´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Pazartesi ├ľyk├╝leri - II : 11


PAZARTES─░ ├ľYK├ťLER─░ - II

ALPHONSE DAUDET

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 15


sanat├ž─▒lar─▒n o kentsoylulara ├Âzg├╝ titizli─čiyle d├╝zenli bulaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝yor. Tencerenin kapa─č─▒n─▒ kald─▒rd─▒─č─▒n─▒ ve ├ži├žekli taba─č─▒na ├žorba doldurdu─čunu g├Âr├╝r gibi oluyor.
Ah o peynir ├žorbas─▒n─▒n g├╝zel kokusu!
Art─▒k o andan sonra b├╝sb├╝t├╝n ba┼čka bir adam oluyor. Harmanisinin d├╝zg├╝n k─▒vr─▒mlar─▒nda, mermer merdivenlerde, s├╝tunlar─▒n kat─▒l─▒─č─▒nda kendisini s─▒kan hi├žbir ┼čey kalm─▒yor. Canlan─▒yor, oyununa h─▒z veriyor; olay─▒ h─▒zla sonuca g├Ât├╝r├╝yor. D├╝┼č├╝n├╝n bir, ya ate┼č s├Ân├╝verirseÔÇŽ Zaman ge├žtik├že, g├Âz├╝nde t├╝ten ┼čeyler biraz daha yak─▒na geliyor ve kendisine ├Âyle bir g├╝├ž veriyor ki. ┼×a┼č─▒lacak ┼čey! Od├ęon'un havas─▒ ─▒s─▒n─▒yor. Orkestra koltuklar─▒nda uyu┼čukluktan kurtulan gedikli izleyiciler, bu Marancourt'un, ├Âzellikle son sahnelerde, ger├žekten ola─čan├╝st├╝ oldu─čunu g├Âr├╝yorlar. Pek do─čru, oyunun sonunda, hainlerin han├žerlendi─či, prenseslerin evlendirildi─či o kesin dakikalarda, imparatorun y├╝z├╝ ├Âyle garip bir erin├ž ve mutluluk i├žinde ki. O denli co┼čku ve tiratla karn─▒ b├╝sb├╝t├╝n ac─▒km─▒┼č, kendisini odas─▒nda, k├╝├ž├╝c├╝k sofras─▒na oturmu┼č san─▒yor ve peynir ├žorbas─▒ tam k─▒vam─▒nda pi┼čip de s─▒cak s─▒cak sofraya gelince, ka┼č─▒─ča tak─▒lan o g├╝zelim beyaz iplikleri daha ┼čimdiden g├Âr├╝yormu┼č gibi, bak─▒┼člar─▒ tatl─▒ bir g├╝l├╝msemeyle Cinna'dan Maxime'e (3) gidip geliyor.
SON K─░TAP
Merdivende biri bana:
- ├ľld├╝!.. dedi.
Asl─▒nda ├žoktan beri bu k├Ât├╝ haberi i┼čitece─čimi duyumsuyordum; g├╝n├╝n birinde bu kap─▒da b├Âyle bir haberle kar┼č─▒la┼čaca─č─▒m─▒ biliyordum. Ama yine de bu ├Âl├╝m beni beklenmedik bir ┼čeymi┼č gibi etkiledi. ─░├žim burkulmu┼č, dudaklar─▒m titreye titreye, bu al├žakg├Ân├╝ll├╝ yazar evine girdim. ├çal─▒┼čma odas─▒ en geni┼č yeri kapl─▒yordu. ─░nceleme ve ara┼čt─▒rma, bask─▒ kurarak evin b├╝t├╝n rahat─▒n─▒, b├╝t├╝n ayd─▒nl─▒─č─▒n─▒ kendisine ay─▒rm─▒┼čt─▒.
Pek al├žak, k├╝├ž├╝k bir karyola ├╝zerine uzanm─▒┼č yat─▒yordu. K├ó─č─▒tla dolu masas─▒, sayfalar─▒n ortas─▒nda birdenbire kesilivermi┼č iri yaz─▒s─▒, hen├╝z hokkan─▒n i├žinde duran kalemi, ├Âl├╝m├╝n nas─▒l ans─▒z─▒n geldi─čini g├Âsteriyordu. Karyolan─▒n arkas─▒nda, karalamalar ve da─č─▒n─▒k k├ó─č─▒tlarla t─▒kl─▒m t─▒kl─▒m dolu me┼če a─čac─▒ndan b├╝y├╝k bir dolap, hemen ba┼č─▒n─▒n ├╝st├╝nde aral─▒k duruyordu. ├çevrede hep kitap, kitaptan