´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Pazartesi ├ľyk├╝leri - II : 06


PAZARTES─░ ├ľYK├ťLER─░ - II

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 15


- Hepsini ┼čaraba verdim, dedim ya; diye ba─č─▒r─▒yordu. Kad─▒n, yan─▒t vermeksizin, b├╝t├╝n darg─▒nl─▒─č─▒, b├╝t├╝n sinirlili─čiyle adama k─▒sk─▒vrak yap─▒┼č─▒yor, onu tartakl─▒yor, ├╝st├╝n├╝ ba┼č─▒n─▒ ar─▒yor, ceplerini kar─▒┼čt─▒r─▒yordu. Bir s├╝re sonra, paran─▒n yere d├╝┼č├╝p yuvarland─▒─č─▒n─▒, kad─▒n─▒n da bir ba┼čar─▒ kahkahas─▒yla, ufakl─▒─č─▒n ├╝zerine at─▒ld─▒─č─▒n─▒ i┼čitiyordum.
- Ah, i┼čte g├Ârd├╝n m├╝?
Sonra bir s├Âvg├╝, arkas─▒ndan da bir s├╝r├╝ pat k├╝tÔÇŽ Art─▒k sarho┼č, ├Âc├╝n├╝ al─▒yordu. Bir kez dayak atmaya ba┼člad─▒ m─▒, bir t├╝rl├╝ sonunu getiremiyordu. O pis kenar mahalle ┼čarab─▒nda ne kadar k├Ât├╝l├╝k, k─▒r─▒p d├Âk├╝c├╝l├╝k varsa, hepsi beynine s─▒├žr─▒yor ve ortaya ├ž─▒kmak istiyordu. Kad─▒n, ├ž─▒─čl─▒─č─▒ bas─▒yor, karanl─▒k odan─▒n son e┼čyas─▒ da parampar├ža oluyor, uykular─▒ndan s─▒├žrayarak uyanan ├žocuklar korkudan a─čl─▒yorlard─▒. Pasajda pencereler a├ž─▒l─▒yor ve herkes birbirine:
- Yine Arthur'un marifeti! diyordu.
Kimi zaman kay─▒nbaba, kom┼ču pansiyonda oturan ya┼čl─▒ bir pa├žavrac─▒, k─▒z─▒n─▒n yard─▒m─▒na geliyordu. Ancak Arthur, i┼č g├╝├ž s─▒ras─▒nda rahats─▒z edilmemek i├žin, kap─▒y─▒ kilitliyordu. O zaman, arada kap─▒, kay─▒nbabayla damat, korkun├ž bir a─č─▒z dala┼č─▒na giri┼čiyorlard─▒. Neler duymuyorduk!
Ya┼čl─▒ adam:
- ─░ki y─▒l hapiste yatmaktan akl─▒n ba┼č─▒na gelmedi mi, haydut? diye ba─č─▒r─▒yordu. Sarho┼č da y├╝ksekten atarak:
- ─░ki y─▒l hapiste yatm─▒┼čsam, ne olmu┼č? diyordu. Ben, hi├ž olmazsa, topluma borcumu ├ÂdedimÔÇŽ Sen de borcunu ├Âdemeye bak!..
Onca bu i┼čin de s├Âz├╝ m├╝ olurdu, sanki. Evet, ├žalm─▒┼čt─▒. Onlar da kendisini hapse atm─▒┼člard─▒. Art─▒k fit olmu┼člard─▒ÔÇŽ Ama ya┼čl─▒ adam bu konuda yine pek d─▒rd─▒r ederse, Arthur art─▒k dayanamayarak kap─▒y─▒ a├ž─▒yor, kay─▒nbaban─▒n, kaynanan─▒n, kom┼čular─▒n ├╝zerine ├žullan─▒yor ve kukla oyunundaki Pulcinella gibi, herkesi dayaktan k─▒r─▒p ge├žiriyordu.
