´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Pazartesi ├ľyk├╝leri - II : 10


PAZARTES─░ ├ľYK├ťLER─░ - II

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 15


fenerler kar┼č─▒s─▒nda i├žim ezilir gibi oluyor. Az ├Ânce, b├╝t├╝n ┼ču bulvar k├Â┼česine g├╝r├╝lt├╝ ve ─▒┼č─▒k olarak yay─▒ld─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝─č├╝m bu b├╝y├╝k bina, yang─▒ndan ├ž─▒km─▒┼č gibi sessiz, karanl─▒k, ─▒ss─▒z ve s─▒r─▒ls─▒klamÔÇŽ. Haydi, art─▒k bitti. Alt─▒ ayl─▒k ├žal─▒┼čma, d├╝┼člem, yorgunluk, umut, her ┼čey yand─▒, bitti; bir gecenin havagaz─▒ alevinde u├žup gitti.
PEYNİR ÇORBASI
Be┼činci katta k├╝├ž├╝k bir oda, ya─čmurun dama a├ž─▒lan pencerelerin ├╝zerine dikine ya─čd─▒─č─▒ ve -┼čimdiki gibi gece olunca- damlarla birlikte karanl─▒─č─▒n ve boran─▒n i├žine kar─▒┼čm─▒┼ča benzeyen o ├žat─▒ aralar─▒ndan biri. Ama yine pek iyi pek rahat. ─░├žeri girilince, insana sert yelin g├╝r├╝lt├╝s├╝ ve oluklarda par─▒ldayan ya─čmur sular─▒yla bir kat daha artan, ne oldu─čunu bilmedi─čim bir rahatl─▒k ve a├ž─▒lma duygusu geliyor. ─░nsan kendisini b├╝y├╝k bir a─čac─▒n tepesinde s─▒cak bir yuvada san─▒yor. ┼×imdilik yuva bombo┼č. Odan─▒n sahibi i├žerde yok. Fakat neredeyse gelece─či ve odada sanki her ┼čeyin onu bekledi─či duyumsan─▒yor. K├╝l ba─člam─▒┼č g├╝zel bir ate┼čin ├╝st├╝nde k├╝├ž├╝k bir tencere rahat rahat, ho┼čnut bir m─▒r─▒lt─▒yla kayn─▒yor. Do─črusu bir tencere i├žin, zaman epey ge├ž. Nitekim bu da, alev g├Âre g├Âre kararm─▒┼č kenarlar─▒na bak─▒l─▒nca i┼če al─▒┼čk─▒n oldu─ču anla┼č─▒l─▒yor, ama yine de ara s─▒ra sab─▒rs─▒zlan─▒yor ve bu─čunun g├╝c├╝yle kapa─č─▒ kalk─▒yor. O zaman i├žinden i┼čtah a├ž─▒c─▒ bir s─▒cakl─▒k y├╝kseliyor ve b├╝t├╝n odaya yay─▒l─▒yor.
Ah o peynir ├žorbas─▒n─▒n g├╝zel kokusu!
Kimileyin de k├╝ll├╝ ate┼č biraz canlan─▒yor. K├╝t├╝klerin aras─▒ndaki k├╝ller ├ž├Âk├╝yor ve k├╝├ž├╝k bir alev, denetliyor da her ┼čeyin yerli yerinde olup olmad─▒─č─▒n─▒ yokluyormu┼č gibi, oday─▒ alttan ayd─▒nlatarak taban tahtalar─▒ ├╝zerinde sekiyor. Evet, do─črusu, her ┼čey yerli yerinde; efendi, ne zaman can─▒ isterse, gelebilir. Pencerelerin Cezayir i┼či incecik perdeleri ├žekilmi┼č, ayn─▒ t├╝ller karyolay─▒ pek g├╝zel ├ževrelemi┼čÔÇŽ ─░┼čte orada, oca─č─▒n yan─▒nda b├╝y├╝k bir koltuk uzan─▒yor. Bir k├Â┼čede sofra kurulmu┼č, ├╝st├╝nde hemen yak─▒lmaya haz─▒r bir lamba, bir ki┼čilik tabak, ka┼č─▒k ve ├žatal, taba─č─▒n yan─▒nda da tek ba┼č─▒na sofraya oturanlar─▒n yolda┼č─▒ bir kitapÔÇŽ Nas─▒l tencere ate┼čten kararm─▒┼čsa, tabaklar─▒n ├ži├žekleri de sudan sararm─▒┼č, kitab─▒n k─▒y─▒lar─▒ buru┼čmu┼č, her ┼čeye bir al─▒┼čkanl─▒─č─▒n biraz yorgun sevgisi sinmi┼č. Efendinin her gece eve pek ge├ž d├Ând├╝─č├╝ ve her d├Ân├╝┼č├╝nde i├žin i├žin pi┼čen ve oday─▒ misk gibi kokulu ve s─▒cak tutan b├Âyle yal─▒n ve haz─▒r bir ak┼čam yeme─či bulmaktan ho┼čland─▒─č─▒ anla┼č─▒l─▒yor.
