´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Pazartesi ├ľyk├╝leri - II : 05


PAZARTES─░ ├ľYK├ťLER─░ - II

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 15


bisk├╝vi satan kad─▒nlar, sonra a├ž─▒l─▒r kapan─▒r iskemleler, akordeonlar ve ellerinde sadaka kutular─▒yla ak┼čamlar─▒ d├Ânen k├Âr topluluklar─▒. Ben pasajda otururken, bu k├Ârlerden biri evlenmi┼čti. Onuruna, b├╝t├╝n gece g├Ârkemli bir klarnet, fl├╝t, akordeon ve laterna konseri dinlemi┼čtik. Konserde, de─či┼čik ezgileriyle b├╝t├╝n Paris k├Âpr├╝lerinin ge├žit yapt─▒─č─▒ g├Âr├╝l├╝yordu. Genellikle pasaj olduk├ža sessizdi. Bu sokak s├╝rt├╝kleri, ancak ak┼čam karanl─▒─č─▒nda, pek yorgun d├Ân├╝yorlard─▒! Yaln─▒zca cumartesileri, Arthur haftal─▒─č─▒n─▒ al─▒nca, curcuna ba┼čl─▒yordu.
Arthur benim kom┼čumdu. Bizim odayla, onun kar─▒s─▒yla birlikte oturdu─ču pansiyon aras─▒nda, ├╝st├╝ne tel gerilmi┼č al├žak bir duvardan ba┼čka bir ┼čey yoktu. Bu nedenle, istemeye istemeye, ya┼čam─▒n─▒n benimkine kar─▒┼čt─▒─č─▒ oluyordu ve her cumartesi, bu i┼č├ži ailesinde oynanan o Paris'e ├Âzg├╝ korkun├ž dram─▒, hi├žbir ayr─▒nt─▒s─▒n─▒ ka├ž─▒rmadan, dinliyordum. Dram, hep ayn─▒ bi├žimde ba┼čl─▒yordu. Kad─▒n, ak┼čam yeme─čini haz─▒rl─▒yor; ├žocuklar─▒ da ├ževresinde d├Ân├╝yordu. Bir yandan onlarla tatl─▒ tatl─▒ konu┼čuyor, bir yandan da i┼č g├Âr├╝yordu. Saat yedi oluyor, sekiz oluyor. Gelen, giden yokÔÇŽ Zaman ge├žtik├že kad─▒nca─č─▒z─▒n sesi de─či┼čiyor, h─▒├žk─▒r─▒kl─▒ ve sinirli oluyordu. Karn─▒ ac─▒kan, uykusu gelen ├žocuklar m─▒zm─▒zlanmaya ba┼čl─▒yordu. Adam bir t├╝rl├╝ g├Âr├╝nm├╝yordu. Onsuz yeme─če oturuluyordu. Sonra, ├žocuklar yat─▒p da uykuya dal─▒nca, kad─▒n tahta balkona geliyordu. Onun al├žak sesle h─▒├žk─▒ra h─▒├žk─▒ra:
- Ah edepsiz! Ah edepsiz! diye s├Âylendi─čini duyuyordum.
Evlerine d├Ânen kom┼čular, kendisini balkonda g├Âr├╝yorlar, durumuna ac─▒yorlard─▒:
- Siz de gidip yatsan─▒za, Madam Arthur. Biliyorsunuz ki, bug├╝n haftal─▒─č─▒n─▒ alm─▒┼čt─▒r, erken gelmez.
Sonra da ├Â─č├╝tler, ak─▒l ├Â─čretmeler:
- Sizin yerinizde olsayd─▒m, bak─▒n neler yapard─▒mÔÇŽ Ni├žin patronuna yak─▒nm─▒yorsunuz?
