´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Michael Kohlhaas : 08


MICHAEL KOHLHAAS

HEINRICH VON KLEIST

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 36


pek anlayamad─▒─č─▒ halde, g├╝l├╝msedi. Yan─▒nda bulundurdu─ču at s├╝r├╝s├╝n├╝ birka├ž hafta i├žinde kazan├žla satt─▒ ve g├Ânl├╝nde d├╝nyan─▒n genel yoksullu─čunun kendisine verdi─či ac─▒dan ba┼čka hi├žbir ac─▒ duygu olmadan Tronkenburg'a d├Ând├╝. Elindeki belgeyi ┼čato k├óhyas─▒na g├Âsterdi. K├óhya, cambaz─▒n ÔÇťart─▒k atlar─▒ alabilir miyim?ÔÇŁ sorusuna kar┼č─▒, fazla s├Âze gerek g├Ârmeden, gidip onlar─▒ a┼ča─č─▒dan almas─▒n─▒ s├Âyledi. Fakat Kohlhaas avludan ge├žerken ho┼ča gitmeyen bir olay─▒ ├Â─črenmi┼čti: S├Âylediklerine g├Âre, buraya b─▒rakt─▒─č─▒ u┼čak, uygunsuz davran─▒┼člar─▒ndan dolay─▒, birka├ž g├╝n sonra dayak yemi┼č, Tronkenburg'dan kovulmu┼čtu. Bu haberi kendisine veren delikanl─▒ya, u┼ča─č─▒n ne yapt─▒─č─▒n─▒ ve o gittikten sonra atlara kimin bakt─▒─č─▒n─▒ sordu. Delikanl─▒ hi├žbir ┼čey bilmedi─čini s├Âyledi; y├╝re─či ku┼čkularla dolup ta┼čan t├╝ccara, hayvanlar─▒n bulundu─ču ah─▒r─▒ a├žt─▒. ─░yi beslenmi┼č, parlak t├╝yl├╝ iki ya─č─▒z at─▒n yerinde bir ├žift s─▒ska, c─▒l─▒z beygir g├Âr├╝nce cambaz─▒n ┼ča┼čk─▒nl─▒─č─▒ pek b├╝y├╝k olmu┼čtu: ├╝st├╝ne ├Âteberi as─▒labilecek ├žengel gibi kemikler, hi├žbir ├Âzen ve t─▒mar g├Ârmemi┼č, geli┼čig├╝zel d├╝─č├╝mlenmi┼č yele ve sa├žlar: hayvanlar ├╝lkesinde yoksullu─čun ger├žek bir ├Ârne─či. Atlar─▒n bitkinlikten zor ki┼čnediklerini g├Âren Kohlhaas, pek fazla k─▒zd─▒ ve hayvanlar─▒n ba┼č─▒na neler geldi─čini sordu. Yan─▒nda duran gen├ž, ba┼člar─▒na hi├žbir kaza gelmedi─čini, gereken yemi ald─▒klar─▒n─▒, fakat yaln─▒zca, hasat zaman─▒ oldu─čundan ├Âk├╝ze gereksinim oldu─ču i├žin bir par├ža tarlalarda kullan─▒ld─▒klar─▒n─▒ s├Âyledi. Kohlhaas, bu soysuz ve d├╝zenci zorbal─▒─ča s├Âvd├╝; fakat bir ┼čey yapamayaca─č─▒ i├žin ├Âfkesine egemen olarak, atlar─▒yla bu haydut yuvas─▒ndan ayr─▒lmaya haz─▒rlan─▒rken, konu┼čmalar─▒ i┼čiterek oraya gelen k├óhya, g├╝r├╝lt├╝n├╝n nedenini sordu. Kohlhaas: ÔÇťNe mi var?.. Tronka soylusuyla yard─▒mc─▒lar─▒, yanlar─▒nda b─▒rakt─▒─č─▒m atlar─▒ tarlada ├žal─▒┼čt─▒rmak i├žin kimden izin ald─▒?..ÔÇŁ diye yan─▒t verdi ve ekledi: ÔÇťBu, insanca bir i┼č midir?ÔÇŁ Bitkin beygirleri bir de─čnek s├╝rtmesiyle k─▒m─▒ldatmaya ├žal─▒┼čt─▒: K─▒m─▒ldamad─▒klar─▒n─▒ k├óhyaya g├Âsterdi. ┼×ato k├óhyas─▒ onu bir par├ža tepeden s├╝zd├╝kten sonra s├Âze ba┼člad─▒: ÔÇť┼×u kaba herife bak─▒n hele! Hoyrat herif! Tanr─▒ya ┼č├╝kret ki, beygirlerin ├Âlmedi! U┼čak ka├žt─▒ktan sonra onlar─▒ kim besleyecekti?