´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Top Oynayan Kedi Ma─čazas─▒ : 04


TOP OYNAYAN KED─░ MA─×AZASI

HONORÉ DE BALZAC

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 5


Biraz ├Ânce uykudan kalkan gen├ž k─▒z, gecelerin ayaz─▒ndan ├Ât├╝r├╝ sar─▒nd─▒─č─▒ g├Âmle─čini hen├╝z a├žmam─▒┼č g├╝nd├╝z ├ži├žeklerine benziyordu; mavi g├Âzlerini ├Ânce kom┼ču binalar─▒n ├žat─▒lar─▒nda gezdirdi, sonra g├Â─če bakt─▒; en sonra da bir t├╝r al─▒┼čkanl─▒kla soka─č─▒n lo┼č k─▒s─▒mlar─▒na bak─▒nd─▒─č─▒ s─▒rada, g├Âzleri birdenbire kendisini hayran hayran seyreden delikanl─▒n─▒n g├Âzleriyle kar┼č─▒la┼čt─▒. S├╝slenme merak─▒, herhalde onu gecelikle g├Âr├╝nd├╝─č├╝ne pi┼čman ettirmi┼č olacak ki hemen geriye ├žekildi, pek fazla a┼č─▒nm─▒┼č olan mandal da d├Ân├╝nce, pencere, atalar─▒m─▒z─▒n bu g├╝nahs─▒z bulu┼čuna zaman─▒m─▒zda k├Ât├╝ bir ad verilmesine neden olan bir h─▒zla indi 1) ve hayal silindi. Bir bulut, sabahy─▒ld─▒zlar─▒n─▒n en parla─č─▒n─▒, bizim delikanl─▒n─▒n g├Âzlerinden gizleyivermi┼čti.
Bu k├╝├ž├╝k ┼čeyler olup biterken, Top Oynayan Kedi ma─čazas─▒n─▒n ince camlar─▒n─▒ koruyan kal─▒n i├ž kepenkler birdenbire kald─▒r─▒l─▒verdi. G├Âr├╝n├╝┼če g├Âre, d├╝kk├ón─▒n levhas─▒yla ya┼č─▒t bir u┼čak, tokmakl─▒ eski kap─▒y─▒ katlay─▒p binan─▒n i├ž duvar─▒na dayam─▒┼č ve titrek bir elle, ├╝zerine sar─▒ ipekle ÔÇťChevrel'in Ard─▒l─▒ GuillaumeÔÇŁ ad─▒ i┼členmi┼č d├Ârt k├Â┼če bir kuma┼č par├žas─▒ takm─▒┼čt─▒. Buradan gelip ge├ženlerin bir├žo─ču i├žin M├Âsy├ Guillaume'un ne ticareti yapt─▒─č─▒n─▒ kestirmek zordu. D├╝kk├ón─▒n─▒ d─▒┼čtan koruyan kal─▒n demir ├žubuklar─▒n aras─▒ndan, koyu renkli bezlere sar─▒lm─▒┼č birtak─▒m paketler hayal meyal g├Âr├╝lebiliyordu; bunlar─▒n say─▒s─▒ Okyanus'u ge├žmek i├žin yola d├╝┼čen ringa bal─▒klar─▒ kadar ├žoktu. Bu gotik cephenin g├Âr├╝n├╝┼č├╝ basitti; ama Paris'te ma─čazalar─▒ her zaman en iyi mallarla dolu, al─▒┼čveri┼čleri en geni┼č ve ticaret alan─▒nda namuslulu─ču en ufak bir ku┼čku bile g├Ât├╝rmeyen bir t├╝ccar varsa, o da M├Âsy├ Guillaume'du. Meslekta┼člar─▒ndan kimileri h├╝k├╝metle bir i┼če girer ve pazarl─▒─č─▒ uydururlar da ellerinde istenen kuma┼č bulunmazsa, sa─člamaya s├Âz verdikleri par├ža miktar─▒ ne kadar ├žok