´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Sad─▒k & Safdil : 42


SADIK & SAFD─░L

VOLTAIRE

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 44


├Â─črenince bu yazman─▒n yerine ko┼čtu. Bu g├╝zel k─▒z─▒ g├Âren yazman─▒n huyu hemen de─či┼čti, ├ž├╝nk├╝ Tanr─▒ kad─▒nlar─▒ herhalde erkekleri uysalla┼čt─▒rmak i├žin yaratm─▒┼č olmal─▒.
K─▒z─▒n durumundan duygulanan yazman ona her ┼čeyi a├ž─▒klad─▒: ÔÇťSevgiliniz bir y─▒ldan beri Bastille Tutukevindedir ve e─čer siz olmasan─▒z, ├Âm├╝r boyu orada kalacakt─▒r.ÔÇŁ G├╝zel Saint-Yves bay─▒ld─▒. Kendine geldi─činde yazman ona ÔÇťSize yard─▒m edecek yetkim yok; bana yaln─▒zca k├Ât├╝l├╝k etmek i├žin yetki veriyorlar. Bence siz bakan Louvois'n─▒n ye─čeni Bay de Saint-Poulange'a gidin, o hem iyilik hem de k├Ât├╝l├╝k yapabilir. Bakan Louvois'n─▒n iki ruhu vard─▒r: biri Bay de Saint-Poulange, di─čeri ise Madam du Bellay. Madam ┼ču anda Versailles'da de─čil, geriye bir tek ┼čans─▒n─▒z kal─▒yor: Bay de Saint-Poulange'─▒ yumu┼čatmak.ÔÇŁ
B├Âylece g├╝zel Saint-Yves, bir par├ža sevin├žle ├╝z├╝nt├╝, biraz umutla derin korkular aras─▒nda, bir yandan karde┼či taraf─▒ndan kovalan─▒p, bir yandan sevgilisi i├žin g├Âzya┼člar─▒ d├Âkerek Bay de Saint-Poulange'─▒n evine ko┼čtu.

