´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Totem ve Tabu - I : 30


TOTEM VE TABU - I

SIGMUND FREUD

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 23


Bu dayan─▒┼čma mekanizmas─▒n─▒ a├ž─▒klamak bizim i├žin kolayd─▒r. Bu, olay─▒n bula┼č─▒c─▒ bir masal olmas─▒ndan, ├Âyk├╝nme hevesinden, yani tabunun bula┼čma yetene─činden do─čan bir korku sorunudur. E─čer bir kimse itilen bir iste─či doyuma ula┼čt─▒rmay─▒ ba┼čar─▒rsa, ayn─▒ istek ba┼čkalar─▒nda da kendini g├Âsterebilir; bundan dolay─▒ bu hevesi bast─▒rmak i├žin, bu imrenilen kimsenin c├╝retinin meyvesinden yoksun edilmesi gerekir. ├ço─ču kez su├žu i┼čleyenler, verilen cezayla su├žtan temizlendiklerini ve b├Âylece yasalla┼čt─▒klar─▒n─▒ gerek├že g├Âstererek i┼čledikleri g├╝nah─▒ yeniden i┼čleme f─▒rsat─▒n─▒ elde eder. Ger├žekten de insanlar─▒n ceza yasalar─▒n─▒n temel ilkelerinden biri budur; bu yasalar gerek su├žlunun, gerekse onu cezaland─▒rmakla toplumun ├Âc├╝n├╝ alanlar─▒n ayn─▒ yasak i├žtepilerin etkisi alt─▒nda oldu─čunu kabul eder.
Psikanaliz burada, hepimizin zavall─▒ g├╝nahk├órlar oldu─čumuzu savlayan sofular─▒n d├╝┼č├╝ncesini peki┼čtirmektedir. ├ľyleyse, kendisi i├žin korkmayan, sevdiklerinin ad─▒na her ┼čeyden ├╝z├╝nt├╝ duyan nevrozlunun bu beklenmeyen soylulu─čunu nas─▒l a├ž─▒klamal─▒? Psikanaliz incelemeleri, bu soylulu─čun temel olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âsteriyor. K├Âkende, yani hastal─▒─č─▒n ba┼člang─▒c─▒nda, birey cezadan kendisi i├žin korkmu┼č, her zaman kendi ya┼čam─▒ ├╝zerine titremi┼č; ├Âl├╝m korkusu ancak sonralar─▒ sevilen ki┼či ├╝zerine kayd─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r. Bunun olu┼ču az ├žok kar─▒┼č─▒k olmakla birlikte bug├╝n t├╝m├╝yle a├ž─▒klanm─▒┼čt─▒r. Her yasa─č─▒n temelinde daima sevilen ki┼čiye kar┼č─▒ k├Ât├╝ bir i├žtepi, yani ├Âl├╝m iste─či vard─▒r. Bu iste─či bir yasak i├žeri iter ve kayd─▒rma yoluyla sevilen kimselerin yerine d├╝┼čman kimseyi koyan belirli bir edimle yasak birle┼čerek bu edimin ger├žekle┼čtirilmesini ├Âl├╝m korkusuyla tehdit eder. Fakat sonu├ž daha da ileri gider ve sevilen ki┼činin ├Âl├╝m├╝n├╝ istemek yerine bu defa onun ├Âlece─či korkusu ge├žer. ├ľyleyse nevrozlunun ┼čefkatli ├Âzgecili─či, bu duygunun temelinde ve ona kar┼č─▒t olan kaba bencilli─čin yerine a─č─▒r basar. Cinsel nesne olarak al─▒nmayan kimselere kar┼č─▒ sayg─▒ bi├žimindeki duygulara toplumsal duygular ad─▒n─▒ verirsek, bu toplumsal etmenlerin ortadan kalkmas─▒n─▒ nevrozun sonralar─▒ a┼č─▒r─▒ ÔÇťcompensationÔÇŁ ile k─▒l─▒─č─▒n─▒ de─či┼čtiren temel niteli─či sayabiliriz.
