´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Yolculamak ┬╗ Tristan ve Iseut : 27


TRISTAN VE ISEUT

ANON─░M

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 107


Kilisenin ├Ân├╝nde, ├Âtekiler h├ól├ó bekliyorlard─▒. Bo┼čuna bekliyorlard─▒, ├ž├╝nk├╝ art─▒k onu Tanr─▒ kendi korumas─▒na alm─▒┼čt─▒. Tristan ko┼čuyordu. Oynak kum ayaklar─▒ alt─▒nda kay─▒yor, yere d├╝┼č├╝yor, arkas─▒na d├Ân├╝yor; uzakta yak─▒lan ate┼či g├Âr├╝yor; alevler g├╝rl├╝yor, duman y├╝kseliyor, Tristan ka├ž─▒yordu.
Gorvenal, belinde k─▒l─▒c─▒, doludizgin kentten ka├žm─▒┼čt─▒; yoksa Kral efendisinin yerine onu yakt─▒r─▒rd─▒. D├╝zl├╝─če ├ž─▒k─▒nca Tristan'─▒ buldu. Tristan, hayk─▒rd─▒:
- Hocam, Tanr─▒ bana ac─▒d─▒. Ama neye yarar; zavall─▒ ben! Iseut yan─▒mda olmad─▒ktan sonra benim i├žin hi├žbir ┼čeyin de─čeri yok. Ke┼čke d├╝┼čerken par├žalansayd─▒m! Ben kurtuldum Iseut, ama seni ├Âld├╝recekler. Onu benim i├žin yak─▒yorlar, ben de onun i├žin ├Âlece─čim.
Gorvenal:
- Sevgili efendim, dedi, biraz kendinize gelin, umutsuzlu─ča kap─▒lmay─▒n. ┼×u ├ževresinde geni┼č bir hendek olan s─▒k a─ča├žl─▒─č─▒ g├Âr├╝yorsunuz ya; oraya saklanal─▒m; bu yoldan ge├žen ├žok olur; onlardan ├Â─čreniriz; e─čer Iseut'y├╝ yakarlarsa, Meryem Ana'n─▒n o─člu Tanr─▒'n─▒n ad─▒yla ant i├žerim, onun ├Âc├╝n├╝ alaca─č─▒m─▒z g├╝ne dek ├žat─▒ alt─▒nda yatmayaca─č─▒m, o─člum.
- Sevgili hocam, k─▒l─▒c─▒m yan─▒mda de─čil ki.
- ─░┼čte sana onu da getirdim.
- Peki hocam, art─▒k Tanr─▒'dan ba┼čka hi├žbir ┼čeyden korkmam.
- O─čul, c├╝ppemin alt─▒nda ho┼čuna gidecek bir ┼čeyim daha var; ┼ču sa─člam ve hafif z─▒rhl─▒ giysi i┼čine yarayabilir.
- Ver, sevgili hocam. Tanr─▒ yard─▒mc─▒m olsun. Dostumu kurtarmaya gidiyorum.
Gorvenal:
- Hay─▒r, acele etme, dedi. Belki de Tanr─▒ sana daha g├╝venli bir ├Â├ž alma yolu g├Âsterecek. Odun ate┼čine yakla┼čamazs─▒n; kentliler ├ževresini sarm─▒┼člard─▒r; Kral'dan da korkarlar. Seni en ├žok kurtarmak isteyen, belki de ilk darbeyi vuran olacakt─▒r. ├ç─▒lg─▒nl─▒k yi─čitlik de─čildir, derler, do─črudurÔÇŽ BekleÔÇŽ
Tristan kayalardan kendini att─▒─č─▒nda, halktan yoksul bir adam, onun aya─ča kalk─▒p ka├žt─▒─č─▒n─▒ g├Ârm├╝┼čt├╝. Ko┼ča koya Tintagel'e gitmi┼č, Iseut'n├╝n odas─▒na dek sokulmu┼č:
- Krali├že, art─▒k a─člamay─▒n. Dostunuz ka├žt─▒! demi┼čti.
Iseut:
- Tanr─▒ raz─▒ olsun, dedi. Art─▒k beni ister ba─člas─▒nlar, ister ├ž├Âzs├╝nler, ister kurtars─▒nlar, ister ├Âld├╝rs├╝nler, hi├žbiri umurumda de─čil!
Al├žaklar, bileklerindeki ipleri ├Âyle haince s─▒km─▒┼člard─▒ ki durmadan kanlar ak─▒yordu. Ama o g├╝l├╝mseyerek:
- Tanr─▒ ba─č─▒┼člam─▒┼č, dostumu bu al├žaklar─▒n elinden kurtarm─▒┼č; a─člamak yak─▒┼čmaz art─▒k bana, dedi.
Tristan'─▒n camdan ka├žt─▒─č─▒ haberi gelince Kral, h─▒rs─▒ndan bembeyaz oldu, adamlar─▒na Iseut'y├╝ getirmelerini s├Âyledi.
«   01   ...    17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   ...    70   »   


´╗┐