´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Tristan ve Iseut : 47


TRISTAN VE ISEUT

ANON─░M

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 107


- Evet, dost Tristan, bizim ya┼čamlar─▒m─▒z birbirine ba─čl─▒; ya ben nas─▒l ya┼čayabilirim? Kendim burada kal─▒yorum, ama y├╝re─čim seninle.
- Iseut, dostum, gidiyorum, bilmem hangi ├╝lkeye. Ama bir g├╝n ye┼čil akik y├╝z├╝─č├╝ g├Ânderirsem, onunla senden isteyece─čimi yapacak m─▒s─▒n?
- Evet, biliyorsun; ye┼čil akik y├╝z├╝─č├╝ g├Âr├╝nce ne kale, ne sa─člam ┼čato, ne de Kral yasa─č─▒, dostumun iste─čini yerine getirmeme engel olabilir. ─░stedi─či ┼čey, ister bir ├ž─▒lg─▒nl─▒k olsun, ister ak─▒lc─▒ÔÇŽ
- Dostum, Tanr─▒ senden raz─▒ olsun.
- Tanr─▒ seni korusun, dostum.
XIV - SİHİRLİ ÇINGIRAK
Tristan, Galles'e, soylu D├╝k Gilain'in topra─č─▒na s─▒─č─▒nd─▒. D├╝k, gen├ž, etkili, iyi y├╝rekli bir adamd─▒; Tristan'─▒ kendi konu─ču gibi kabul etti. Onu a─č─▒rlamakta hi├žbir ┼čeyden ka├ž─▒nmad─▒; ama, ne oyunlar, ne de ┼čenlikler giderebildi Tristan'─▒n ├╝z├╝nt├╝s├╝n├╝ÔÇŽ
Bir g├╝n gen├ž D├╝k'├╝n yan─▒nda otururken, y├╝re─či ├Âyle ac─▒larla doluydu ki hi├ž ayr─▒m─▒na varmadan i├žini ├žekiyordu. D├╝k onun derdini hafifletmek i├žin odas─▒ndan, kendi ├╝z├╝n├žl├╝ saatlerinde b├╝y├╝s├╝yle g├Âzlerini ve y├╝re─čini dinlendirdi─či ├žok sevgili oyununu getirmelerini buyurdu. Soylu ve de─čerli bir erguvan rengi ├Ârt├╝yle kapl─▒ olan masan─▒n ├╝zerine, k├Âpe─či Petit Cr├╝'y├╝ koydular. Bu b├╝y├╝l├╝ bir k├Âpekti; D├╝k'e Avalon Adas─▒'ndan gelmi┼čti; onu bir peri, D├╝k'e bir a┼čk simgesi olarak g├Ândermi┼čti. Kimse onun ├Âz├╝n├╝ ve g├╝zelli─čini tan─▒mlamak i├žin yeterince uygun s├Âzc├╝k bulamaz. T├╝ylerinin ├Âyle ola─čan├╝st├╝ bir renk zenginli─či vard─▒ ki, neresinin ne renk oldu─ču s├Âylenemezdi; ilk bak─▒┼čta boynu kardan daha ak, arkas─▒ yonca yapra─č─▒ndan ye┼čil, bir yan─▒ erguvan gibi k─▒rm─▒z─▒, ├Âteki yan─▒ safran gibi sar─▒, karn─▒ firuze gibi mavi, s─▒rt─▒ da pembe g├Âr├╝n├╝rd├╝; ama uzun zaman bak─▒nca b├╝t├╝n bu renkler insan─▒n g├Âz├╝n├╝n ├Ân├╝nde oynuyor ve de─či┼čiyordu; s─▒rayla ak, ye┼čil, sar─▒, mavi, erguvan rengi, karanl─▒k ya da parlak oluyordu. Boynunda ince alt─▒n bir zincire ba─čl─▒ bir ├ž─▒ng─▒rak vard─▒; bu ├ž─▒ng─▒ra─č─▒n sesi ├Âyle ne┼čeli, ├Âyle duru, ├Âyle tatl─▒yd─▒ ki, i┼čitir i┼čitmez Tristan'─▒n y├╝re─či yumu┼čad─▒, yat─▒┼čt─▒, ├╝z├╝nt├╝s├╝ da─č─▒ld─▒. Krali├že i├žin ├žekti─či b├╝t├╝n ac─▒lar─▒ unutuverdi. Bu ├ž─▒ng─▒ra─č─▒n b├╝y├╝l├╝ ├Âzelli─či b├Âyleydi: ─░nsan─▒n y├╝re─či, onun bu tatl─▒, ne┼čeli, duru ├žal─▒┼č─▒n─▒ duyunca b├╝t├╝n ├╝z├╝nt├╝leri unutuyordu. Tristan b├╝y├╝n├╝n etkisiyle, b├╝t├╝n ├╝z├╝nt├╝s├╝n├╝ alan ve elinin alt─▒nda t├╝ylerinin dokunu┼ču ipek kuma┼č gibi gelen k├╝├ž├╝k sihirli hayvan─▒ ok┼čarken, bu hayvan─▒n Iseut i├žin g├╝zel bir arma─čan olaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝yordu. Ama ne yapmal─▒yd─▒? D├╝k Gilain, Petit Cr├╝'y├╝ her ┼čeyden ├žok seviyordu; ne hileyle, ne de ricayla, kimse onu elinden alamazd─▒.
Bir g├╝n Tristan D├╝k'e ┼č├Âyle dedi:
- Efendim, sizden o denli a─č─▒r vergiler isteyen dev K─▒ll─▒ Urgan'dan topra─č─▒n─▒z─▒ kurtaran olursa ne verirsiniz?
- Do─črusu, onu yenene, b├╝t├╝n servetimin aras─▒ndan en ├žok de─čer verdi─čim ┼čeyi se├žmesine izin veririm; ama kimse deve sald─▒rmay─▒ g├Âze alamaz.
Tristan s├Âz├╝n├╝ s├╝rd├╝rerek:
- Bunlar b├╝y├╝k s├Âzler. Ama bir ├╝lkeye, ancak ser├╝venlerle g├Ânen├ž gelebilir. Pavie'nin b├╝t├╝n alt─▒n─▒n─▒ bana verseler, devle d├Âv├╝┼čme iste─čimden vazge├žemem.
D├╝k Gilain:
«   01   ...    37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57   ...    70   »   


´╗┐