´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ New York'u Nas─▒l Sevdi? : 17


NEW YORK'U NASIL SEVD─░?

O. HENRY

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 113


Dehama besin olan esin kaynaklar─▒. ├ľzellikle bu. Vallahi 250 dolara bile satmam, yan─▒t─▒n─▒ verdi.
Aln─▒m─▒n terini silerek:
- Beni dinle, diye ba┼člad─▒m. Bu domuzla ilgileni┼čim ticari de─čildir. Sanat kayg─▒s─▒na d├╝┼čm├╝┼č bulunuyorum. Hatta sanattan da ├žok felsefi bir amac─▒m var. Bir domuz uzman─▒ ve yeti┼čtiricisi olarak bu Berkshire'─▒ koleksiyonuma eklemeyecek olursam d├╝nyaya kar┼č─▒ olan g├Ârevimi yerine getirmemi┼č bulunaca─č─▒m. Yavruya, ger├žek de─čerinden dolay─▒ de─čil domuzlar─▒n insanl─▒─č─▒n dostu ve insan t├╝r├╝n├╝n vekili olmalar─▒ nedeniyle be┼č y├╝z dolar veriyorum.
Bizim domuz tutkunu:
- Jeff, bu i┼čte benim i├žin s├Âz konusu olan para de─čil, duygudur, diye kar┼č─▒l─▒k verdi.
- Yedi y├╝z dolar, dedim.
- Sekiz y├╝z yap da y├╝re─čimdeki duyguyu s├Âk├╝p atay─▒m, diye yan─▒t verdi.
Elimi i├ž cebime dald─▒rarak para kesemi ├ž─▒kard─▒m. K─▒rk adet yirmi dolarl─▒k sayd─▒m.
- Yavruyu al─▒p kahvalt─▒m─▒ bitirinceye kadar odama kilitleyece─čim, dedim.
Arka aya─č─▒ndan yakalay─▒nca sirkteki yaban ├Ârde─či gibi ├Âyle bir ba─č─▒rd─▒ ki, Rufe:
- B─▒rak ben g├Ât├╝reyim, diye i┼če kar─▒┼čt─▒.
Kolunu beline sard─▒ktan sonra ├Âteki eliyle de a─čz─▒n─▒ t─▒kad─▒. Domuzu odama kadar uyuyan bir bebek gibi g─▒k dedirtmeden g├Ât├╝rd├╝.
├çeyizini satt─▒ktan sonra sanc─▒lanm─▒┼č gibi bir hal alan Rufe, kahvalt─▒dan sonra Misfitzky'ye gidip ┼č─▒k bir ├žift eflatun ├žorap almak istedi─čini s├Âyledi. O gider gitmez, beni, duvar k├ó─č─▒d─▒na s├╝rd├╝─č├╝ tutkal─▒n kurumas─▒ndan korkan tek kollu bir adam gibi bir tela┼č ald─▒. Ya┼čl─▒ bir zenci buldum. Bir y├╝k arabas─▒ kiralad─▒m. Domuzu ba─člay─▒p bir ├žuvala t─▒kt─▒ktan sonra sirkin yolunu tuttuk. George B. Fabley'i buldum. Penceresi a├ž─▒k bir ├žad─▒rda oturuyordu. ┼×i┼čman, a├ž─▒kg├Âz biriydi. Ba┼č─▒na siyah bir takke ge├žirmi┼čti. K─▒rm─▒z─▒ kaza─č─▒n─▒n g├Â─čs├╝nde d├Ârt k─▒ratl─▒k bir elmas parl─▒yordu.
- George B. Fabley siz misiniz? diye sordum.
- Ben oldu─čuma bahse girerim, dedi.
- Bende, yan─▒t─▒n─▒ verdim.
- Sende olan ne? diye sordu. Asya kobras─▒na verdi─čimiz fareler mi, yoksa kutsal cam─▒za yedirdi─čimiz alfalfa m─▒? dedi.
- Hi├žbiri: E─čitilmi┼č domuz; Beppo ÔÇŽ bende, araban─▒n i├žinde, ├žuvalda. Bu sabah evimin ├Ân bah├žesinde ├ži├žekleri yerken buldum. E─čer m├╝mk├╝nse be┼č bin dolar─▒ b├╝y├╝k para olarak isteyece─čim, diye kar┼č─▒l─▒k verdim.
George B. ├žad─▒r─▒n iki yan─▒na s├╝rt├╝nerek ├ž─▒kt─▒. Kendisini izlememi s├Âyledi. K├╝├ž├╝k ├žad─▒rlardan birine girdik. Kapkara bir domuz g├Ârd├╝m. Boynunda k─▒rm─▒z─▒ bir kurdele ba─čl─▒yd─▒. Otlara uzanm─▒┼č birinin verdi─či havu├žlar─▒ yiyordu.
G.B.
- MacÔÇŽ bizim ├╝nl├╝ Beppo'nun bu sabah keyfi yerinde, de─čil mi? diye ba─č─▒rd─▒.
Mac:
- Hem de nas─▒l.. sabah─▒n saat birinde ac─▒kan rev├╝ k─▒z─▒ gibi i┼čtah─▒ yerinde, diye yan─▒tlad─▒.
Fabley bana d├Ânerek:
- Bu parlak bulu┼č nereden? D├╝n ak┼čam domuz pirzolas─▒n─▒ fazla ka├ž─▒rd─▒n galiba, dedi.
Gazeteyi ├ž─▒kararak duyuruyu g├Âsterdim.
- Sahte, haberim yokÔÇŽ D├Ârt bacakl─▒lar d├╝nyas─▒n─▒n harikas─▒ olan ola─čan├╝st├╝ yavruyu kendi g├Âz├╝nle g├Ârd├╝n. Evet, ├žal─▒nmadan, ka├žmadan, ola─čan├╝st├╝ bir duyarl─▒l─▒kla kahvalt─▒s─▒n─▒ etti─čini kendi g├Âz├╝nle g├Ârd├╝n. G├╝le g├╝le, dedi.
Anlamaya ba┼člam─▒┼čt─▒m. Arabaya bindim. Ned amcaya en yak─▒n sokak a─čz─▒na ├žekmesini s├Âyledim. Domuzu ├ž─▒kard─▒m, soka─č─▒n kar┼č─▒ taraf─▒n─▒n uzakl─▒─č─▒n─▒ iyice hesaplay─▒p gerisine do─čru dikkatli bir ni┼čan ald─▒ktan sonra tekmeyi yerle┼čtirdim. ├ç─▒─čl─▒k ├ž─▒─čl─▒─ča soka─č─▒n ├Âb├╝r yan─▒na kadar tekerlenip gitti.
Ned amcaya elli santimi ├Âdedikten sonra, gazete y├Ânetim yerine y├╝r├╝d├╝m. Ger├že─či a├ž─▒klayan o so─čuk s├Âzleri kendi kula─č─▒mla i┼čitmek istiyordum. ─░lanc─▒y─▒ pencereye ├ža─č─▒rd─▒m.
«   01   ...    07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   ...    54   »   


´╗┐