Ama yine k├Ât├╝ bir adam de─čildi. ├ço─čunlukla pazarlar─▒, bu azg─▒nl─▒klar─▒n ertesi g├╝n├╝, meyhaneye gidecek paras─▒ kalmayan sarho┼č, art─▒k yat─▒┼čm─▒┼č, b├╝t├╝n g├╝n├╝n├╝ evde ge├žiriyordu. Odalardan iskemleler ├ž─▒kar─▒l─▒yordu. Madam Weber, Madam Mathieu, b├╝t├╝n pansiyon halk─▒ balkona yerle┼čiyor ve s├Âyle┼čiye ba┼čl─▒yordu. Arthur'daki inceli─či g├Ârmeyin! Ak┼čam derslerine giden o ├Ârnek i┼č├žilerden biri san─▒rs─▒n─▒z. Konu┼čurken sesine ├Âyle bir tatl─▒l─▒k, ├Âyle bir ho┼čluk veriyordu ki, sormay─▒n. ─░┼č├žilerin haklar─▒yla, anamalc─▒lar─▒n bask─▒lar─▒yla ilgili ┼čuradan buradan toplanm─▒┼č d├╝┼č├╝nce k─▒r─▒nt─▒lar─▒yla s├Âyleve ba┼čl─▒yordu. Geceleyin yedi─či dayakla yumu┼čayan zavall─▒ kar─▒s─▒, kendisine hayran hayran bakakal─▒yordu. Hem hayran kalan, yaln─▒zca o de─čildi. Madam Weber de i├žini ├žekerek:
- Ah ┼ču Arthur, e─čer istese! diye m─▒r─▒ldan─▒yordu. Sonunda kad─▒nlar, Arthur'a ┼čark─▒ s├Âyletiyorlard─▒ÔÇŽ O da M. de B├ęlanger'nin K─▒rlang─▒├žlar'─▒n─▒ okuyordu. Ah, yapmac─▒k h─▒├žk─▒r─▒klarla dolu o bo─čazdan gelme ses, o aptal i┼č├ži duyarl─▒─č─▒!ÔÇŽ Katranl─▒ k├ó─č─▒ttan ├ž├╝r├╝m├╝┼č sundurman─▒n alt─▒nda as─▒l─▒ pa├žavralarla iplerin aras─▒ndan bir par├žac─▒k mavi g├Âky├╝z├╝ g├Âr├╝l├╝yor ve kendilerine g├Âre ├╝lk├╝ye susam─▒┼č b├╝t├╝n bu ayaktak─▒m─▒, ya┼čl─▒ g├Âzlerini yukar─▒ya kald─▒r─▒yordu.
B├╝t├╝n bunlar Arthur'u bir dahaki cumartesiye haftal─▒─č─▒n─▒ yiyip kar─▒s─▒n─▒ d├Âvmekten al─▒koymuyordu. Hem sonra bu izbede, haftal─▒klar─▒n─▒ yiyip kar─▒lar─▒n─▒ d├Âvmek i├žin babalar─▒n─▒n ya┼č─▒na gelmeyi bekleyen bir s├╝r├╝ k├╝├ž├╝k Arthur da vard─▒.. D├╝nyay─▒ bu s├╝r├╝ y├Ânetecek ha!.. ├ľyle olacaksa, pasajdaki kom┼čular─▒m─▒n dedi─či gibi, ÔÇťn├ólet olsun!ÔÇŁ
├ť├ç UYARI
E─čer Thiers Baba bize verdi─či z─▒lg─▒t─▒n bir i┼če yarad─▒─č─▒n─▒ san─▒yorsa, Paris halk─▒n─▒ tan─▒m─▒yor demektir. Bu b├Âyle de─čilse, bana B├ęlisaire, ┼ču elimdekine de rende demesinler! Bak─▒n, M├Âsy├Â, istedikleri kadar bizi y─▒─č─▒n y─▒─č─▒n kur┼čuna dizsinler, s├╝rg├╝ne g├Ândersinler, ├╝lke d─▒┼č─▒na ats─▒nlar, Satory'den al─▒p Cayenne'e yollas─▒nlar, dubalara sardalya gibi s─▒ralas─▒nlar, Parisli devrime bay─▒l─▒r ve hi├žbir ┼čey onu bu zevkten yoksun edemez. Can ├ž─▒kar, huy ├ž─▒kmaz. Ne yapars─▒n─▒z? As─▒l ho┼čumuza giden ┼čey, politikan─▒n g├╝r├╝lt├╝ pat─▒rt─▒s─▒d─▒r: i┼čliklerin kapanmas─▒, toplanmalar, ba┼č─▒bo┼č dola┼čmalar, sonra ne oldu─čunu benim de bilmedi─čim bir ┼čeyler.
Bunu iyi anlamak i├žin, benim gibi, Orillon Soka─č─▒'nda, bir marangoz i┼čli─činde do─čmu┼č olmak, sekiz ya┼č─▒ndan on be┼č ya┼č─▒na dek ├ž─▒rakl─▒k etmek, i├ži tala┼č dolu ├žek├žek arabas─▒yla kenar mahallede taban
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   ...    36   »   


´╗┐