´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Peter Schlemihl : 03


PETER SCHLEMIHL

ADELBERT VON CHAMISSO

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 69


Yan─▒t─▒m─▒ beklemeden konuklara d├Ânerek konu┼čmay─▒ s├╝rd├╝rd├╝: ÔÇť┼×urayaÔÇŽÔÇŁ Mektupla bir tepeyi i┼čaret etti. ÔÇťYeni yap─▒y─▒ ┼čuraya yapt─▒raca─č─▒m!ÔÇŁ Mektubun m├╝hr├╝n├╝ a├žt─▒ ama zenginlik konular─▒na ge├žen s├Âyle┼čiyi kesmedi: ÔÇťHi├ž olmazsa bir milyonun sahibi olmayan kimseÔÇŁ diyordu, ÔÇťkulland─▒─č─▒m s├Âzc├╝─č├╝ ba─č─▒┼člay─▒n, itin tekidir.ÔÇŁ
ÔÇťAman ne kadar do─čru!ÔÇŁ diyerek ta┼čk─▒n bir duyguyla ba─č─▒rd─▒m. Bu onun ho┼čuna gitmi┼č olmal─▒yd─▒ ki bana g├╝l├╝msedi ve:
ÔÇťBurada kal─▒n, sevgili dostum, biraz sonra belki bu sorun ├╝zerine ne d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝ size s├Âyleyecek vaktim olur!ÔÇŁ dedi ve mektubu g├Âsterdi. Sonra onu cebine soktu ve yine konuklar─▒na d├Ând├╝. Gen├ž bir kad─▒na kolunu uzatt─▒, di─čer baylar di─čer g├╝zellere yana┼č─▒yor ve uygun olanlar birbirini buluyordu, a├ž─▒lm─▒┼č g├╝llerle ├ževrili bir tepeye do─čru yola ├ž─▒k─▒ld─▒.
Ben arkadan gidiyor ve hi├ž kimseyi rahats─▒z etmiyordum; ├ž├╝nk├╝ kimsenin bana ald─▒r─▒┼č etti─či yoktu, konuklar pek ne┼čeliydi. Cilveler, ┼čakalar yap─▒l─▒yor, bazen hafif ┼čeylerden ├Ânemli bir tav─▒rla, ├žo─ču zaman da ├Ânemli ┼čeylerden hafif bir tav─▒rla s├Âz ediliyor ve ├Âzellikle orada bulunmayan dostlara ve onlar─▒n durumlar─▒na ili┼čkin keyifli n├╝kteler yap─▒l─▒yordu. Ben orada b├╝t├╝n bunlardan bir├žo─čunu anlayamayacak kadar yabanc─▒ ve b├Âyle bilmecelerle u─čra┼čamayacak kadar dertli ve kendi i├žime ├žekilmi┼čtim.
G├╝l bah├žesine gelmi┼čtik. Bug├╝n├╝n ecesi oldu─ču anla┼č─▒lan g├╝zel Fanny inat ederek ├ži├žekli bir dal─▒ bizzat koparmak istedi, bir diken kendisini yaralad─▒ ve koyu g├╝llerden geliyormu┼č gibi, ince elinin ├╝zerinde al kanlar belirdi. Bu olay b├╝t├╝n konuklar─▒ harekete ge├žirdi. ─░ngiliz yak─▒s─▒ arand─▒, yan─▒m─▒zda bizimle birlikte gelen, ancak benim o ana kadar fark etmemi┼č oldu─čum sessiz, zay─▒f, s─▒ska, uzunca boylu, ya┼čl─▒ca bir adam elini hemen eski usul gri tafta ceketinin v├╝cuduna yap─▒┼č─▒k olan yan cebine soktu, oradan k├╝├ž├╝k bir c├╝zdan ├ž─▒kard─▒, a├žt─▒ ve kibar bir diz b├╝kmeyle gen├ž kad─▒na istedi─či yak─▒y─▒ uzatt─▒. Kad─▒n bunu, verene dikkat etmeden ve te┼čekk├╝rs├╝z ald─▒. Yara sar─▒ld─▒ ve tepeye t─▒rmanma s├╝rd├╝r├╝ld├╝. Bunun arka yan─▒ndan, park─▒n ye┼čil labirenti ├╝zerinden, u├žsuz bucaks─▒z okyanusa a├ž─▒lan g├Âr├╝n├╝m seyredilmek isteniyordu.
