´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Totem ve Tabu - I : 24


TOTEM VE TABU - I

SIGMUND FREUD

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 23


Hatta uygar erginlerin bir├žok durumda ald─▒─č─▒ tavr─▒ incelersek, onlar─▒n bile ├Âzel adlara bir de─čer vermekle ve adlar─▒n─▒n kendi ki┼čilikleriyle bir oldu─čunu sanmakla ayn─▒ ┼čeyi yapt─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝r├╝z. Bilin├ž d─▒┼č─▒ ya┼čamda bir├žok kez adlar─▒n ├Ânemini g├Âsteren psikanalitik deneyimler de bunu peki┼čtirmektedir. (43)
Zorlanma nevrozlular─▒ da adlara kar┼č─▒ t─▒pk─▒ ilkeller gibi davran─▒r. Baz─▒ adlar─▒n s├Âylenmesine ya da i┼čitilmesine kar┼č─▒ (di─čer nevrozlular─▒n yapt─▒─č─▒ gibi) ayn─▒ duyarl─▒l─▒k kompleksini g├Âsterir ve kendi adlar─▒na kar┼č─▒ al─▒nan tav─▒rdan bir├žok ve ├žo─čunlukla ciddi yasaklamalar ├ž─▒kar─▒rlar. Bu tabu hastalar─▒ndan tan─▒d─▒─č─▒m bir kad─▒n, kendi ad─▒n─▒n ba┼čka birisinin eline ge├žmesiyle kendi ki┼čili─činin ├žal─▒naca─č─▒ndan korktu─ču i├žin ad─▒n─▒ yazmaktan sak─▒n─▒yordu. D├╝┼čleminin heveslerinden kendini korumak i├žin gerekli g├Ârd├╝─č├╝ bu ├ž─▒lg─▒nca ba─čl─▒l─▒k, ona ki┼čili─činden hi├žbir ┼čey kapt─▒rmamas─▒n─▒ buyuruyordu. ├ľnceleri ad─▒, ki┼čili─činin bir par├žas─▒yd─▒, sonra el yaz─▒s─▒n─▒ ki┼čili─činin bir par├žas─▒ sayarak sonunda yaz─▒ yazmay─▒ bile b─▒rakm─▒┼čt─▒.
Bu yolla ilkellerin, ├Âlm├╝┼č bir adam─▒n ad─▒n─▒ onun ki┼čili─činin bir par├žas─▒ saymas─▒ ve onun da ├Âlm├╝┼č kimsenin ba─č─▒ml─▒ oldu─ču tabuya tutulmas─▒ bize art─▒k garip g├Âr├╝nmez. ├ľlm├╝┼č bir adam─▒ ad─▒yla ├ža─č─▒rmak, ayn─▒ zamanda onunla ili┼čki durumunda olmak da demektir; ├Âyleyse daha genel bir anlat─▒m─▒yla, ├Âl├╝yle ili┼čkinin ni├žin bu kadar ┼čiddetli bir tabuyla kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒ sorusuna geliyoruz.
En yak─▒n neden, ├Âzellikle ├Âl├╝mden hemen sonra cesette g├Âr├╝len de─či┼čiklikler g├Âz ├Ân├╝nde tutulursa, ├Âl├╝n├╝n verdi─či do─čal korku olabilir Fakat ceset korkusu, tabu kurallar─▒n─▒n b├╝t├╝n ayr─▒nt─▒lar─▒n─▒ a├ž─▒klamamaktad─▒r; yas bize ├Âl├╝n├╝n ad─▒n─▒ anman─▒n geride kalanlara kar┼č─▒ ni├žin ┼čiddetli bir tecav├╝z say─▒ld─▒─č─▒n─▒ asla a├ž─▒klayamaz. Aksine, yas tutmak, ├Âlm├╝┼č kimseyle zihnen u─čra┼čmay─▒, onun an─▒s─▒n─▒ saklamay─▒ ve onu olabildi─čince uzun s├╝re an─▒msamay─▒ gerektirir.
Tabu ├ódetlerinin ├Âzelliklerinin nedeni yastan ba┼čka bir ┼čey, a├ž─▒k├ža ba┼čka bir amaca yarayan bir ┼čey olsa gerek. Adlar ├╝zerindeki tabu, ┼čimdiye kadar bilmedi─čimiz bu gizli nedeni ortaya ├ž─▒karmaktad─▒r; e─čer ├ódetler bunun ├╝zerine bize bir ┼čey s├Âylemiyorsa, onu yas tutan ilkellerin kendi anlat─▒mlar─▒nda bulabilece─čiz.