Ah o peynir ├žorbas─▒n─▒n g├╝zel kokusu!
Bu bek├ór odas─▒n─▒n d├╝zenini g├Âr├╝nce, sahibinin bir memur, b├╝t├╝n ya┼čamlar─▒na tam vaktinde daireye gitmek al─▒┼čkanl─▒─č─▒yla etiketli dosya d├╝zeni sinmi┼č o titiz insanlardan biri oldu─čunu kestiriyorum. B├Âyle ge├ž d├Ânmesi i├žin de, san─▒r─▒m posta ya da telgrafta gece i┼činde ├žal─▒┼č─▒yor olmal─▒. Onu buradan, bir parmakl─▒─č─▒n arkas─▒nda, alpaka kolluklar─▒ ve kadife takkesiyle, mektuplar─▒ pullayarak, ay─▒rarak, telgraflar─▒n mavi ┼čeritlerini makaralar─▒ndan ├ž─▒kararak, uykuya ya da e─členceye dalan Paris'e b├╝t├╝n ertesi g├╝nk├╝ i┼čleri haz─▒rlad─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝yorum. Ama hay─▒r, b├Âyle de─čilmi┼č. Oca─č─▒n k├╝├ž├╝k alevi oday─▒ yoklarken, duvara as─▒lm─▒┼č kocaman foto─čraflar─▒ ayd─▒nlat─▒yor. Karanl─▒ktan hemen, yald─▒zl─▒ ├žer├ževeler i├žinde, g├Ârkemli harmanilere b├╝r├╝nm├╝┼č imparator Auguste, Muhammed, Roma ┼č├Âvalyesi ve Ermenistan valisi F├ęlix, ta├žlar, mi─čferler, kefiyeler ortaya ├ž─▒k─▒yor, b├╝t├╝n de─či┼čik ba┼čl─▒klar─▒n alt─▒nda hep ayn─▒ a─č─▒rba┼čl─▒ ve dik ba┼č, ev sahibinin, yesin diye bu misk kokulu ├žorban─▒n s─▒cak k├╝ller ├╝st├╝nde i├žin i├žin pi┼čip kaynad─▒─č─▒ o mutlu soylunun ba┼č─▒ÔÇŽ
Ah o peynir ├žorbas─▒n─▒n g├╝zel kokusu!
Ku┼čkusuz de─čil; o, posta memuru filan de─čil. O bir imparator, bir d├╝nya egemeni, haftan─▒n her gecesinde Od├ęon'nun kubbesini ├ž─▒n ├ž─▒n ├ž─▒nlatan ve:
- Korumanlar, yakalay─▒n ┼čunu! deyince, onlar─▒n hemen buyru─ča uyduklar─▒, o Tanr─▒'n─▒n sevgili kullar─▒ndan biri. ┼×u anda, orada ─▒rma─č─▒n ├Âb├╝r yakas─▒ndaki saray─▒nda bulunuyor. Aya─č─▒nda y├╝ksek ├Âk├želi ├žar─▒k, s─▒rt─▒nda harmani, s├╝tunlar aras─▒nda dola┼č─▒yor, ┼čiirler okuyor, ka┼člar─▒n─▒ ├žat─▒yor ve trajedilerin s├Âylevlerinde can─▒ s─▒k─▒lm─▒┼č gibi harmanisine sar─▒n─▒yor. Ger├žekten bo┼č s─▒ralar ├Ân├╝nde oynamak ├Âyle ├╝z├╝c├╝ ki! Hele trajedi gecelerinde Od├ęon salonu pek geni┼č, pek so─čuk oluyor!.. Harmanisinin alt─▒nda yar─▒ donmu┼č imparator, birdenbire, b├╝t├╝n v├╝cudunda s─▒cak bir solu─čun dola┼čt─▒─č─▒n─▒ duyumsuyor. G├Âz├╝ parl─▒yor, burun delikleri a├ž─▒l─▒yorÔÇŽ Eve d├Ân├╝nce, odas─▒n─▒ hen├╝z s─▒cak, sofray─▒ kurulu, lambay─▒ haz─▒r ve b├╝t├╝n o k├╝├ž├╝k yuvas─▒n─▒, ├Âzel ya┼čamlar─▒nda sahnedeki biraz savruk durumlar─▒n─▒n ac─▒s─▒n─▒ ├ž─▒karmak isteyen
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   ...    36   »   


´╗┐