´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Sad─▒k & Safdil : 45


SADIK & SAFD─░L

VOLTAIRE

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 44


Ya kendimi ├Âld├╝rmeli ya da kralla konu┼čmal─▒y─▒m. Kral kiliseye veya tiyatroya giderken onun ge├žti─či yola kendimi atmal─▒y─▒m.ÔÇť
Ev sahibesi ÔÇťSizi ona yakla┼čt─▒rmazlarÔÇŁ dedi, ÔÇťHele onunla konu┼čmay─▒ ba┼čar─▒rsan─▒z, Mons de Louvois ve Peder La Chaise sizi ├Âmr├╝n├╝z├╝n sonuna kadar bir manast─▒ra kapat─▒rlar.ÔÇŁ
Arkada┼č─▒n─▒n bu s├Âzleri gen├ž k─▒z─▒n karars─▒zl─▒─č─▒n─▒ ve umutsuzlu─čunu daha da art─▒r─▒yordu. O s─▒rada bir haberci geldi; Bay de Saint-Poulange'dan bir mektup ve iki p─▒rlanta k├╝pe getirmi┼čti. Saint-Yves bunlar─▒ almak istemedi, ama arkada┼č─▒ onlar─▒ bir k─▒y─▒ya koydu.
Haberci gittikten sonra ev sahibesinin okudu─ču mektupta Saint-Poulange iki bayan─▒ ak┼čam yeme─čine ├ža─č─▒r─▒yordu. Saint-Yves asla gitmeyece─čini s├Âyledi. Arkada┼č─▒n─▒n ona zorla takmak istedi─či k├╝peleri f─▒rlat─▒p att─▒. B├╝t├╝n g├╝n direndikten sonra yenik d├╝┼čt├╝; arkada┼č─▒n─▒n getirtti─či arabaya nereye gitti─čini bilemeden bindi. Yolda ev sahibesi k├╝peleri yine denedi─činde kar┼č─▒ koyacak g├╝c├╝ yoktu. Yemek s─▒ras─▒nda onun durgun oldu─čunu g├Âren Saint-Poulange umutland─▒. Yeme─čin sonuna do─čru bakan yard─▒mc─▒s─▒ ona kocas─▒n─▒n sal─▒verme karar─▒n─▒ ve bir b├Âl├╝k komutanl─▒─č─▒na atanma buyru─čunu g├Âsterdi, daha bir├žok s├Âzler verdi. Saint-Yves i├žinden ÔÇťAh! Kendinizi sevdirmek i├žin bu kadar u─čra┼čmasan─▒z belki sizi sevebilirdimÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝.
Daha sonra uzun bir direni┼č, h─▒├žk─▒r─▒klar, g├Âzya┼člar─▒ sonunda yorgun d├╝┼čen gen├ž k─▒z kendini teslim etti. B├╝t├╝n bunlar olurken yaln─▒zca Safdil'i d├╝┼č├╝nmekten ba┼čka dayana─č─▒ kalmam─▒┼čt─▒.