├ç├╝nk├╝ ilkeller ├Âlm├╝┼č kimsenin ruhunun geri gelmesinden korktuklar─▒n─▒ gizleyememekte, bundan kendilerini koruyacak, onu uzakla┼čt─▒racak bir├žok t├Âren yapmaktad─▒rlar. (44) Onun ad─▒n─▒n an─▒lmas─▒ ├Âl├╝n├╝n derhal gelmesiyle sonu├žlanacak bir y─▒k─▒m say─▒lmaktad─▒r. (45) Bunun i├žin son derece do─čal olarak ├Âl├╝ bir kimseyi k├Ât├╝l├╝k etmeye k─▒┼čk─▒rtmaktan ve uyand─▒rmaktan ├žekinmektedirler. ├ľl├╝n├╝n ruhu kendilerini tan─▒mas─▒n diye adlar─▒n─▒ ba┼čka bi├žime sokmakta (46), ya onun ad─▒n─▒ ya da kendi adlar─▒n─▒ de─či┼čtirmekte, ac─▒mas─▒z bir yabanc─▒ ├Âl├╝n├╝n ad─▒n─▒ akrabalar─▒n─▒n huzurunda and─▒─č─▒ zaman bu davran─▒┼č─▒ ├Âl├╝n├╝n ruhunu ├ža─č─▒rmak demek oldu─čundan, son derecede k─▒zmaktad─▒rlar. WundtÔÇÖun anlat─▒m─▒na g├Âre, onun ÔÇť┼čimdi bir ┼čeytan olan ruhuÔÇŁndan korktuklar─▒ sonucuna varmaktan kendimizi alam─▒yoruz (47).
Bununla, g├Âr├╝l├╝yor ki, tabunun i├žeri─čini ┼čeytan korkusunda g├Âren WundtÔÇÖun anlay─▒┼č─▒na yakla┼č─▒yoruz.
Bu kurama g├Âre, ├Âl├╝mden sonra bir ailenin sevgili bir bireyi derhal bir ┼čeytan olmaktad─▒r. Ya┼čayan akrabalar─▒ bu ┼čeytandan k├Ât├╝l├╝kten ba┼čka bir ┼čey bekleyemez, onun i├žin ruhun k├Ât├╝ isteklerine kar┼č─▒ her ├žareye ba┼čvurarak kendilerini korumak zorunda kalmaktad─▒rlar. Bu g├Âr├╝┼č ilk anda inanmak istemeyece─čimiz kadar gariptir. Bununla birlikte b├╝t├╝n uzmanlar bu g├Âr├╝┼čte birle┼čmektedir.
Kan─▒mca tabuya pek az ├Ânem vermi┼č olan Westermarck (48) ┼č├Âyle der: ÔÇťB├╝t├╝n olgular beni ├Âl├╝lerin dost olmaktan ├žok genellikle d├╝┼čman say─▒ld─▒─č─▒ sonucuna g├Ât├╝r├╝yor. Prof. Jevons ve Mr. Grant AllenÔÇÖin ilkellerin inan─▒┼člar─▒nda ├Âl├╝lerin kendi ├žocuklar─▒na ve klanda┼člar─▒na iyilik etti─čini, buna kar┼č─▒ k├Ât├╝l├╝klerinin daha ├žok yabanc─▒lara ├ževrilmi┼č oldu─čunu savlamalar─▒ yanl─▒┼čt─▒r.ÔÇŁ
R. Kleinpaul, yazd─▒─č─▒ ├žok esinleyici kitapta, ya┼čayanla ├Âl├╝ aras─▒ndaki ili┼čkiyi g├Âstermek i├žin uygar uluslararas─▒ndaki ruh inanc─▒n─▒n art─▒klar─▒n─▒ kullanmaktad─▒r. (49) Yine ona g├Âre, bu ili┼čki, insan kan─▒na susayan ├Âl├╝n├╝n, canl─▒lar─▒ kendine ├žekmek istemesi kan─▒s─▒nda kendini g├Âstermektedir. ├ľl├╝m├╝n ger├žek bi├žiminin simgesi olan iskelet, ├Âl├╝m├╝n kendisinin ├Âlm├╝┼č bir adamdan ba┼čka bir ┼čey olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âsterir. Canl─▒lar, ├Âl├╝lerle kendi aralar─▒na bir su par├žas─▒ koymad─▒k├ža kendilerini ├Âl├╝lerin izlemesinden korunuyor saymazlar. ─░┼čte ├Âl├╝lerin adalara g├Âm├╝lmesini ye─člemenin ya da onlar─▒ bir ─▒rma─č─▒n ├Âte yakas─▒na g├Ât├╝rmenin nedeni budur: ÔÇťBuradaÔÇŁ ve ÔÇť├ÂtedeÔÇŁ anlat─▒mlar─▒ da bu bi├žimde ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Daha sonraki de─či┼čmelerle ├Âl├╝n├╝n k├Ât├╝l├╝k yapma d├╝┼č├╝ncesinde de de─či┼čiklikler olmu┼č, k├Ât├╝c├╝l bir ruh bi├žiminde katilin pe┼činden ayr─▒lmayan ├Âld├╝r├╝lm├╝┼člerde ve d├╝nya zevklerini tatmadan ├Âlen gelinlerde oldu─ču gibi, garip bir kin duyma hakk─▒ ├Âl├╝lere verilmi┼čtir.
«   01   ...    14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   »   


´╗┐