´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Sad─▒k & Safdil : 38


SADIK & SAFD─░L

VOLTAIRE

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 44


Onlara bir delikten yemek uzatt─▒lar. Konu┼čma, Tanr─▒'n─▒n iyili─či ve bu d├╝nyadaki zevklere kap─▒lmama sanat─▒ ├╝zerine s├╝rd├╝. Ya┼čl─▒ adam ÔÇť─░ki y─▒ld─▒r burada kitaplardan ba┼čka bir dostum olmadan ya┼čamaya ├žal─▒┼č─▒yorum; ┼čimdiye kadar hi├ž umutsuz olmad─▒mÔÇŁ dedi.
Safdil ÔÇťAh, Bay Gordon, sizin de Matmazel de Saint-Yves gibi bir anal─▒─č─▒n─▒z olsayd─▒, ┼čimdi umutsuzluktan ├ž─▒ld─▒r─▒rd─▒n─▒zÔÇŁ dedi. Bu arada a─člarken biraz rahatlad─▒─č─▒n─▒ duyumsad─▒. ÔÇťNi├žin g├Âzya┼člar─▒ insan─▒ ferahlat─▒yor? Tam tersi olmas─▒ gerekmez mi?ÔÇŁ diye sordu. ─░yi y├╝rekli Gordon ona ÔÇťO─člum, benli─čimizde her ┼čey fizikseldir. Her salg─▒ v├╝cuda yararl─▒d─▒r, ona yararl─▒ olan ruhumuza da yararl─▒ olur; bizler Tanr─▒'n─▒n makineleriyizÔÇŁ dedi.
Her zaman akl─▒n─▒ d├╝┼č├╝ncelere a├ž─▒k tutan Safdil bu s├Âzler ├╝zerine derin d├╝┼č├╝ncelere dald─▒. Sonra Gordon'a makinesinin neden iki y─▒ld─▒r kilit alt─▒nda tutuldu─čunu sordu. Gordon yan─▒tlad─▒: ÔÇťTanr─▒'n─▒n l├╝tfuyla jansenci olarak tan─▒nd─▒m. Devinimin ├Ânderleri Arnauld ve Nicole'le tan─▒┼čt─▒m; Cizvitler bize eziyet ettiler. Bizler Papa'n─▒n da di─čer piskoposlardan fark─▒ olmad─▒─č─▒na inan─▒yoruz; bu nedenle, kral─▒n ├Âzel rahibi Peder La Chaise, hi├žbir yarg─▒ yoluna gitmeden, beni tutukevine atmalar─▒ i├žin kraldan izin kopard─▒.ÔÇŁ Safdil ÔÇťNe tuhafÔÇŁ dedi, `Haks─▒zl─▒─ča u─čram─▒┼č kimi g├Ârd├╝ysem, hepsi de Papa'n─▒n y├╝z├╝nden bu durumlara d├╝┼čm├╝┼č. Tanr─▒'n─▒n l├╝tfuna gelince, bu konuda bir ┼čey bilmiyorum; ama k├Ât├╝ bir durumdayken kar┼č─▒ma sizin gibi ba┼čkas─▒n─▒n derdiyle ilgilenen ac─▒ma duygusu olan birini ├ž─▒kard─▒─č─▒ i├žin Tanr─▒'ya ┼č├╝krediyorum.ÔÇť
B├Âylece konu┼čmalar─▒ her g├╝n biraz daha ilgin├ž ve ├Â─čretici olarak s├╝r├╝p gitti. ─░ki tutuklunun y├╝rekleri birbirine daha ├žok yak─▒nla┼čt─▒. Ya┼čl─▒ adam ├žok ┼čey biliyordu, gen├ž olan─▒ da ├Â─črenmeye susam─▒┼čt─▒. Bir ay sonunda geometri ├Â─črenmeye ba┼člad─▒. Sonra Gordon ona, o s─▒ralar g├╝ncel olan Rohault'nun Fizik kitab─▒n─▒ okuttu; Safdil bu kitapta ku┼čkucu yarg─▒lardan fazla bir ┼čey olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝.
Sonra Malebranche'─▒n (11) Ger├žek Aray─▒┼č─▒ adl─▒ kitab─▒n─▒n birinci cildini okudu. Bu kitap onu bir ─▒┼č─▒k gibi ayd─▒nlatt─▒. ÔÇťNas─▒l? ─░mge ve duyular─▒m─▒z bizi bu kadar yan─▒lt─▒yorlar m─▒? Cisimler d├╝┼č├╝ncelerimizi olu┼čturmuyor ve onlar─▒ kendi kendimize de yaratam─▒yoruz ha!ÔÇŁ Fakat ikinci cildi okuyunca bu kadar mutlu olmad─▒; bir ┼čeyi y─▒kman─▒n yapmaktan daha kolay oldu─ču sonucuna vard─▒.
