzde ya da madde bi├žimlerinde de─čil, ruhta bulunurlar. Onun i├žin bunlar─▒n daireden ve demin s├Âz├╝n├╝ etti─čim o ├╝├ž ┼čeyden ba┼čka bir ├Âzde olduklar─▒ a├ž─▒k├ža g├Âr├╝n├╝r. Bunlar─▒n yak─▒nl─▒k ve benzerlik bak─▒m─▒ndan be┼činciye en ├žok yakla┼čan─▒, ak─▒lla kavramad─▒r; ├Âtekiler daha uzakt─▒r.
Ayn─▒ ayr─▒mlar, d├╝z ve yuvarlak bi├žimlerde, renklerde, iyide, g├╝zelde, do─čruda; insan─▒n yapt─▒─č─▒ ya da do─čan─▒n olu┼čturdu─ču cisimlerde, ate┼č, su ve bunlara benzer her ├Â─čede; b├╝t├╝n hayvanlarda, ruh durumlar─▒nda, eylemlerde, edimlerde vard─▒r. Nas─▒l olursa olsun, bu d├Ârt ├Â─če kavranamazsa be┼činci de tam olarak bilinemez. ┼×unu da ekleyin ki, bu d├Ârt ├Â─če, dilin kendisindeki yetersizlik y├╝z├╝nden, her nesnenin ├Âz├╝n├╝ oldu─ču gibi niteli─čini de anlatmaktad─▒r. Onun i├žin ak─▒ll─▒ bir kimse d├╝┼č├╝ncelerini dile emanet etme tehlikesini g├Âze almaz; hele dil, yaz─▒yla olaca─č─▒ gibi, donmu┼č bir bi├žim al─▒rsa.
Ama biz gene, demin s├Âyledi─čimize d├Ânelim: Bunu iyi anlamak gerektir. Geometride ├žizilen ya da tornayla yap─▒lan dairelerin her biri, be┼činciye kar┼č─▒t olan ┼čeylerle doludur; ger├žekten, b├╝t├╝n b├Âl├╝mlerinde d├╝z ├žizgiye yakla┼čmaktad─▒r. Oysa as─▒l dairede, k├╝├ž├╝k olsun, b├╝y├╝k olsun, ├Âz├╝ne kar┼č─▒t hi├žbir ├Â─če yoktur, diyoruz. Gene diyoruz ki, bu bi├žimlerin ad─▒nda da hi├žbir de─či┼čmezlik yoktur; bug├╝n yuvarlak dedi─čimiz bi├žimlere d├╝z, d├╝z dedi─čimiz bi├žimlere yuvarlak dersek, kim ne diyebilir? Bu adlar─▒ b├Âylece de─či┼čtirip kar┼č─▒t anlamlarda kullan─▒rsak de─či┼čmezlikleri de azalmaz. Kavram (yani tan─▒mlama) i├žin de b├Âyledir; ad ve eylemlerde oldu─čuna g├Âre, onda da kesin olarak de─či┼čmez bir ┼čey yoktur. D├Ârt ├Â─čenin her birinin belirsiz oldu─čunu g├Âstermek i├žin binlerce kan─▒t vard─▒r; ama bunlar─▒n ba┼čl─▒cas─▒ biraz ├Ânce s├Âyledi─čimizdir; ├Âz ve nitelik olarak iki ilke bulundu─čuna, ruhun da tan─▒mak istedi─či nitelik de─čil ├Âz oldu─čuna g├Âre, d├Ârt ├Â─čenin her biri d├╝┼č├╝nce ya da olaylarla, ruhun istemedi─čini ├Ân├╝ne koyuyor; ├žizilen ya da g├Âsterilen her nesneyi de duyular kolayca ├ž├╝r├╝tebilece─činden, herkes ku┼čku ve karars─▒zl─▒k i├žinde kal─▒yor. Onun i├žin, k├Ât├╝ bir e─čitim y├╝z├╝nden ger├že─či aramad─▒─č─▒m─▒z, ├Ân├╝m├╝ze ├ž─▒kan ilk imgeyle yetindi─čimiz ┼čeylerde, bize sorulana yan─▒t verirken birbirimizle alay etmiyoruz; ├ž├╝nk├╝ bu