18. GENÇ KIZ SAFDİL'İ VE JANSENCİYİ KURTARIYOR

G├╝n a─čar─▒nca gen├ž k─▒z elindeki belgelerle Paris'e ko┼čtu. Bu yolculuk s─▒ras─▒nda y├╝re─činden ge├ženleri anlatabilmek zordur. Soylu ve erdemli bir y├╝rek d├╝┼č├╝n├╝n, bir yandan sevgilisine ├Âzg├╝rl├╝─č├╝n├╝ verebilme umudu, di─čer yandan onu aldatm─▒┼č olman─▒n su├žlulu─ču; bu iki duygu aras─▒nda par├žalanmak ├╝zereydi. O art─▒k, akl─▒ ta┼čra e─čitimiyle daralt─▒lm─▒┼č bir k─▒z de─čildi. Sevgilisinin ak─▒l yoluyla erdi─či olgunlu─ča o a┼čk ve y─▒k─▒mlarla ula┼čm─▒┼čt─▒. Kad─▒nlar erkeklerin d├╝┼č├╝nmeyi ├Â─črenmesinden ├žok daha kolay duygular─▒ ├Â─črenirler. Bu ya┼čad─▒klar─▒ d├Ârt y─▒ll─▒k bir manast─▒r e─čitiminden daha ├Â─čreticiydi.
├çok sade giysiler i├žindeydi; bakan yard─▒mc─▒s─▒n─▒n kar┼č─▒s─▒na ├ž─▒kt─▒─č─▒ o s├╝sl├╝ giysilerden nefret ediyordu; elmas k├╝peleri ev sahibine b─▒rakm─▒┼čt─▒. B├Âylece, hem Safdil'i ├Âzlemi┼č olarak ve hem de kendinden nefret ederek, karma┼č─▒k duygularla tutukevinin kap─▒s─▒na geldi.
Arabadan inerken g├╝c├╝ yetmeyip sendeleyince ona yard─▒m ettiler; g├Âzleri ya┼čl─▒ ve y├╝re─či ├žarparak i├žeri girdi. Onu m├╝d├╝r├╝n kar┼č─▒s─▒na ├ž─▒kard─▒lar; konu┼čmak istedi ama sesi ├ž─▒kmad─▒ ve belgeleri g├Âsterdi. M├╝d├╝r Safdil'i ├žok sevmi┼čti, onun sal─▒verilmesine sevindi. Ba┼čkalar─▒n─▒n talihsizli─činden yararlanmak veya onlar─▒n g├Âzya┼člar─▒ndan zevk almaktan ho┼članan di─čer bir├žok meslekta┼č─▒ gibi y├╝re─či ta┼čla┼čmam─▒┼čt─▒.
M├╝d├╝r tutukluyu odas─▒na getirtti. ─░ki sevgili birbirini g├Âr├╝nce bay─▒ld─▒lar. G├╝zel Saint-Yves uzun s├╝re k─▒m─▒lt─▒s─▒z ve ├Âl├╝ gibi kald─▒. M├╝d├╝r Safdil'e ÔÇťBu han─▒m e┼činiz olmal─▒ÔÇŁ dedi, ÔÇťBana evli oldu─čunuzu s├Âylememi┼čtiniz; duydu─čuma g├Âre, ├Âzg├╝rl├╝─č├╝n├╝z├╝ onun ├žabalar─▒na bor├žluymu┼čsunuz.ÔÇŁ Saint-Yves ÔÇťAh! Onun e┼či olmaya lay─▒k de─čilimÔÇŁ diyerek yine bay─▒ld─▒.
Ay─▒ld─▒─č─▒nda Safdil'e bu kez b├Âl├╝k komutanl─▒─č─▒na atanma buyru─čunu g├Âsterdi. Safdil mutlu bir d├╝┼čten uyan─▒r gibi soruyordu: ÔÇťNi├žin buraya kapat─▒lm─▒┼čt─▒m? Beni nas─▒l kurtard─▒n─▒z? Siz g├Âklerden inen bir melek gibi yard─▒m─▒ma ko┼čtunuz.ÔÇŁ
G├╝zel Saint-Yves bak─▒┼člar─▒n─▒ e─čiyor, sevgilisine bakt─▒k├ža k─▒zar─▒yor ve g├Âzleri ya┼čar─▒yordu. Sonunda Safdil'e, ├Âm├╝r boyu kimseye s├Âyleyemeyece─či ama Safdil d─▒┼č─▒nda herkesin kestirebilece─či o ayr─▒nt─▒ d─▒┼č─▒nda, t├╝m bildiklerini anlatt─▒.
Safdil ├Âfkeyle s├Âyleniyordu: ÔÇťBu sefil kasaba yarg─▒c─▒ benim ├Âzg├╝rl├╝─č├╝me nas─▒l kastedebilir? Ah! G├Âr├╝yorum ki baz─▒ insanlar en y─▒rt─▒c─▒ hayvanlardan daha k├Ât├╝ olabiliyorlar. Ama kral─▒n ├Âzel rahibi bir CizvitÔÇÖin de bu sahtecili─če kar─▒┼čmas─▒ ne kadar k├Ât├╝. Peki, siz benim gibi bir yabanc─▒y─▒ nas─▒l unutmad─▒n─▒z? Yol yordam bilmeden, kimseden yard─▒m g├Ârmeden Versailles'a nas─▒l gelebildiniz ve zincirlerimi k─▒rd─▒n─▒z? Demek ki g├╝zellik ve iffetin demir kap─▒lar─▒ k─▒rabilen ve tun├ž y├╝rekleri yumu┼čatan tanr─▒sal bir g├╝c├╝ varm─▒┼č!ÔÇŁ
Bu iffet s├Âzc├╝─č├╝ ├╝zerine Saint-Yves a─člamaya ba┼člad─▒. Oysa kendini su├žlad─▒─č─▒ o g├╝nah─▒n i├žinde bile ne kadar iffetli oldu─čunu bilmiyordu.
«   01   ...    35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   »   


´╗┐