G├Âr├╝n├╝m ger├žekten de u├žsuz bucaks─▒z ve g├Ârkemliydi. Ufukta koyu renkli sularla g├Âky├╝z├╝n├╝n mavili─či aras─▒nda parlak bir nokta g├Âr├╝nd├╝. John: ÔÇťBir d├╝rb├╝n verin!ÔÇŁ diye ba─č─▒rd─▒. Ve onun ├ža─č─▒rmas─▒ ├╝zerine ortaya ├ž─▒kan u┼čaklar hen├╝z k─▒m─▒ldamaya vakit bulamadan gri giysili adam al├žakg├Ân├╝ll├╝l├╝kle e─čilerek elini ceketinin cebine soktu, oradan g├╝zel bir Dollond d├╝rb├╝n├╝ (2) ├ž─▒kard─▒ ve Bay John'a verdi. Bay John d├╝rb├╝n├╝ hemen g├Âz├╝ne g├Ât├╝rerek konuklara, g├Âr├╝nen ┼čeyin d├╝n yola ├ž─▒kan ve ters r├╝zg├órlar y├╝z├╝nden liman─▒n a─čz─▒nda kalan gemi oldu─čunu haber verdi. D├╝rb├╝n elden ele dola┼čt─▒, ancak bir daha sahibinin eline d├Ânmedi. Ben de bu adama ┼ča┼čk─▒nl─▒kla bak─▒yor ve koskocaman aletin o k├╝├ž├╝c├╝k cepten nas─▒l ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ anlayam─▒yordum; ancak bu durum kimsenin dikkatini ├žekmiyor gibiydi ve kimse bu gri giysili adamla, benimle oldu─čundan daha fazla ilgilenmiyordu.
So─čuk ┼čerbetler ve de─čerli kaplar i├žinde her iklimin en nadir meyveleri getirildi. Bay John hafif ve serbest bir kibarl─▒kla ikramda bulunuyordu. Bu s─▒rada ikinci kez bana seslendi:
ÔÇťYiyin, denizde b├Âyle ┼čeyler bulamam─▒┼čs─▒n─▒zd─▒r.ÔÇŁ
Sayg─▒yla e─čildim; ancak o bunu g├Ârmedi, ba┼čka birisiyle konu┼čmaya ba┼člam─▒┼čt─▒.
Herkes ├Ân├╝m├╝ze serili duran do─čaya kar┼č─▒ tepenin ete─čindeki ├žay─▒rlara oturmak istiyor, ama topra─č─▒n ─▒slakl─▒─č─▒ndan korkuyordu. Konuklardan biri, ÔÇťburaya yayacak T├╝rk hal─▒lar─▒ olsa harikulade olurduÔÇŁ dedi. Bu istek daha t├╝m├╝yle s├Âylenmemi┼čti ki, gri ceketli adam elini cebine sokmu┼č ve g├Âsteri┼čsiz, hatta al├žakg├Ân├╝ll├╝ bir tav─▒rla oradan de─čerli, s─▒rma i┼člemeli bir T├╝rk hal─▒s─▒ ├žekip ├ž─▒karmaya ba┼člam─▒┼č bulunuyordu. Sanki bu ├žok do─čal bir ┼čeymi┼č gibi u┼čaklar hal─▒y─▒ al─▒p istenen yere serdiler. Oysa ben adama, cebine, yirmi ad─▒mdan fazla boyu, on ad─▒mdan fazla eni olan hal─▒ya ┼ča┼čk─▒nca bak─▒yor ve ├Âzellikle
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   ...    33   »   


´╗┐