´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Tristan ve Iseut : 44


TRISTAN VE ISEUT

ANON─░M

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 107


XIII - B├ťLB├ťL SES─░
Tristan orman bek├žisi Oti'nin kul├╝besine d├Ân├╝nce, sopas─▒n─▒ at─▒p hac─▒ ├Ârt├╝s├╝nden s─▒yr─▒ld─▒ktan sonra, Kral'a verdi─či s├Âz├╝ yerine getirmek ve Cornouailles ├╝lkesinden uzakla┼čmak zaman─▒n─▒n geldi─čini a├ž─▒k├ža duyumsad─▒.
Art─▒k neden gecikiyordu? Krali├že kendini savunmu┼čtu; Kral ona sevgi ve sayg─▒ g├Âsteriyordu. Artur gerekirse onu korumas─▒na alacakt─▒; bundan sonra art─▒k hi├žbir hainlik onu etkilemezdi. Tintagel'in ├ževresinde art─▒k ne diye dola┼čs─▒n? Bo┼ču bo┼čuna kendi ya┼čam─▒n─▒, orman bek├žisinin ya┼čam─▒n─▒ ve Iseut'n├╝n rahat─▒n─▒ tehlikeye koyuyordu. Evet gidecekti. Blance-Lande'da, hac─▒ k─▒l─▒─č─▒yla, Iseut'n├╝n v├╝cudunun kollar─▒ aras─▒nda son kez ├╝rperdi─čini duyumsam─▒┼čt─▒.
├ť├ž g├╝n daha ge├žti, Krali├že'nin ya┼čad─▒─č─▒ ├╝lkeden bir t├╝rl├╝ ayr─▒lam─▒yordu. D├Ârd├╝nc├╝ g├╝n gelince, onu kul├╝besinde konuk eden orman bek├žisiyle esenle┼čti, Gorvenal'e:
- Hocam, dedi, i┼čte uzun yolculu─čun saati geldi; Galles topraklar─▒na gidece─čiz.
Gecenin karanl─▒─č─▒nda dertli dertli yola koyuldular. Yollar─▒ bir zamanlar Tristan'─▒n sevgilisini bekledi─či meyve bah├žesinin yan─▒ndan ge├žiyordu. Gece duruydu, p─▒r─▒l p─▒r─▒l parl─▒yordu. Yolun d├Ânemecinde Tristan, parmakl─▒─ča yak─▒n bir yerde, b├╝y├╝k ├žam a─čac─▒n─▒n kal─▒n g├Âvdesinin g├Â─č├╝n ayd─▒nl─▒─č─▒ i├žinde y├╝kseldi─čini g├Ârd├╝.
- Sevgili hocam, ┼ču ilerdeki a─ča├žl─▒klar─▒n alt─▒nda beni bekle; ├žok ge├žmeden gelirim.
- Nereye gidiyorsun? Deli misin? Ba┼č─▒na bela m─▒ almak istiyorsun?
Ama Tristan g├╝venli bir s─▒├žray─▒┼čla tahta parmakl─▒─č─▒ a┼čm─▒┼čt─▒. Ak mermer merdivenin yan─▒na, b├╝y├╝k ├žam a─čac─▒n─▒n alt─▒na geldi. G├╝zel yontulmu┼č tahta par├žalar─▒n─▒ suya atmak ┼čimdi neye yarard─▒? Iseut art─▒k gelmeyecekti. ├çevik ve sak─▒ngan ad─▒mlarla, eskiden Krali├že'nin izledi─či yoldan ┼čatoya yakla┼čt─▒.
Odas─▒nda, uyuyan Marc'─▒n kollar─▒ aras─▒nda, Iseut uyan─▒k yat─▒yordu. Birdenbire, ay ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n titredi─či aral─▒k duran pencereden bir b├╝lb├╝l sesi geldi.
Iseut, geceyi b├╝y├╝leyen co┼čkun sesi dinliyordu. Ses de ├Âyle yak─▒nan bir ezgiyle y├╝kseliyordu ki, en hain y├╝re─či, adam ├Âld├╝ren birinin y├╝re─čini bile yumu┼čatabilirdi. Krali├že, ÔÇťAcaba bu ezgi nereden geliyor?ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nd├╝; Sonra birdenbire anlad─▒: ÔÇťAh, bu Tristan olmal─▒! Morois Orman─▒'nda, beni e─člendirmek i├žin, ├Ât├╝c├╝ ku┼člara b├Âyle ├Âyk├╝n├╝rd├╝. Gidiyordu, i┼čte bu da onun son selam─▒. Nas─▒l da yak─▒n─▒yor! Yaz sonunda, b├╝lb├╝l├╝n istemeye istemeye yerinden ayr─▒lmas─▒ gibi. Dostum! Art─▒k sesini hi├ž duyamayaca─č─▒m!
B├╝lb├╝l sesi daha yan─▒k geldi:
- Ah! Ne istiyorsun? Gelmemi mi? Hay─▒r! Ke┼či┼č Ogrin'i, i├žti─čimiz antlar─▒ an─▒msa. Sus, ├Âl├╝m bizi kolluyorÔÇŽ ├ľl├╝m umurumda m─▒? Sen beni ├ža─č─▒r─▒yorsun, beni istiyorsun, geliyorum!
Kral'─▒n kuca─č─▒ndan kendini kurtard─▒, hemen hemen ├ž─▒plak olan v├╝cudunun ├╝zerine k├╝l rengi k├╝rkle ku┼čat─▒lm─▒┼č bir manto giydi. Her gece s─▒rayla on ┼č├Âvalyenin n├Âbet bekledi─či biti┼čik salondan ge├žmesi gerekiyordu; be┼č tanesi uyurken ├Âteki be┼či kap─▒lar ve pencerelerin ├Ân├╝nde silahl─▒ olarak d─▒┼čar─▒s─▒n─▒ kollard─▒. Ama raslant─▒ya bak─▒n; hepsi uyumu┼člard─▒, be┼či yataklar─▒n, be┼či de d├Â┼čemelerin ├╝zerinde. Iseut, yerde serili v├╝cutlar─▒n ├╝zerinden atlad─▒, kap─▒n─▒n s├╝rg├╝s├╝n├╝ kald─▒rd─▒. Halka ├ž─▒nlad─▒, ama bek├žilerden hi├žbirini uyand─▒rmad─▒. Kap─▒n─▒n e┼či─čini ge├žti, o zaman ses sustu.
«   01   ...    34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   ...    70   »   


´╗┐