´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Pazartesi ├ľyk├╝leri - II : 07


PAZARTES─░ ├ľYK├ťLER─░ - II

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 15


tepmek gerekir. Hey gidi hey! O d├Ânemde bu kuru kafa ne devrimler g├Ârd├╝. Daha pek k├╝├ž├╝k, iki kar─▒┼č boyundayken, Paris'in neresinde bir pat─▒rt─▒ olsa, beni kesinlikle orada g├Âr├╝rd├╝n├╝z. Hemen her zaman, pat─▒rt─▒ kopaca─č─▒n─▒ ├Ânceden bilirdim. Kenar mahallede i┼č├žilerin, yaya kald─▒r─▒m─▒n─▒ geni┼čli─čine tutarak kolkola dola┼čt─▒klar─▒n─▒, kad─▒nlar─▒n kap─▒ ├Ânlerinde, ellerini kollar─▒n─▒ oynata oynata ├žene ├žald─▒klar─▒n─▒, b├╝t├╝n bir kalabal─▒─č─▒n Oktava s─▒n─▒r─▒ndan a┼ča─č─▒ indi─čini g├Âr├╝nce, tala┼č dolu arabam─▒ ├žekerek, kendi kendime:
- Ya┼čad─▒k! Yine bir ┼čeyler varÔÇŽ derdim.
Dedi─čim de hep do─čru ├ž─▒kard─▒. Ak┼čam, d├╝kk├óna d├Ân├╝nce, i├žerisini t─▒kl─▒m t─▒kl─▒m bulurdum. Babam─▒n arkada┼člar─▒ tezg├óh─▒n ├ževresinde siyasetten konu┼čurlar, kom┼čular babama gazete getirirlerdi. ├ç├╝nk├╝ o zamanlar, ┼čimdi oldu─ču gibi bir meteli─če gazete yoktu. Ayn─▒ evde oturup da haberleri okumak isteyenler, aralar─▒nda para toplay─▒p bir gazete al─▒rlar, gazete de b├╝t├╝n katlar─▒ d├ÂnenirdiÔÇŽ Her ┼čeye kar┼č─▒n ├žal─▒┼čmay─▒ b─▒rakmayan B├ęlisaire Baba, haberleri dinledik├že, h─▒nc─▒n─▒ rendesinden al─▒rd─▒. Pekiyi an─▒msar─▒m, o g├╝nlerde sofraya oturmadan ├Ânce annemiz bize:
- Aman ├žocuklar, uslu durunÔÇŽ Yine siyaset i┼čleri y├╝z├╝nden baban─▒z─▒n keyfi yerinde de─čil, demeyi hi├ž savsaklamazd─▒.
Ben, elbette, o m├╝barek i┼člerden bir ┼čey ├žakmazd─▒m. Ama ne de olsa, dinleye dinleye, kimi deyimlerin kafama girdi─či de olurdu. ├ľrne─čin:
- ┼×u Gand'a giden Guizot keratas─▒! gibi.
Ne Guizot'nun kim oldu─čunu, ne de Gand'a gitmenin ne anlama geldi─čini bilirdim. Ama ne ├ž─▒kar ki! Ben de ├Âtekiler gibi:
- Guizot keratas─▒!.. Guizot keratas─▒! diye s├Âylenir dururdum.
Kafamda onu Orillon Soka─č─▒'n─▒n k├Â┼česinde duran ve bizim tala┼č arabas─▒ y├╝z├╝nden bana ├žektirmedi─či kalmayan iriyar─▒, edepsiz bir bek├žiyle kar─▒┼čt─▒rd─▒─č─▒m i├žin, o zavall─▒ M. Guizot'ya b├╝sb├╝t├╝n can ve g├Ân├╝lden kerata diyordumÔÇŽ Zaten o k─▒rm─▒z─▒ suratl─▒ herifi mahallede seven yoktu! K├Âpekler, ├žocuklar, herkes ona di┼č biliyordu. Yaln─▒zca ┼čarap├ž─▒, ara s─▒ra adam─▒ yumu┼čatmak i├žin, d├╝kk├ón─▒n─▒n aral─▒─č─▒ndan ona bir kadeh ┼čarap uzat─▒rd─▒. K─▒rm─▒z─▒ suratl─▒ herif, sanki oral─▒ de─čilmi┼č gibi, yakla┼č─▒r ├ževrede bir ├╝st├╝ var m─▒ yok mu diye, sa─č─▒na soluna bakar, sonra ge├žerken l├╝p! Bir kadeh ┼čarab─▒n bu kadar el ├žabuklu─čuyla temizlendi─či g├Âr├╝lm├╝┼č ┼čey de─čildi. Kurnazl─▒k, tam dirse─činin havaya kalkt─▒─č─▒ zaman─▒ g├Âzetlemek ve o anda arkadan yakla┼č─▒p:
