Ana Sayfa » Yolculamak » Öyküler - I : 11


ÖYKÜLER - I

OSCAR WILDE

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 57


Dev dışarıya bakarken yüreği için için eridi. “Nasıl da bencilmişim!” dedi, “Niçin İlkyaz'ın buraya gelmek istemediğini şimdi anlıyorum. Şu zavallı yavrucuğu ağacın üstüne çıkarayım; sonra da duvarı yıkarım, bahçem artık sonsuza dek çocukların oyun yeri olur.” Yaptıklarına iyice pişman olmuştu.
Usul usul merdivenden aşağı inip bahçeye çıktı. Ama çocuklar onu görünce öyle korktular ki hep kaçıştılar. Ve bahçeye kış geri döndü. Yalnızca o küçük çocuğun gözleri yaşla öyle dolmuştu ki Dev'in geldiğini göremediği için kaçmadı. Dev de arkasından gizlice yaklaşıp yavaşça onu ellerinin arasına aldı ve ağacın üstüne koyuverdi. Ağaç hemen çiçekler açtı, kuşlar gelip üzerinde öttü. Çocuk iki kolunu Dev'in boynuna sarıp onu öptü. Öteki çocuklar da artık Dev'in eskisi gibi kötü olmadığını görünce koşa koşa geri döndüler, onlarla birlikte İlkyaz da geldi. Dev, “Artık burası sizin bahçeniz, küçük yavrular,” dedi ve koca bir balyoz alıp duvarı yıktı. Saat on ikide insanlar çarşıya giderken görüp görecekleri en güzel bahçede Dev'i çocuklarla oynuyor buldular.
Çocuklarla Dev, bütün gün oynadılar. Akşam olunca Dev'e hoşçakal demeye geldiler.
Dev, “Ama küçük arkadaşımız nerde? Hani ağaca çıkardığım çocuk?” diye sordu. Dev, kendisini öptüğü için en çok onu sevmişti.
Çocuklar, “Bilmiyoruz, gitmiş,” diye yanıt verdiler.
Dev, “Ona söyleyin, yarın kesinlikle gelsin,” dedi; ama çocuklar onun nerede oturduğunu bilmediklerini, kendisini bundan önce hiç görmediklerini söylediler; Dev pek üzüldü.
Her akşam okul kapanınca, çocuklar gelip Dev'le oynuyorlardı. Ancak Dev'in sevdiği küçük çocuk artık hiç görünmüyordu. Dev bütün çocuklara iyi davranıyordu, ama gene ilk dostunu özlüyor, sık sık ondan söz edip, “Ah onu nasıl da görmek istiyorum,” diyordu.
Yıllar geçti, Dev pek yaşlandı, güçten düştü. Artık koşup oynayamıyor, kocaman bir koltukta oturup çocukların oyununa bakıyor, bahçesiyle övünüyordu; “Birçok güzel çiçeğim var,” diyordu, “ama bütün çiçeklerin en güzeli çocuklar.”
Bir kış sabahı giyinirken dışarı bahçesine baktı. Artık Kış'tan nefret etmiyordu, çünkü bu, yalnızca İlkyaz uyuyor, çiçekler de dinleniyor demekti.
Birdenbire gözlerini şaşkınlıkla ovuşturdu baktı, baktı. Böyle bir şeyi hiç görmemişti: Bahçenin en uzak bir köşesinde, güzel beyaz çiçeklere bürünmüş bir ağaç vardı. Dalları altındandı, her birinden gümüş yemişler sarkıyor, altında da sevdiği küçük çocuk duruyordu.
Dev büyük bir sevinç içinde merdivenlerden aşağı koştu, acele acele bahçenin öbür ucuna geçip çocuğun yanına vardı. İyice yaklaşınca yüzü öfkeyle kıpkırmızı kesildi, “Seni yaralamaya kim cesaret etti?” dedi. Çünkü çocuğun avuçlarında ikişer tane çivi izi vardı, iki çivi izi de ayaklarında.
Dev, “Seni yaralamaya kim cüret etti?” diye bağırdı, “Söyle de kocaman kılıcımı alıp onu haklayayım.”
Çocuk, “Yo, bunlar sevginin yaraları,” dedi. Dev, “Sen kimsin?” derken üstüne garip bir korku çöktü ve çocuğun önünde dize geldi.
Çocuk Dev'e gülümsedi, “Siz beni bir kerecik bahçenizde oynattınız, bugün ben de sizi kendi bahçeme, cennete götüreceğim,” dedi.
Çocuklar akşam koşa koşa içeri girdikleri zaman baştan başa beyaz çiçeklere bürünmüş ağacın altında Dev'in ölüsünü buldular.
CANDAN DOST
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   ...    32   »