ÔÇŁ dedi. Atlar─▒n kendilerine verilen yemi tarlada ├žal─▒┼čarak ├Âdemelerinin haks─▒zl─▒k m─▒ oldu─čunu sordu ve s├Âzlerini, burada b├Âyle g├╝r├╝lt├╝ etmemesini, yoksa k├Âpekleri ├ža─č─▒rmakla avluda sessizli─či sa─člayabilece─čini s├Âyleyerek bitirdi. At t├╝ccar─▒n─▒n y├╝re─či mintan─▒ndan f─▒rlayacak gibi ├žarp─▒yordu. ─░├žinden gelen bir duygu onu, hi├žbir ┼čeye yaramayan ┼ču koca g├Âbe─či g├╝brenin i├žine yuvarlay─▒p, aya─č─▒n─▒ bak─▒r renkli surat─▒na basmak i├žin zorluyordu. Fakat i├žindeki, bir alt─▒n tart─▒s─▒ kadar duyarl─▒ hakseverlik duygusu h├ól├ó canl─▒yd─▒; kar┼č─▒s─▒ndakinin ger├žekten su├žlu olup olmad─▒─č─▒ yolunda hen├╝z kesin bir yarg─▒ vermemi┼čti. S├Âvg├╝leri sindirip hayvanlara yana┼čt─▒ ve durumu sessizce kafas─▒ndan ge├žirerek yeleleri d├╝zeltti─či s─▒rada, al├žak sesle, hangi su├žundan ├Ât├╝r├╝ u┼ča─č─▒n uzakla┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒n─▒ sordu. K├óhya yan─▒t verdi; ÔÇť├ç├╝nk├╝ hayvanlar─▒n ba┼čka bir tavlaya ├žekilmesi zorunlulu─ču do─čunca, buna raz─▒ olmad─▒ ve Tronkenburg'a gelen iki soylunun atlar─▒n─▒n, kendi beygirleri y├╝z├╝nden, geceyi yol ├╝st├╝nde ge├žirmelerini istedi!ÔÇŁ Kohlhaas, ┼ču anda u┼ča─č─▒n─▒n yan─▒nda olmas─▒ ve onun s├Âyleyecekleriyle bu koca g├Âbekli k├óhyan─▒nkileri kar┼č─▒la┼čt─▒rabilmek i├žin hayvanlar─▒n paras─▒n─▒ g├Âzden ├ž─▒karmaya ├žoktan raz─▒yd─▒. Oldu─ču yerde duruyor, ya─č─▒zlar─▒n per├žemlerini ok┼čuyor, bu durum kar┼č─▒s─▒nda ne yapmak gerekti─čini d├╝┼č├╝n├╝yordu ki, sahne birdenbire de─či┼čti ve tav┼čan av─▒ndan d├Ânmekte olan soylu Wenzel von Tronka, bir s├╝r├╝ ┼č├Âvalye, u┼čak ve k├Âpekle birlikte ┼čatonun avlusuna dald─▒. Ne oldu─čunu sorunca, k├óhya hemen s├Âze ba┼člad─▒ ve bir yandan k├Âpekler yabanc─▒ya kar┼č─▒ havlar, ├Âte yandan ┼č├Âvalyeler onlar─▒ susturmaya ├žal─▒┼č─▒rken, o da prense, olay─▒ ba┼čka kal─▒ba sokarak, ya─č─▒zlar─▒n bir par├ža kullan─▒lmas─▒ y├╝z├╝nden t├╝ccar─▒n nas─▒l serke┼člikte bulunmak istedi─čini anlatt─▒; alayc─▒ kahkahalarla, Kohlhaas'─▒n bu hayvanlar─▒ kendisininkiler diye tan─▒mak istemedi─čini s├Âyledi. Kohlhaas ba─č─▒r─▒yordu: ÔÇťBunlar benim atlar─▒m de─čil, benim adil efendim!. Bunlar otuz alt─▒n gulden de─čerinde olan atlar de─čil!. Ben, sa─čl─▒kl─▒, iyi beslenmi┼č atlar─▒m─▒ isterim!ÔÇŁ Soylu, y├╝z├╝ hafif sarararak attan indi ve : ÔÇťHerif atlar─▒ geri almak istemiyorsa, burada b─▒rak─▒versin! Gel G├╝nther!ÔÇŁ diye ba─č─▒rd─▒ ÔÇťHans! Gelin!ÔÇŁ Ve eliyle dizgindeki tozu silkerken ÔÇť┼čarap getirin!ÔÇŁ diye bir kez daha ba─č─▒rd─▒, sonra ┼č├Âvalyelerle birlikte kap─▒dan i├žeriye girdi. Kohlhaas, atlar─▒n─▒ bu durumda Kohlhaasenbr├╝ck'teki ah─▒ra g├Ât├╝rmektense, hayvan derisi y├╝zen bir adam ├ža─č─▒r─▒p le┼člerini ├ž├Âpl├╝─če att─▒rmay─▒ ye─čleyece─čini s├Âyledi. Beygirleri olduklar─▒ yerde b─▒rakarak, do─čru at─▒na bindi ve hakk─▒n─▒ aramay─▒ bildi─čini s├Âyleyerek oradan uzakla┼čt─▒.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   ...    43   »   


´╗┐