´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Michael Kohlhaas : 06


MICHAEL KOHLHAAS

HEINRICH VON KLEIST

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 36


B├Âylece soylunun cezaland─▒r─▒lmas─▒yla ondan yaln─▒zca hukuksal olarak ├Âz├╝r dilenmi┼č olmaz, ayn─▒ zamanda Luther'in bir papaz─▒ el├ži g├Ânderip bir zamanlar ondan esirgedi─či kutsamay─▒ sayg─▒l─▒ bir bi├žimde vermesi ve bu yolla onu b├╝t├╝n d├╝nya g├╝nahlar─▒ndan ar─▒nm─▒┼č saymas─▒yla, y├╝ksek ahlaksal ├Âz├╝r de dilenmi┼č olur. ├ç├╝nk├╝ Luther, bir rahip, ├╝nl├╝ reformcu olarak de─čil, cisimle┼čmi┼č vicdan, Tanr─▒'n─▒n arma─čan etti─či ak─▒l, insansal ├Âl├ž├╝ olarak Kohlhaas'─▒n kar┼č─▒s─▒na ├ž─▒kar; onun sesi, at t├╝ccar─▒na geri d├Ânmeyi buyuran Tanr─▒'n─▒n sesidir. Fakat o, Luther ile konu┼čtu─ču andan ba┼člayarak inan├žl─▒ oldu─ču halde fazla ileri gitti─či i├žin, geri d├Ânemez. B├Âylece hak ve adalet duygusu ├žok g├╝├žl├╝ olan bir adam, kendi hakseverlik duygular─▒n─▒n kurban─▒ olur, sat─▒r alt─▒nda can verir.
MICHAEL KOHLHAAS
On alt─▒nc─▒ y├╝zy─▒l─▒n ortalar─▒nda Havel (1) ─▒rma─č─▒ k─▒y─▒lar─▒nda, zaman─▒n─▒n en haksever, ayn─▒ zamanda en korkun├ž adam─▒, Michael Kohlhaas ad─▒nda bir at t├╝ccar─▒ ya┼č─▒yordu. Bir k├Ây ├Â─čretmeninin o─člu olan bu garip adam, otuz ya┼č─▒na kadar, ya┼čam─▒n─▒ ├Ârnek bir yurtta┼č olarak ge├žirmi┼čti. H├ól├ó kendi ad─▒n─▒ ta┼č─▒makta olan k├Âydeki ├žiftli─činde, sanat─▒yla ge├žinerek dingin bir ├Âm├╝r s├╝r├╝yordu; sevgili kar─▒s─▒n─▒n do─čurdu─ču ├žocuklar─▒n─▒ da, Tanr─▒ korkusuyla ├žal─▒┼čkanl─▒k ve ba─čl─▒l─▒k a┼č─▒layarak yeti┼čtirmi┼čti. Kom┼čular─▒ aras─▒nda onun hakseverli─čini g├Ârmeyen kimse yoktu; k─▒saca, g├╝n├╝n birinde, erdem yolunda a┼č─▒r─▒ derecede ileri gitmi┼č olmasayd─▒, d├╝nya onun an─▒s─▒n─▒ sayg─▒ ile anacakt─▒. Fakat adalet duygusu onu bir haydut, bir katil yapt─▒.
G├╝n├╝n birinde, hepsi de iyi beslenmi┼č parlak t├╝yl├╝ bir tay s├╝r├╝s├╝yle yabanc─▒ bir y├Âreye do─čru yola ├ž─▒kt─▒; pazarda elde edece─či kazan├žla neler yapaca─č─▒n─▒ hesapl─▒yordu; bir yandan, iyi i┼č adamlar─▒ gibi daha fazla kazan├ž sa─člamak i├žin paras─▒n─▒ ba┼čka bir i┼če yat─▒rmay─▒ d├╝┼č├╝n├╝yor, bir yandan da g├╝n├╝n zevkini ├ž─▒karmay─▒ kuruyordu. Elbe ─▒rma─č─▒ k─▒y─▒s─▒na vard─▒─č─▒ zaman, Saksonya topra─č─▒nda (2) g├Ârkemli bir ┼č├Âvalye kona─č─▒n─▒n yan─▒nda, ┼čimdiye kadar bu yol ├╝zerinde hi├ž g├Ârmedi─či bir s─▒n─▒r dire─čiyle kar┼č─▒la┼čt─▒. ┼×iddetli bir ya─čmur ├ževreyi kam├ž─▒l─▒yordu. Atlar─▒n─▒ durdurdu, n├Âbet├žiyi ├ža─č─▒rd─▒ ve biraz sonra as─▒k bir suratla pencereden bakan n├Âbet├žiye yolu a├žmas─▒n─▒ s├Âyledi. Bir hayli zaman sonra evden ├ž─▒kan g├╝mr├╝k kolcusuna sordu: ÔÇťNe var burada b├Âyle?ÔÇŁ ├ľteki: ÔÇť├ťlkenin efendisine ait bir ayr─▒cal─▒k!