´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Tristan ve Iseut : 30


TRISTAN VE ISEUT

ANON─░M

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 107


G├╝n├╝n birinde, hi├ž balta girmemi┼č olan bu ormanlar─▒n aras─▒ndan ge├žerken, Rahip Ogrin'in k├╝├ž├╝k tekkesine rasgeldiler.
─░┼čte o g├╝nd├╝; g├╝ne┼čte, seyrek ak├žaa─ča├žlar─▒n aras─▒nda, k├╝├ž├╝c├╝k kilisenin yan─▒nda, ya┼čl─▒ bir adam koltuk de─čne─čine dayanarak k├╝├ž├╝k ad─▒mlarla y├╝r├╝yordu:
- Efendim Tristan diye ba─č─▒rd─▒, Cornouaillesl─▒lar b├╝y├╝k bir ant i├žtiler. Kral b├╝t├╝n mahallelerde tellal ba─č─▒rtt─▒. Sizi kim ele ge├žirirse, ├Âd├╝l olarak y├╝z alt─▒n alacak; b├╝t├╝n baronlar sizi diri ya ya ├Âl├╝ ele vereceklerine ant i├žtiler. T├Âvbe edin, Tristan! T├Âvbe eden g├╝nahl─▒y─▒ Tanr─▒ ba─č─▒┼člar.
- T├Âvbe etmek mi, Efendim Ogrin? Hangi su├ž i├žin? Hakk─▒m─▒zda yarg─▒ veren siz, deniz ├╝zerinde ne suyu i├žtik, biliyor musunuz? Evet, o g├╝zel i├žki bizi sarho┼č etmi┼čti; Isuets├╝z g├╝zel bir ├╝lkenin kral─▒ olmaktansa, onunla birlikte, b├╝t├╝n ya┼čam─▒mca yol k─▒y─▒lar─▒nda dilenip otlar, k├Âkler yiyerek ya┼čamay─▒ ye─člerim.
- Efendim Tristan, Tanr─▒ yard─▒mc─▒n─▒z olsun; ├ž├╝nk├╝ siz, hem bu d├╝nyay─▒, hem de sonrakini yitirdiniz. Efendisine ihanet edeni, iki beygire ba─člayarak par├žalatmal─▒, ate┼čte yakmal─▒. K├╝l├╝n├╝n d├╝┼čece─či yerde ot bitmez, o topra─č─▒ s├╝rmenin yarar─▒ olmaz, a─ča├žlar, ye┼čillikler ├ž├╝r├╝r. Tristan! Krali├žeyi, Roma yasas─▒na g├Âre, vard─▒─č─▒ adama geri verin.
- Iseut art─▒k onun de─čil ki, Kral onu c├╝zzaml─▒lara verdi. Ben onu c├╝zzaml─▒lardan d├Âv├╝┼čle elde ettim. Art─▒k bundan sonra o benimdir; ben ondan ayr─▒lamam, o da benden ayr─▒lamaz.
Ogrin oturmu┼čtu; ayak ucunda Iseut, ba┼č─▒n─▒ Tanr─▒ i├žin ac─▒ ├žeken adam─▒n dizlerine dayam─▒┼č a─čl─▒yordu. Ke┼či┼č ona, Kutsal Kitap'─▒n s├Âzlerini yineliyordu; ama Iseut g├Âzya┼člar─▒ i├žinde ba┼č─▒n─▒ sall─▒yor, inanmak istemiyordu.
Ogrin:
- ├ľl├╝ler insan─▒ nas─▒l avutabilir, dedi, pi┼čman ol Tristan, ├ž├╝nk├╝ t├Âvbe etmeden g├╝nah i├žinde ya┼čayan, ├Âl├╝d├╝r.
- Hay─▒r, ya┼čar─▒m, pi┼čman da olmam. Bizi koruyan ormana d├Âneriz. Gel Iseut, dostum!
Iseut aya─ča kalkt─▒; elele verdiler. Y├╝ksek otlar─▒n, ├žal─▒lar─▒n aras─▒na dald─▒lar; a─ča├žlar daldan perdelerini ├╝zerlerine ├Ârtt├╝, ikisi de yapraklar─▒n arkas─▒nda yittiler.
Efendilerim, ┼ču g├╝zel olay─▒ dinleyin. Tristan bir k├Âpek beslemi┼čti; g├╝zel, canl─▒, iyi ko┼čan, ok av─▒na birebir bir brachet. (8) Ne kontlarda, ne krallarda e┼či yoktu. Ad─▒ Husdent'd─▒. Boynuna a─č─▒r bir k├╝t├╝k ba─člayarak onu kaleye kapatmak gerekmi┼čti. Efendisini g├Âremedi─či g├╝nden beri hi├žbir ┼čey yemiyor, aya─č─▒yla topra─č─▒ t─▒rmal─▒yor, g├Âzleri ya┼č i├žinde, uluyordu. Bir├žok kimse ona ac─▒d─▒.
- Husdent, diyorlard─▒, hi├žbir hayvan senin gibi sevmesini bilmemi┼čtir; evet, Hazreti S├╝leyman, ÔÇťBenim ger├žek dostum k├Âpe─čimdir,ÔÇŁ dedi─činde, do─čru s├Âylemi┼č.
Kral Marc da ge├žmi┼č g├╝nleri an─▒msayarak i├žin i├žin ┼č├Âyle d├╝┼č├╝n├╝yordu: ÔÇťBu k├Âpek, b├Âyle efendisi i├žin a─člamakla ne denli anlay─▒┼čl─▒ oldu─čunu g├Âsteriyor. Acaba b├╝t├╝n Cornouailles'da Tristan de─čerinde insan var m─▒d─▒r!ÔÇŁ
├ť├ž baron Kral'a gelip:
«   01   ...    20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   ...    70   »   


´╗┐