d├Ârt ├Â─čeyi par├ža par├ža etmek ve ├ž├╝r├╝tmek elimizdedir. Ama bize be┼činci ├Â─čeyle yan─▒t verilmesini ve bunun anlat─▒lmas─▒n─▒ istersek, ├ž├╝r├╝tme yetisi olan herhangi bir kimse bu yetisini kolayl─▒kla g├Âsterebilir; dinleyenlerin ├žo─čunu, ├Â─čretisini, s├Âz, yaz─▒ ya da yan─▒tlarla anlatan kimsenin, yazd─▒klar─▒n─▒ ya da s├Âylediklerini hi├ž anlamad─▒─č─▒na inand─▒rabilir; ├ž├╝nk├╝ as─▒l ├ž├╝r├╝t├╝len ┼čeyin, konu┼čan─▒n ya da yazan─▒n ruhu de─čil, o d├Ârt ├Â─čeden her birinin ├Âzde kusurlu olan yap─▒s─▒ oldu─ču her zaman bilinmez. Bilim, ancak bu d├Ârd├╝n├╝ inceleye inceleye, birinden ├Âtekine ├ž─▒karak ya da inerek, binbir g├╝├žl├╝kle elde edilebilir; o da tan─▒nmas─▒ istenen nesneyle tan─▒yan akl─▒n iyi olmalar─▒ ko┼čuluyla. Tersine, bir├žok ruhun bilim ve t├Âre denen ┼čey kar┼č─▒s─▒nda oldu─ču gibi, yarad─▒l─▒┼čtan yetisiz olunursa ya da yeti bozulmu┼čsa, Lynkeus'un g├Âzleriyle de olsa, hi├žbir ┼čey g├Ârmeye olanak yoktur. S├Âz├╝n k─▒sas─▒, bir kimsede nesneyle yak─▒nl─▒k olmazsa, ne ├Â─črenme, ne belleme kolayl─▒─č─▒ ona bir ┼čey g├Âsterebilir; ├ž├╝nk├╝ g├Ârebilmek i├žin nesneyle yak─▒nl─▒k ilk ko┼čuldur. Onun i├žin, herhangi bir ┼čeyi kolayl─▒kla ├Â─črenip belleyen, ama do─čru ve g├╝zel olan her ┼čeye do─čal bir ba─člant─▒s─▒ ve yak─▒nl─▒─č─▒ olmayan kimseler ya da kendilerinde bu yak─▒nl─▒k olup da her ┼čeyi g├╝├žl├╝kle ├Â─črenen, belleyen kimseler, erdem ya da d├╝┼čk├╝nl├╝k ├╝zerinde, ├Â─črenilebilecek b├╝t├╝n ger├že─či elde edemezler. B├╝t├╝n ├Âz├╝n, ayn─▒ zamanda do─čru ve yanl─▒┼č y├Ânlerini ├Â─črenmekten ba┼čka yol yoktur; bu da, ba┼čta s├Âyledi─čim gibi ├žok dikkat ve t├╝rl├╝ t├╝rl├╝ ├žal─▒┼čma ister. Ancak adlar─▒ tan─▒mlamalar─▒, duyumlar─▒, alg─▒lar─▒ birbiriyle kar┼č─▒la┼čt─▒rd─▒ktan ve h─▒r├ž─▒nl─▒─č─▒n soru ve yan─▒tlar─▒ etkilemedi─či dost├ža tart─▒┼čmalarda evirip ├ževirdikten sonrad─▒r ki, anlay─▒┼č─▒n ve akl─▒n ─▒┼č─▒─č─▒, insanl─▒k g├╝├žlerinin ancak dayanabilece─či bir ayd─▒nl─▒kla parlar.
─░┼čte bunun i├žin, ger├žekten ciddi konularla u─čra┼čan ciddi bir adam, d├╝┼č├╝ncesini yazmaktan ve ├žo─čunlu─čun anlay─▒┼čs─▒zl─▒k ve h─▒r├ž─▒nl─▒─č─▒na yemlik olarak atmaktan ├žekinecektir. Bundan ┼ču k─▒sa sonucu ├ž─▒karabiliriz: Birinin, ├Ârne─čin yasa yapan─▒n yasalar ├╝zerine ya da herhangi bir kimsenin herhangi bir konu
«   01   ...    08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   »   


´╗┐