olursa olsun, bunu kendilerine teslime o her zaman haz─▒rd─▒. Kurnaz t├╝ccar, kazanc─▒n en fazla k─▒sm─▒n─▒ kendisine mal etmenin bin bir yolunu bildirdi; hem de onlar gibi kendilerini koruyacak kimselere ko┼čup yaltakl─▒klar yapmak, de─čerli arma─čanlar vermek zorunda kalmadan. Esnaf arkada┼člar─▒ bor├žlar─▒n─▒ g├╝venilir, ama vadesi biraz uzunca poli├želerle ├Âdeyebileceklerse, o zaman da, ÔÇťs├Âz anlar adamd─▒rÔÇŁ diyerek noterini g├Âsterir ve Saint Denis Caddesi t├╝ccarlar─▒n─▒n dilinde, indirimin zorla yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ anlatmak i├žin, ÔÇťAllah sizi Guillaume'un noterinin eline d├╝┼č├╝rmesinÔÇŁ deyi┼čini atas├Âz├╝ haline getirten bu ├Ânlem sayesinde, bir ├žuvaldan ikinci bir ├Â─č├╝tme ├╝creti ├žekmenin yolunu bulurdu. U┼čak tam ├žekildi─či s─▒rada ihtiyar t├╝ccar da birdenbire, d├╝kk├ón─▒n kap─▒s─▒na dikiliverdi. M├Âsy├ Guillaume, Saint-Denis caddesine, kom┼ču d├╝kk├ónlara, havaya, t─▒pk─▒ uzun bir yolculuktan sonra Havre'a ayak bas─▒p Fransa'ya kavu┼čan bir adam gibi bakt─▒. Kendisi uyurken hi├žbir ┼čeyin de─či┼čmemi┼č oldu─ču kan─▒s─▒na varmak ├╝zereyken, orada n├Âbet bekler gibi duran yolcu g├Âz├╝ne ili┼čti; beri yandan, o da kuma┼č t├╝ccarlar─▒n─▒n bu pirini enine boyuna inceliyordu; t─▒pk─▒ Humboldt'un 2) G├╝ney Amerika'da elektrikli nehir bal─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝─č├╝ zaman yapt─▒─č─▒ gibi, M├Âsy├ Guillaume'un aya─č─▒nda dizden a┼ča─č─▒s─▒ olmayan, siyah kadifeden, geni┼č bir pantolon, ├žizgili ├žoraplar, g├╝m├╝┼č tokal─▒, burnu d├Ârt k├Â┼če iskarpinler; hafif├že kamburla┼čm─▒┼č s─▒rt─▒nda da, kullan─▒la k─▒rm─▒z─▒ya d├Ânm├╝┼č beyaz maden d├╝─čmelerle s├╝sl├╝, etekleri, yakas─▒ hep d├Ârt k├Â┼če, ye┼čile ├žalar ├žuhadan yap─▒lm─▒┼č bir giysi. K─▒rla┼čm─▒┼č sa├žlar─▒ kafas─▒n─▒n ├╝st├╝ne ├Âyle bir d├╝zenle taran─▒p yat─▒r─▒lm─▒┼čt─▒ ki, onu sanki ├╝zerinden yeni saban ge├žmi┼č bir tarlaya d├Ând├╝rm├╝┼čt├╝. Burguyla delinmi┼č gibi k├╝├ž├╝k ye┼čil g├Âzleri, ka┼č yoklu─čundan, hafif bir k─▒rm─▒z─▒l─▒kla belli olan iki kemerin alt─▒nda ate┼č gibi parlard─▒. Aln─▒nda kayg─▒lar─▒n ├žizdi─či buru┼čuklar, giysisinin k─▒rmalar─▒ kadar ├žoktu. Bu rengi u├žuk y├╝z, sahibinin