ba┼čka bir ┼čey yok. Her yerde, raflar─▒n ├╝zerinde, iskemlelerin ├╝zerinde, yaz─▒ masas─▒n─▒n ├╝zerinde kitap, karyolan─▒n ayakucuna var─▒ncaya dek, her k├Â┼čede, yerde ├╝st ├╝ste y─▒─č─▒l─▒ kitaplar. O, ┼čurada masas─▒na oturmu┼č, yaz─▒ yazarken bu t─▒k─▒┼č─▒kl─▒k, bu tozsuz da─č─▒n─▒kl─▒k, bak─▒┼člara ho┼č gelebilirdi. ├ç├╝nk├╝ o zamanlar bu da─č─▒n─▒kl─▒kta ya┼čam, ├žal─▒┼čma ne┼česi vard─▒. Ama ┼čimdi bu cenaze odas─▒nda, insan─▒n i├žini burkuyordu. Y─▒─č─▒n y─▒─č─▒n ├ž├Âken bu zavall─▒ kitaplarda, kalk─▒p gitmeye, rastlant─▒n─▒n, a├ž─▒k art─▒rmalara, r─▒ht─▒m boyundaki d├╝kk├ón ├Ânlerine da─č─▒lm─▒┼č, yelin ve ama├žs─▒z dola┼čanlar─▒n kar─▒┼čt─▒rd─▒─č─▒ o g├Ârkemli kitapl─▒─č─▒nda yitip gitmeye bir haz─▒rlan─▒┼č g├Âr├╝l├╝yordu.
Onu yata─č─▒nda ├Âpm├╝┼č, o ta┼č gibi so─čuk ve a─č─▒r aln─▒n dudaklar─▒ma de─čmesiyle sars─▒larak, ayakta kendisine bak─▒yordum. Birdenbire kap─▒ a├ž─▒ld─▒. ─░├žeriye y├╝kl├╝, soluk solu─ča bir kitap├ž─▒ ├ž─▒ra─č─▒ ne┼čeyle girdi ve masan─▒n ├╝zerine, hen├╝z bas─▒mevinden ├ž─▒km─▒┼č bir paket kitap koydu.
- Bachelin g├Ânderiyor! diye ba─č─▒rd─▒; sonra karyolay─▒ g├Âr├╝nce, geriledi, kasketini ├ž─▒kard─▒ ve sessiz sedas─▒z ├žekilip gitti.
Kitap├ž─▒ Bachelin'in bu bir ay gecikmi┼č, hastan─▒n sab─▒rs─▒zl─▒kla bekleyip de ancak ├Âl├╝s├╝n├╝n eline ge├žen kitap paketinde ├╝rk├╝t├╝c├╝ bir alay vard─▒ÔÇŽ Zavall─▒ dost! Son kitab─▒yd─▒, en ├žok g├╝vendi─či kitab─▒. Daha o zamanlar ate┼čten titremeye ba┼člayan elleri, ne b├╝y├╝k bir titizlikle taslaklar─▒ d├╝zeltmi┼čti! Bas─▒lan ilk kitab─▒ g├Ârebilmek i├žin nas─▒l da i├ži titremi┼čti. Son g├╝nlerinde, art─▒k s├Âz s├Âylemeye g├╝c├╝ kalmay─▒nca, g├Âzleri hep kap─▒ya dikili kal─▒yordu. Bas─▒mevi i┼č├žileri, kalfalar─▒, cilt├žiler, bir ki┼činin yap─▒t─▒na ├žal─▒┼čan b├╝t├╝n o kalabal─▒k, bu ac─▒ ve bekleyi┼č dolu bak─▒┼člar─▒ g├Ârm├╝┼č olsayd─▒; zaman─▒nda, yani bir g├╝n ├Ânce yeti┼čmek ve can ├žeki┼čene, taze kitap kokusunda ve harflerin temizli─činde, kafas─▒n─▒n i├žinde da─č─▒ld─▒─č─▒n─▒ ve karanl─▒─ča girdi─čini duyumsad─▒─č─▒ o d├╝┼č├╝nceye yeniden kavu┼čma sevincini vermek i├žin, eller ivedi davran─▒r, harfler ├žabucak sayfa, sayfalar da cilt olurdu.
Dahas─▒, sapasa─člamken de, bu, yazar─▒n asla b─▒kmayaca─č─▒ bir mutluluktur. Yap─▒t─▒n─▒n ilk kopyas─▒n─▒ a├žmak, onu art─▒k, hep biraz belirsiz bulundu─ču beynin o b├╝y├╝k kayna┼čmas─▒nda de─čil de, kitapta, kabartma halinde g├Ârmek, ne ho┼č bir izlenimdir! Gen├žlikte bu, insan─▒n g├Âzlerini kama┼čt─▒r─▒r. Ba┼č─▒na g├╝ne┼č vurmu┼č
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   ...    36   »   


´╗┐