- Aman ├žavu┼č! Subay geliyor! diye ba─č─▒rmakt─▒.
─░┼čte Paris halk─▒ b├Âyledir. Bek├ži ve polis mi, vur abal─▒ya. Herkes bu zavall─▒lardan nefret etmeye, onlara k├Âpek g├Âz├╝yle bakmaya al─▒┼č─▒kt─▒r. Bakanlar t├╝rl├╝ rezillikler yapar, cezalar─▒n─▒ kolluk├žular ├žeker. ┼×├Âyle a─č─▒z tad─▒yla bir devrim oldu mu, bakanlar Versailles'da, kolluk├žular da kanalda solu─ču al─▒rÔÇŽ
Neyse s├Âz├╝ uzatmayal─▒m. Paris'te bir ┼čeyler oldu mu, haberini ├Ânce bizler al─▒rd─▒k. O g├╝nler, mahallenin b├╝t├╝n yumurcaklar─▒, birbirimizle s├Âzle┼čir ve hep birlikte semtten a┼ča─č─▒ inerdik. Gelip ge├ženler:
- Monmartre Soka─č─▒'ndaÔÇŽ Hay─▒r! Saint-Denis Kap─▒s─▒'nda! diye ba─č─▒r─▒rlard─▒.
Oralarda i┼či g├╝c├╝ olanlar, yol bulup ge├žemedikleri i├žin, ├Âfkeli ├Âfkeli geri d├Ânerlerdi. Kad─▒nlar f─▒r─▒nlara ko┼čard─▒. Ana kap─▒lar kapan─▒rd─▒. B├╝t├╝n bunlar bizi b├╝sb├╝t├╝n azd─▒r─▒rd─▒. ┼×ark─▒ s├Âylerdik, ge├žerken k├╝├ž├╝k sokak sat─▒c─▒lar─▒na ├žarpard─▒k. Onlar da f─▒rt─▒nal─▒ g├╝nlerde yapt─▒klar─▒ gibi, ├žabucak i┼čportalar─▒n─▒, sergilerini toparlay─▒p giderlerdi. Kimileyin kanala vard─▒─č─▒m─▒zda, k├Âpr├╝ler a├ž─▒lm─▒┼č olurdu. Binek ve y├╝k arabalar─▒ orada durakal─▒rd─▒. Arabac─▒lar boyuna s├Âver, halk meraka d├╝┼čerdi. Oysa biz, o zamanlar semti Temple Soka─č─▒'ndan ay─▒ran o basamakl─▒ b├╝y├╝k ge├žitten ko┼ča ko┼ča ├ž─▒kar ve bulvarlara gelirdik.
Karnaval ve ba┼čkald─▒r─▒ g├╝nlerinde bulvarlar pek e─členceli olurdu. Hemen hi├ž arabaya rastgelinmezdi. Koca yolun ortas─▒nda, g├Ânl├╝m├╝z├╝n diledi─či gibi ko┼čturup dururduk. Bu mahallelerdeki d├╝kk├ónc─▒lar, bizim ge├žti─čimizi g├Âr├╝nce, i┼čin i├žinden ne ├ž─▒kaca─č─▒n─▒ bilirler ve hemen ma─čazalar─▒n─▒ kapat─▒rlard─▒. Fakat kepenkleri indirdikten sonra da, kap─▒lar─▒n─▒n ├Ân├╝nde, yaya kald─▒r─▒m─▒nda dururlard─▒. ├ç├╝nk├╝ Parislilerde merak, her ┼čeyden ├╝st├╝nd├╝r.
Sonunda kara bir y─▒─č─▒n halinde halk─▒, kalabal─▒─č─▒ g├Ârd├╝k. Hah i┼čte oras─▒!.. Yaln─▒zca iyi g├Ârmek i├žin, ilk s─▒raya ge├žmek gerekirdi. Aman Allah, ensemize ne tokatlar inerdiÔÇŽ Ama yine, sa─č─▒ solu ite kaka, bacaklar─▒n aras─▒ndan kayarak sonunda ├Âne ge├žerdikÔÇŽ Herkesin ├Ân├╝nde yer bulunca, rahat birer soluk al─▒rd─▒k, koltuklar─▒m─▒z kabar─▒rd─▒. Do─črusu seyir de bu g├╝├žl├╝klere de─čerdi, hani.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   ...    36   »   


´╗┐