´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Pazartesi ├ľyk├╝leri - I : 01


PAZARTES─░ ├ľYK├ťLER─░ - I

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 14


Bu kitab─▒n haz─▒rlanmas─▒nda, Pazartesi ├ľyk├╝leri'nin M.E.B. Frans─▒z Klasikleri dizisinde Pazartesi Hik├óyeleri ad─▒yla yay─▒nlanan ilk bask─▒s─▒ temel al─▒nm─▒┼č ve ├ževiri dili g├╝n├╝m├╝z T├╝rk├žesine uyarlanm─▒┼čt─▒r.
Prof. Sabri Esat Siyavu┼čgil taraf─▒ndan Frans─▒zcadan ├ževrilmi┼čtir.
Yazan: Alphonse Daudet
Yay─▒na haz─▒rlayan: Egemen Berk├Âz
Dizgi: Yenig├╝n Haber Ajans─▒ Bas─▒n ve Yay─▒nc─▒l─▒k A.┼×.
Bask─▒: ├ça─čda┼č Matbaac─▒l─▒k Yay─▒nc─▒l─▒k Ltd. ┼×ti.
Eyl├╝l 1998


B─░R─░NC─░ B├ľL├ťM

D├ť┼×LEM VE TAR─░H

SON DERS

Bir k├╝├ž├╝k Alsacel─▒n─▒n ├Âyk├╝s├╝

O sabah okula pek ge├ž kalm─▒┼čt─▒m, azarlanaca─č─▒m diye de ├Âd├╝m kopuyordu. ├ç├╝nk├╝ M. Hamel bizi participe'lerden s├Âzl├╝ye ├žekece─čini s├Âylemi┼čti. Ben bu konunun daha ilk s├Âzc├╝─č├╝n├╝ bile bilmiyordum. Bir an, okulu as─▒p da─č tepe dola┼čmak akl─▒ma esti.
Hava da ├Âyle s─▒cak, ├Âyle a├ž─▒kt─▒ ki!
Orman─▒n bitiminde karatavuklar─▒n ├Ât├╝┼čt├╝─č├╝ duyuluyordu, b─▒├žk─▒evinin arkas─▒ndaki Rippert ├žay─▒ndan e─čitim yapan Prusyal─▒lar─▒n sesi geliyordu. B├╝t├╝n bunlar i├žimi participe'ler kural─▒ndan daha ├žok ├žekiyordu; ama yine de ┼čeytana uymad─▒m ve tabanlar─▒ kald─▒r─▒p okula do─čru ko┼čtum.
Belediyenin ├Ân├╝nden ge├žerken, k├╝├ž├╝k ilan kafesinin ├ževresine toplanm─▒┼č bir kalabal─▒k g├Ârd├╝m. ─░ki y─▒ldan beri, b├╝t├╝n k├Ât├╝ haberleri, yitirilen ├žarp─▒┼čmalar─▒, bizler hep oradan ├Â─čreniyorduk. Ko┼čmam─▒ kesmeden, kendi kendime:
- Yine ne var? dedim.
Tam h─▒zla alan─▒ ge├žece─čim s─▒rada, ├ž─▒ra─č─▒yla birlikte ilan─▒ okumakta olan demirci Wachter, bana seslendi:
- Hey k├╝├ž├╝k, o kadar acele etme. Nas─▒l olsa okuluna yeti┼čirsin.
Benimle alay ediyor sand─▒m ve soluk solu─ča M. Hamel'in k├╝├ž├╝k avlusuna dald─▒m.
Ders ba┼člarken, her zaman ta sokaktan bile duyulan bir curcunad─▒r kopard─▒. S─▒ralar─▒n kapaklar─▒ a├ž─▒l─▒r, kapan─▒r; daha iyi akla girsin diye kulaklar t─▒kanarak, ders hep bir a─č─▒zdan avaz avaz yinelenir ve ├Â─čretmenin kocaman cetveli s─▒ralar─▒n ├╝st├╝ne iner dururdu:
- Biraz susal─▒m!
├ľ─čretmene g├Âr├╝nmeden s─▒rama ge├živermek i├žin bu g├╝r├╝lt├╝ye g├╝veniyordum. Ama o g├╝n de, bir pazar sabah─▒ gibi, her ┼čey pek dingindi. A├ž─▒k pencereden, bizim arkada┼člar─▒n yerlerine oturmu┼č olduklar─▒n─▒ ve M. Hamel'in, o korkun├ž demir cetveli koltu─čunun alt─▒nda, bir a┼ča─č─▒ bir yukar─▒ dola┼čt─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝m. Bana da kap─▒y─▒ a├ž─▒p bu derin sessizlik i├žinde s─▒n─▒fa girmek d├╝┼čt├╝. Art─▒k bendeki utanmay─▒, bendeki korkuyu sormay─▒n!
Ama bo┼čunaym─▒┼č. M. Hamel hi├ž k─▒zmadan bana bakt─▒ ve pek tatl─▒ bir sesle:
- Ko┼č, yerine otur, k├╝├ž├╝k Frantz─▒m, dedi; az kals─▒n sensiz ba┼člayacakt─▒k.
Bir atlay─▒┼čta hemen s─▒rama oturuverdim. Ancak o zaman biraz kendime gelerek, bizim ├Â─čretmenin o g├╝zelim ye┼čil redingotunu giymi┼č, g├Â─čs├╝ne ince ince k─▒rmal─▒ dantelas─▒n─▒ takm─▒┼č ve ancak denetim ya da ├Âd├╝l da─č─▒t─▒m g├╝nlerinde giydi─či kara ipekten i┼člemeli takkesini ba┼č─▒na ge├žirmi┼č oldu─čunu fark ettim. Zaten b├╝t├╝n s─▒n─▒fta ola─čan├╝st├╝ bir t├Âren havas─▒ vard─▒. Ama as─▒l garibime giden ┼čey, s─▒n─▒f─▒n arkalar─▒nda, her zaman bombo┼č duran s─▒ralarda, k├Ây halk─▒n─▒n bizim gibi sessiz oturmas─▒yd─▒. ├ť├ž k├Â┼čeli ┼čapkas─▒yla ya┼čl─▒ Hauser, eski belediye ba┼čkan─▒, eski da─č─▒t─▒mc─▒, sonra daha ba┼čkalar─▒ da hep oradayd─▒. Hepsi de pek ├╝zg├╝n g├Âr├╝n├╝yordu.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   ...    56   »   


´╗┐