14. SAFD─░L'─░N KAFACA GEL─░┼×MES─░

Safdil bilimde, ├Âzellikle insan bilimlerinde h─▒zl─▒ bir ilerleme g├Âsteriyordu. Kafas─▒ndaki bu h─▒zl─▒ geli┼čmenin nedeni, yaban─▒l bir ortamda b├╝y├╝m├╝┼č olmas─▒n─▒n yan─▒ s─▒ra, soylu bir ├Âze sahip olmas─▒yd─▒. ├çocuklu─čunda hi├žbir ┼čey ├Â─črenmedi─či i├žin ├Ânyarg─▒lar da kazanmam─▒┼čt─▒. Beyni ├žarp─▒k d├╝┼č├╝nceye al─▒┼čmad─▒─č─▒ndan t├╝m do─črulu─čunu korumu┼čtu. Olaylar─▒ oldu─ču gibi g├Ârebiliyor, ├žocuklu─čumuzda bize s├Âylendi─či bi├žimde g├Ârmesini bilmiyordu. Arkada┼č─▒ Gordon'a ┼č├Âyle diyordu: ÔÇťSize bask─▒ yapanlar a┼ča─č─▒l─▒k insanlard─▒r. Eziyet g├Ârd├╝─č├╝n├╝z i├žin sizin yan─▒n─▒zday─▒m, fakat jansenci oldu─čunuz i├žin ├╝z├╝l├╝yorum. Her mezhep benim i├žin bir yanl─▒┼čl─▒─č─▒n belirtisidir. S├Âyleyin bana, geometride mezhepler var m─▒?ÔÇŁ Gordon ÔÇťHay─▒r, o─člumÔÇŁ dedi, ÔÇť─░nsanlar kan─▒tlanan her ger├žekte uzla┼čabilirler, fakat kapal─▒ ger├žeklerde farkl─▒l─▒klar do─čar.ÔÇŁ Safdil yan─▒tlad─▒: ÔÇťBana kapal─▒ ger├žeklerden s├Âz etmeyin. Y├╝zy─▒llard─▒r sak─▒z gibi ├ži─čnenen bu laf y─▒─č─▒n─▒ aras─▒nda en ufak bir ger├žek olsayd─▒, ┼čimdiye kadar kan─▒tlan─▒rd─▒ ve t├╝m insanlar ayn─▒ d├╝┼č├╝ncede olurlard─▒. Bu ger├žek d├╝nya i├žin g├╝ne┼č gibi gerekli olsayd─▒, ┼čimdi onun gibi ─▒┼č─▒ldard─▒. '─░nsanda temel bir ger├žek var, Tanr─▒ onu gizliyor' demek, Tanr─▒'y─▒ ve insanl─▒─č─▒ a┼ča─č─▒lamakt─▒r.ÔÇŁ
Do─čan─▒n e─čitti─či bu saf ├žocu─čun her s├Âz├╝ ya┼čl─▒ bilge ├╝zerinde derin izler b─▒rak─▒yordu. Kendi kendine ÔÇťYoksa ┼čimdiye kadar d├╝┼č ├╝r├╝n├╝ ┼čeyler i├žin ├Âmr├╝m├╝ bo┼ča m─▒ harcad─▒m? Tanr─▒sal l├╝tuftan ├žok kendi mutsuzlu─čumdan eminim. Y─▒llar─▒m─▒ Tanr─▒'n─▒n ve insan─▒n ├Âzg├╝r istemini ara┼čt─▒rmakla ge├žirirken, kendi ├Âzg├╝rl├╝─č├╝m├╝ yitirdim; ne Aziz Augustin, ne de Aziz Prosper beni bu delikten ├ž─▒karabilir.ÔÇŁ
Safdil bir ara arkada┼č─▒na ┼č├Âyle dedi: ÔÇťB├Âyle akademik ve bo┼č konular i├žin kendilerine eziyet ettirenler bana pek bilge ki┼čiler gibi gelmiyor; onlara bask─▒ yapanlarsa canavardan ba┼čka bir ┼čey olamazlar.ÔÇŁ
─░ki tutuklu bulunduklar─▒ durumun adaletsizli─či ├╝zerinde anla┼č─▒yorlard─▒. Safdil ÔÇťBen sizden y├╝z kez daha ┼čanss─▒z─▒mÔÇŁ dedi, ÔÇť├ľzg├╝r bir ortamda do─čdum, sevdi─čim biri var; ama nedenini bilmeden ve soramadan ikisinden de ayr─▒ tutuluyorum. Huronlar aras─▒nda yirmi y─▒l ya┼čad─▒m; onlara barbar diyorlar; ama onlar kimseye bask─▒ yapm─▒yorlar. Fransa'ya ayak basar basmaz kan─▒m─▒ bu ├╝lke i├žin ak─▒tt─▒m; belki de bir kasabay─▒ kurtard─▒m, ├Âd├╝l olarak bu h├╝crede ├ž├╝r├╝meye b─▒rak─▒ld─▒m. Siz olmasan─▒z ├Âfkeden ├Âl├╝rd├╝m. ├ľyleyse bu ├╝lkede yasalar yok! ─░nsanlar─▒ dinlemeden tutukluyorlar. ─░ngiltere'de b├Âyle de─čil; ah! as─▒l ├žarp─▒┼čmam gereken ─░ngilizler de─čilmi┼č.ÔÇŁ B├Âylece Safdil'in yeni geli┼čmekte olan filozof yan─▒ ├Âfkesini dizginleyemiyordu.
Arkada┼č─▒ ona kar┼č─▒ ├ž─▒kmad─▒. G├Âzden uzak olana kar┼č─▒ sevgi daha da artar, felsefe de sevgiyi azaltmazm─▒┼č. Safdil metafizik kadar sevgilisi Saint-Yves'den de s├Âz ediyordu. Duygular─▒ safla┼čt─▒k├ža sevgisi daha da art─▒yordu. Birka├ž roman okudu, ama ruhuna uygun olan─▒ pek azd─▒; y├╝re─či hep okudu─čundan ├Âtelere gidiyordu; ÔÇťAh! bu yazarlar yaln─▒zca sanat ve zek├ólar─▒n─▒ konu┼čturuyorlarÔÇŁ diyordu.
─░yi y├╝rekli ya┼čl─▒ jansenci giderek ona daha ├žok ba─članm─▒┼čt─▒. Safdil'in etkisiyle, daha ├Ânce bedensel bir g├╝nah sayd─▒─č─▒ a┼čk─▒n, hem ruhu y├╝celten, hem de erdemli k─▒lan y├╝ce bir duygu oldu─čuna inan─▒r oldu. Bir Huron'un jansencinin d├╝┼č├╝ncelerini de─či┼čtirebilmesi bir mucize say─▒labilir.
«   01   ...    32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   »   


´╗┐