Bu toplumsal i├žtepilerin k├Âkeni ve insan─▒n di─čer temel i├žtepileriyle ili┼čkisi konusunda s├Âz├╝ uzatmaks─▒z─▒n, ba┼čka bir ├Ârnekle nevrozun di─čer bir temel devinimsizli─čini g├Âsterelim. Tabunun kendini g├Âsterdi─či bi├žim, nevrozlunun dokunma korkusuna (ÔÇťd├ęlire de toucherÔÇŁsine) bir hayli benzer. Bu nevroz temel olarak cinsel ili┼čkiyle ilgilidir ve psikanaliz, nevrozdaki yolundan ├ževrilip kayd─▒r─▒lm─▒┼č olan g├╝c├╝n k├Âkeninin cinsel oldu─čunu pek├ól├ó g├Âstermi┼čtir. Tabudaki yasak dokunmalar, ku┼čkusuz yaln─▒zca cinsel anlamda de─čil, daha ├žok daha yayg─▒n olan sald─▒rma, elde etme ve kendinin oldu─čunu savlama i├žtepilerinden do─čmad─▒r. Ba┼čkana ya da onunla ili┼čkide bulunan bir ┼čeye dokunmak yasaksa, bunun amac─▒ ba┼čka durumlarda ba┼čkan─▒n ku┼čkulu bir g├Âzle g├Âr├╝l├╝┼č├╝nde kendini g├Âsteren ve hatta ba┼čkanl─▒─ča ge├žirili┼činde ona g├Âsterilen k├Ât├╝ davran─▒┼člarda g├Âr├╝len i├žtepinin ├Ân├╝ne bir duvar ├žekmektir (yukar─▒ya bak─▒n). Bu yolla i├žtepinin cinsel ├Â─čelerinin toplumsal ├Â─če kar┼č─▒s─▒nda ├╝st├╝n gelmesi nevrozun karakteristik niteli─čini olu┼čturur. Fakat toplumsal i├žtepilerin kendileri de benci ve erotik ├Â─čelerin birle┼čmesinden do─čar. Tabuyla zorlanma nevrozu aras─▒ndaki bu son kar┼č─▒la┼čt─▒rmadan, nevrozun ├že┼čitli bi├žimleriyle ekin olu┼čumlar─▒ aras─▒ndaki ili┼čkileri ve nevroz psikolojisinin incelenmesinin, ekinin geli┼čimini anlatmadaki ├Ânemini kestirebiliriz.
Nevrozlar bir yandan sanat, din ve felsefe gibi b├╝y├╝k ekin ├╝r├╝nleriyle s─▒k─▒ ve derin bir ili┼čki g├Âsterir, di─čer yandan da bu toplumsal ├╝r├╝nlerin bozuk bi├žimleri gibi g├Âr├╝n├╝r. Adeta, histeri bir sanat yap─▒t─▒n─▒n karikat├╝r├╝, zorlanma nevrozu bir dinin karikat├╝r├╝, paranoya manisi bir felsefe sisteminin karikat├╝r├╝d├╝r. Son ├ž├Âz├╝mlemede bu ├žarp─▒kl─▒─č─▒n k├Âkeni, nevrozlar─▒n toplumsal ├╝r├╝nler olmas─▒nda bulunur. Toplumda kolektif ├žal─▒┼čmayla olu┼čan ┼čeyi nevrozlar ├Âzel ara├žlarla yapmaya ├žal─▒┼č─▒r. Nevrozlar─▒n temelini olu┼čturan e─čilimleri ara┼čt─▒rmakla k├Âkeni cinsel olan g├╝├žlerin bunlarda belirleyici bir rol├╝ oldu─čunu, bunlara denk d├╝┼čen ekin ├╝r├╝nlerindeyse toplumsal i├žtepilere ve benci ├Â─čelerle erotik ├Â─čelerin birle┼čmesinden ├ž─▒kan e─čilimlere dayand─▒─č─▒n─▒ ├Â─črenmekteyiz. Cinsel gereksinimin, kendi kendini koruma davran─▒┼č─▒n─▒n yapt─▒─č─▒ gibi insanlar─▒ birle┼čtirmeye yetecek g├╝├žte olmad─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir: Cinsel doyum, her ┼čeyden ├Ânce bireysel, ├Âzel bir i┼čtir.
Genetik bak─▒mdan, nevrozun toplumsal i├žeri─či onun ├Âzg├╝n bir e─čiliminden ileri gelir ve bu da, ger├žekli─čin doyumsuzluklar─▒ndan d├╝┼člem d├╝nyas─▒n─▒n zevklerine s─▒─č─▒nma iste─čidir. Nevrozlular─▒n ka├žt─▒─č─▒ ger├žeklik d├╝nyas─▒na insanlar─▒n olu┼čturdu─ču toplum ve kurdu─ču ili┼čkiler egemendir; bu ger├žeklikten y├╝z├╝n├╝ ├ževiren nevrozlu, ayn─▒ zamanda kendini insan toplumundan da d─▒┼čar─▒ ├žekiyor demektir.
«   01   ...    20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   »   


´╗┐