Bu kadar gen├ž birinin ancak bilge ki┼čilerden duyabilece─či d├╝┼č├╝nceleri ortaya koymas─▒ hocas─▒n─▒ ├žok ┼ča┼č─▒rtt─▒ ve ├Â─črencisine daha ├žok ba─čland─▒.
Bir g├╝n Safdil elindeki kitab─▒ g├Âstererek ÔÇťSizin bu Malebranche kitab─▒n yar─▒s─▒n─▒ akl─▒yla, kalan yar─▒s─▒n─▒ da d├╝┼člem g├╝c├╝ ve ├Ânyarg─▒lar─▒yla yazm─▒┼čÔÇŁ dedi.
Birka├ž g├╝n sonra Gordon ona sordu: ÔÇť─░nsan─▒n i├ž d├╝nyas─▒ hakk─▒nda ne d├╝┼č├╝n├╝yorsunuz? Yani, d├╝┼č├╝ncelerimiz, istemimiz, ├Âzg├╝rl├╝─č├╝m├╝z sizce nas─▒l olu┼čuyor?ÔÇŁ Safdil ÔÇťVallahi, bir ┼čey d├╝┼č├╝nm├╝yorumÔÇŁ dedi. ÔÇťTek bildi─čim, biz de y─▒ld─▒zlar ve elementler gibi, tanr─▒sal bir g├╝c├╝n etkisi alt─▒nday─▒z; o bizi de, evren denen ve kendi yap─▒t─▒ olan bu b├╝y├╝k makinede birer di┼čli ├žark gibi kullan─▒yor; ├Âzel durumlar i├žin de─čil, genel yasalar yap─▒yor. Bu kadar─▒n─▒ anlayabiliyorum, di─čerleri benim i├žin karanl─▒k bir u├žurumdan farks─▒z.ÔÇŁ
Gordon ┼ča┼č─▒rd─▒: ÔÇťFakat o─člum, bu, Tanr─▒ g├╝nah─▒n da sahibi demektir!ÔÇŁ Safdil ÔÇťFakat say─▒n peder, sizin tanr─▒sal l├╝tfunuz da Tanr─▒'y─▒ g├╝nah─▒n sahibi yap─▒yor: bu l├╝tfun verilmedi─či ki┼čiler elbette g├╝nah i┼čleyeceklerdir; bizi g├╝naha teslim eden g├╝├ž g├╝nah─▒n sahibi olmaz m─▒?ÔÇŁ dedi.
Bu safl─▒k ya┼čl─▒ adam─▒ umutsuzlu─ča d├╝┼č├╝r├╝yordu. Safdil'in sa─čduyusuyla onu d├╝┼č├╝rd├╝─č├╝ bu a├žmazdan kurtulmak i├žin, mant─▒kl─▒ g├Âr├╝nen ama hi├ž anlam ta┼č─▒mayan o kadar ├žok s├Âz ediyordu ki Safdil ona ac─▒yordu. Elbette bu sorun iyilik ve k├Ât├╝l├╝─č├╝n kayna─č─▒ sorunuydu ve zavall─▒ Gordon da─čarc─▒─č─▒ndaki Pandora'n─▒n kutusu, Orosmade'─▒n yumurtas─▒n─▒ delen Arimane, Typhon ile Osiris aras─▒ndaki ├žat─▒┼čma ve ilk g├╝nah ├Âyk├╝lerine s─▒─č─▒n─▒yordu. B├Âylece iki dost karanl─▒k bir gecede birbirlerine kavu┼čamayan iki ki┼či gibi ko┼čturuyorlard─▒. Ama t├╝m bunlar─▒n iyi yan─▒, kendi zavall─▒ ya┼čamlar─▒n─▒ ve yery├╝z├╝ndeki k├Ât├╝l├╝kleri unutuyor olmalar─▒yd─▒: herkes ac─▒ ├žekerken kendilerinin yak─▒nmaya haklar─▒ yoktu.
Fakat ak┼čam sessizli─či ├ž├Âkt├╝─č├╝nde g├╝zel Saint-Yves'in g├Âr├╝nt├╝s├╝ Safdil'in y├╝re─činde t├╝m metafizik ve ahlak d├╝┼č├╝ncelerini silmeye yetiyordu. Sabahlar─▒ onun g├Âz├╝ ya┼čl─▒ uyand─▒─č─▒n─▒ g├Âren jansenci Gordon, tanr─▒sal l├╝tfu ve Jansenius'u unutup, arkada┼č─▒n─▒ avutmak i├žin ├ž─▒rp─▒n─▒yordu.
Kitaplar ve felsefe tart─▒┼čmalar─▒ aras─▒nda ba┼člar─▒ndan ge├ženleri birbirlerine anlat─▒yor, sonra yine kitaplara dal─▒yorlard─▒. Gen├ž adam─▒n kafas─▒ndaki bilgiler giderek art─▒yordu. Matmazel de Saint-Yves'e akl─▒ dal─▒p gitmese, ├Âzellikle matematikte ├žok ileri gidebilirdi.
«   01   ...    28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   ...    50   »   


´╗┐