sab─▒rl─▒l─▒─č─▒n─▒, ticaretteki a├ž─▒kg├Âzl├╝l├╝─č├╝n├╝ ve i┼člerin gerektirdi─či bir t├╝r kurnazca a├žg├Âzl├╝l├╝─č├╝ g├Âsteriyordu. Mesleklerini belli eden g├Ârenekleri, giysileri, de─čerli bir tak─▒m gelenekler diye saklayan ve yeni uygarl─▒k d├╝nyas─▒ i├žinde, Cuvier'nin 3) ta┼č ocaklar─▒nda buldu─ču, tufandan ├Ânceki zamanlardan kalma ┼čeyler gibi duran o eski aileler, o d├Ânemde ┼čimdiki kadar tek t├╝k de─čildi. Guillaume ailesinin reisi de, eski gelenekleri koruyanlar─▒n en ├Ânde gelenlerinden biriydi. Onun eski esnaf k├óhyalar─▒n─▒ ├Âzlemle and─▒─č─▒n─▒ g├Ârenler vard─▒. Ticaret mahkemelerinin kararlar─▒ndan s├Âz ederken kesinlikle ÔÇťkons├╝llerin il├óm─▒ÔÇŁ derdi. Bu eski al─▒┼čkanl─▒klar sayesinde evde ilk kalkan o olur, her Tanr─▒n─▒n g├╝n├╝, hi├ž b─▒k─▒p usanmadan, gecikecek olurlarsa azarlamak i├žin ├╝├ž tezg├óhtar─▒n gelmelerini beklerdi. Bu usta t├╝ccar─▒n gen├ž ├ž├Âmezleri, pazartesi sabahlar─▒, patronun, pazar g├╝nk├╝ e─člencelerinin belirtilerini, izlerini y├╝zlerinde ve davran─▒┼člar─▒nda sessiz sedas─▒z bir ├žabuklukla ara┼čt─▒rmas─▒ndan korktuklar─▒ kadar hi├žbir ┼čeyden korkmazlard─▒. Fakat o anda ya┼čl─▒ kuma┼č├ž─▒ ├ž─▒raklar─▒na dikkat etmedi. ─░pek ├žorapl─▒, paltolu delikanl─▒n─▒n zaman zaman d├╝kk├ón─▒n tabelas─▒na, d├╝kk├ón─▒n ta i├žine bak─▒┼č─▒n─▒n nedenini anlamaya ├žal─▒┼č─▒yordu. Ortal─▒k iyiden iyiye ayd─▒nland─▒─č─▒ i├žin ye┼čil, eski, ipek perdelerle ├ževrili, parmakl─▒kl─▒, i├žinde ba┼čvurulunca yan─▒tlamaya haz─▒r dilsiz biliciler, kocaman kocaman defterler bulunan ├Âzel ├žal─▒┼čma odas─▒ g├Âr├╝lebiliyordu.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   ...    27   »   

1) Frans─▒zcada ÔÇťfen├ętre a guillotineÔÇŁ (giyotin penceresi) ad─▒ verilen bir t├╝r yivli pencere. Bu pencereye a├žmak i├žin caml─▒ ├žer├ževe yukar─▒ya kald─▒r─▒l─▒r ve havada bir mandala tutturulmu┼č olarak durur. Mandaldan kurtulunca h─▒zla iner ve giyotini an─▒msat─▒r.
2) Do─čabilimci, gezgin, d├Ânemin en b├╝y├╝k bilginlerinden (1769 - 1859). D├╝nyan─▒n hemen her yerinde, ├Âzellikle G├╝ney Amerika'da yapt─▒─č─▒ ara┼čt─▒rmalarla ├╝n salm─▒┼čt─▒r.
3) Frans─▒z do─čabilimcisi. Kar┼č─▒la┼čt─▒rmal─▒ anatomi ve paleontoloji onun sayesinde ilerlemi┼čtir.

´╗┐