ÔÇŁ diye yan─▒tlad─▒ ve ekledi: ÔÇťSoylu Wenzel von Tronka'ya ba─č─▒┼članm─▒┼č bir ayr─▒cal─▒k!ÔÇŁ Kohlhaas: ÔÇťYa! Demek soylu ki┼činin ad─▒ Wenzel?ÔÇŁ dedi ve g├Ârkemli mazgallar─▒yla b├╝t├╝n ├ževreye egemen olan saraya bakt─▒. ÔÇťBuran─▒n ya┼čl─▒ efendisi ├Âld├╝ m├╝? Korucu, dire─či kald─▒r─▒rken: ÔÇť─░nmeden ├Âld├╝ÔÇŁ dedi. Kohlhaas ÔÇťYaÔÇŽ Yaz─▒k!ÔÇŁ dedi. ÔÇť─░nsanlar─▒n birbiriyle al─▒┼čveri┼čte bulunmas─▒ndan ho┼članan ve elinden geldi─či kadar ticarete yard─▒m eden, sayg─▒ya de─čer ya┼čl─▒ bir efendiydi. Vaktiyle ┼čurac─▒kta, k├Âye giden yolda k─▒sra─č─▒m─▒n aya─č─▒ k─▒r─▒ld─▒─č─▒ i├žin, bir kald─▒r─▒m yapt─▒rm─▒┼čt─▒. Eee, ┼čimdi borcum ne?ÔÇŁ diye sordu ve g├╝mr├╝k kolcusunun istedi─či paray─▒ r├╝zg├órda dalgalanan abas─▒n─▒n alt─▒ndan g├╝├žl├╝kle ├ž─▒kard─▒. ├ľteki: ÔÇť├çabuk, ├žabuk!ÔÇŁ diye m─▒r─▒ldan─▒p havan─▒n k├Ât├╝l├╝─č├╝ne ilendi─či s─▒rada, Kohlhaas ekledi: ÔÇťEvet dostum! Bu direk ormandaki yerinde kalsayd─▒, benim i├žin de, sizin i├žin de ├žok daha iyi olurdu.ÔÇŁ Paray─▒ verdi; yola koyulmak istiyordu; fakat hen├╝z s─▒n─▒r dire─činin yan─▒na gelmemi┼čti ki, arkas─▒ndaki kuleden yeni bir ses: ÔÇťDur orada, hey cambaz!ÔÇŁ diye ├ž─▒nlad─▒ ve ┼čato k├óhyas─▒n─▒n kap─▒y─▒ a├žarak kendisine do─čru ko┼čtu─čunu g├Ârd├╝. Kohlhaas ÔÇťEh, dural─▒m bakal─▒m, daha neler g├Ârece─čiz?ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝ ve atlar─▒ durdurdu. ┼×ato k├óhyas─▒ ┼či┼čman v├╝cuduna bir ceket daha ge├žirip gelmi┼čti; ya─čmura kar┼č─▒ yanlamas─▒na durarak pasaport sordu. Kohlhaas biraz ┼ča┼č─▒rarak ÔÇťPasaport mu?ÔÇŁ dedi; yan─▒nda herhalde b├Âyle bir ┼čey olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi; fakat efendinin istedi─či bu belgenin ne bi├žim ┼čey oldu─ču kendisine tan─▒mlan─▒rsa, belki rastlant─▒yla bulabilece─čini s├Âzlerine ekledi. ┼×ato k├óhyas─▒, onu yan g├Âzle s├╝zerek, h├╝k├╝mdar─▒n izin belgesi olmadan s─▒n─▒rdan hi├žbir cambaz─▒n ge├žemeyece─čini s├Âyledi. At cambaz─▒, b├Âyle bir k├ó─č─▒t olmadan ┼čimdiye kadar tam on yedi kez bu s─▒n─▒rdan ge├žti─čini ve kendi i┼čini ilgilendiren fermanlar─▒n t├╝m├╝n├╝ bildi─čini ileri s├╝rd├╝; bunun herhalde bir yanl─▒┼čl─▒k sonucu olaca─č─▒n─▒ s├Âyledi; yolu uzun oldu─ču i├žin burada gereksiz yere daha fazla al─▒konulmamas─▒n─▒ rica etti. Fakat k├óhya onun on sekizinci kez buradan s─▒v─▒┼čamayaca─č─▒n─▒, salt bunun i├žin yeni bir buyruk yay─▒mland─▒─č─▒n─▒, ya burada bedelini ├Âdeyip pasaportu almas─▒ ya da geldi─či yere d├Ânmesi gerekti─čini s├Âyledi. Bu yasad─▒┼č─▒ isteklerden can─▒ ├žok s─▒k─▒lan cambaz, k─▒sa bir s├╝re d├╝┼č├╝nd├╝kten sonra attan indi, onu bir u┼ča─ča verdi ve bu sorun ├╝zerine Tronka Prensi ile bizzat g├Âr├╝┼čece─čini s├Âyledi. ┼×atoya do─čru yolland─▒; k├óhya, a├žg├Âzl├╝ vurguncular
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   ...    43   »   


´╗┐