B├╝t├╝n bu ac─▒malar, onu bir kat daha a─člat─▒yordu. Fakat umudunda, beklemekte direniyor, sinirleniyor, kap─▒lar kapan─▒p da pasaj sessizli─če g├Âm├╝l├╝nce, kendisini yaln─▒z sanarak, orada, dirsekleri balkona dayal─▒, b├╝t├╝n zihni de─či┼čmez bir d├╝┼č├╝nceye tak─▒lm─▒┼č, ya┼čamlar─▒n─▒n yar─▒s─▒ hep sokakta ge├žen halk─▒n o sa─ča sola pek ald─▒r─▒┼č etmezli─čiyle, kendi kendine y├╝ksek sesle dert yan─▒yordu. Kira yine ge├ž kalm─▒┼čt─▒, alacakl─▒lar, ekmek├ži veresiyeyi kesmi┼čtiÔÇŽ Yine paras─▒z d├Ânerse, ne yapacakt─▒? Sonunda ge├ž kalanlar─▒n ayak seslerine kulak kabartmaktan, saatleri saymaktan b─▒k─▒p usan─▒yor, i├žeriye giriyordu. Fakat aradan epey zaman ge├žip de, ben art─▒k her ┼čeyin bitti─čini sand─▒─č─▒mda, yan─▒ ba┼č─▒mdaki balkonda birisinin ├Âks├╝rd├╝─č├╝n├╝ duyuyordum. Zavall─▒ kad─▒n, merak─▒ndan, yine eski yerine gelmi┼č, o darac─▒k karanl─▒k soka─ča baka baka g├Âz├╝n├╝n nurunu t├╝ketiyor, ama kendi yoksullu─čundan ba┼čka bir ┼čey g├Âremiyordu.
Saat bire, ikiye do─čru, kimileyin daha ge├ž, pasaj─▒n ucundan bir ┼čark─▒ sesi geliyordu. Bu, evine d├Ânen Arthur'du. ├ço─čunlukla yan─▒na birini takm─▒┼č, ÔÇťGelsene be yahuÔÇŽ gelsene be yahu!ÔÇŁlarla arkada┼č─▒n─▒ kap─▒ya kadar s├╝r├╝kl├╝yordu. Dahas─▒, kap─▒n─▒n ├Ân├╝ne gelince de, evde kendisini ne bekledi─čini bildi─či i├žin, bir t├╝rl├╝ i├žeriye giremiyor, bir a┼ča─č─▒, bir yukar─▒ dola┼č─▒yorduÔÇŽ Merdivenden ├ž─▒karken, uykuya dalan evin sessizli─či i├žinde yank─▒lanan kendi ayak sesi, onu vicdan azab─▒ gibi s─▒k─▒yordu. Kendi kendine, y├╝ksek sesle s├Âyleniyor ve her kap─▒n─▒n ├Ân├╝nde durarak:
- ─░yi ak┼čamlar Madam WeberÔÇŽ ─░yi ak┼čamlar Madam Mathieu! diye s├Âyleniyordu. Yan─▒t verilmezse, s├Âv├╝p saymaya ba┼čl─▒yor; sonunda b├╝t├╝n kap─▒lar, b├╝t├╝n pencereler a├ž─▒l─▒p tepesine ilen├žler ya─č─▒yordu. Zaten istedi─či ┼čey de buydu. Sarho┼č olunca, ├žeki┼čmeler, kavgalar ho┼čuna gidiyordu. Hem sonra, b├Âylece k─▒z─▒┼č─▒yor, tepesi atm─▒┼č geliyor ve eve d├Ânmek kendisini ├Âyle korkutmuyordu.
Hele o d├Ân├╝┼č, korkun├žtuÔÇŽ
- A├ž, ben geldim.
Kad─▒n─▒n ta┼čl─▒kta ├ž─▒plak ayak seslerini, kibrit ├žakmalar─▒n─▒ ve adam─▒n i├žeriye girer girmez, hep ayn─▒ masal─▒ kekelemeye ba┼člad─▒─č─▒n─▒ duyuyordum. ─░┼čte, efendim, arkada┼člar kendisini g├Ât├╝rm├╝┼čÔÇŽ Filanca, bilirsin yaÔÇŽ Demiryollar─▒nda ├žal─▒┼čan filanca. Kad─▒n─▒n dinledi─či yoktu:
- Hani para?
Arthur'un sesi:
- Kalmad─▒, diyordu.
-Yalan s├Âyl├╝yorsun!..
Ger├žekten de yalan s├Âyl├╝yordu. Dahas─▒, meyhanede a─čz─▒ k─▒z─▒┼čt─▒─č─▒ zaman bile, pazartesi ├žak─▒nt─▒s─▒n─▒ ├Ânceden d├╝┼č├╝nerek, hep birka├ž para saklard─▒. ─░┼čte kad─▒n, haftal─▒─č─▒n bu art─▒─č─▒n─▒ elinden koparmaya ├žabal─▒yordu. Arthur ├ž─▒rp─▒n─▒yor:
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   ...    36   »   


´╗┐