´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Tristan ve Iseut : 36


TRISTAN VE ISEUT

ANON─░M

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 107


- Tristan, ormanda ya┼čayan ke┼či┼č Ogrin'i an─▒msay─▒n; haydi yine ona gidelim. G├Âklerin b├╝y├╝k kral─▒n─▒n ac─▒mas─▒na bir s─▒─č─▒nabilsek, Tristan dostum.
Gorvenal'i uyand─▒rd─▒lar; Iseut at─▒na bindi, Tristan da at─▒ geminden tutuyordu; b├╝t├╝n gece, sevdikleri ormandan son kez ge├žtiler, hi├ž konu┼čmadan y├╝r├╝d├╝ler.
Sabahleyin biraz dinlendiler, sonra ke┼či┼čin bulundu─ču yere y├╝r├╝d├╝ler. Ogrin, kilisesinin kap─▒s─▒n─▒n ├Ân├╝nde bir kitap okuyordu. Onlar─▒ g├Ârd├╝, sevgiyle uzaktan seslendi:
- Dostlar! Sevda sizi nas─▒l sefillikten sefilli─če koval─▒yor! Bu ├ž─▒lg─▒nl─▒─č─▒n─▒z ne kadar s├╝recek? Haydi, cesaret! Art─▒k pi┼čmanl─▒k getirin.
Tristan:
- Dinleyin Efendim Ogrin, dedi, Kral'a bar─▒┼č ├Ânermemiz i├žin bize yard─▒m edin. Ben ona Krali├že'yi geri verece─čim; sonra uzaklara, Br├Âtanya ya da Grise'e gidece─čim, g├╝n├╝n birinde kral beni kabul ederse, gelir, ona g├Ârevim oldu─ču i├žin hizmet ederim.
Ke┼či┼čin ayak ucuna diz ├ž├Âken Iseut de, ├╝z├╝nt├╝l├╝ bir sesle:
- Art─▒k b├Âyle ya┼čamayaca─č─▒m, dedi. Tristan'─▒ sevmi┼č oldu─čuma, h├ól├ó ve her zaman sevdi─čime pi┼čman─▒m demiyorum, ama bundan sonra ayr─▒laca─č─▒z.
Ke┼či┼č a─člad─▒, Tanr─▒'ya dua etti: ÔÇťEy Tanr─▒m, ey g├╝c├╝ her ┼čeye yeten, ┼čunlara yard─▒m edebilmem i├žin beni bu denli ya┼čatt─▒─č─▒na ┼č├╝krediyorum!ÔÇŁ
Onlara ak─▒ll─▒ca ├Â─č├╝tler verdi, sonra m├╝rekkeple par┼č├Âmen k├ó─č─▒d─▒ ald─▒, Tristan'─▒n a─čz─▒ndan Kral'a bar─▒┼č ├Âneren bir mektup yazd─▒. Tristan'─▒n s├Âyledi─či b├╝t├╝n s├Âzleri mektuba yazd─▒ktan sonra, Tristan y├╝z├╝─č├╝yle m├╝h├╝rledi.
Rahip:
- Bu mektubu kim g├Ât├╝recek? diye sordu.
- Kendim g├Ât├╝rece─čim.
- Hay─▒r, Efendim Tristan, bu tehlikeli yolculu─ča giri┼čmeyin; sizin yerinize ben gideyim, ┼čatodaki insanlar─▒ tan─▒r─▒m.
- B─▒rak─▒n sevgili Efendim Ogrin; Krali├že sizin evinizde kals─▒n; gece olur olmaz seyisimle birlikte giderim, o at─▒m─▒ bekler.
Ormana karanl─▒k bas─▒nca Tristan Gorvenal'le birlikte yola koyuldu. Tintagel'in kap─▒lar─▒na gelince onu orada b─▒rakt─▒. Duvarlar─▒n ├╝zerinde kolcular borular─▒n─▒ ├žal─▒yorlard─▒. Kendini hende─čin i├žine b─▒rakt─▒, tehlikeyi g├Âze alarak kentin i├žinden ge├žti. Meyve bah├žesinin sivri parmakl─▒klar─▒n─▒ eskisi gibi a┼čt─▒, mermer merdivenleri, ├že┼čmeyi, b├╝y├╝k ├žam a─čac─▒n─▒ bir daha g├Ârd├╝, arkas─▒nda kral─▒n uyudu─ču pencereye yakla┼čt─▒. Ona yava┼č├ža seslendi. Marc uyand─▒:
- Kimsin sen, gece yar─▒s─▒ beni ne diye ├ža─č─▒r─▒yorsun?
- Efendim, ben Tristan'─▒m, size bir mektup getiriyorum; ┼čuraya, bu pencerenin parmakl─▒─č─▒na b─▒rak─▒yorum. Yan─▒t─▒n─▒z─▒, K─▒z─▒l Ha├ž'─▒n dal─▒na ba─člatt─▒r─▒n.
«   01   ...    26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   ...    70   »   


´╗┐