´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Tristan ve Iseut : 64


TRISTAN VE ISEUT

ANON─░M

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 107


Odaya girdi, Iseut'y├╝ g├Ârd├╝, kollar─▒n─▒ a├žarak ona do─čru ko┼čtu, g├Â─čs├╝ne bast─▒rmak istedi; ama utan├ž i├žinde ve s─▒k─▒nt─▒ teri d├Âken Iseut geri ├žekildi, delinin onu kucaklamas─▒na engel oldu; onun kendisinden ka├žt─▒─č─▒n─▒ g├Âren Tristan, utanc─▒ndan ve ├Âfkesinden titreyerek, duvara do─čru, kap─▒n─▒n yan─▒na dek geriledi. H├ól├ó de─či┼čik olan sesiyle:
- Iseut'n├╝n benden ka├žt─▒─č─▒, beni sevmeye g├Ân├╝l indirmedi─či, beni i─čren├ž buldu─ču g├╝n├╝ g├Ârecek miydim ben? Ah Iseut, ├žok seven zor unutur! Geni┼č ve duru sularla akan, ├ževreye yay─▒lan, bol suyu olan bir kaynak ne g├╝zel, ne de─čerli ┼čeydir Iseut; kurudu─ču g├╝n, art─▒k hi├ž de─čeri kalmaz. T├╝kenen bir a┼čka benzer art─▒k.
Iseut yan─▒t olarak:
- Karde┼č, dedi, size bak─▒yorum, ku┼čkulan─▒yorum, korkuyorum, bilmiyorum, Tristan'─▒ tan─▒yam─▒yorum.
- Krali├že Iseut, ben sizi pek ├žok sevmi┼č olan Tristan─▒m. Yataklar─▒m─▒z─▒n aras─▒na un serpen c├╝ceyi an─▒msam─▒yor musunuz? Ya s─▒├žray─▒┼č─▒m─▒ ve yaramdan akan kan─▒? Ya size yollad─▒─č─▒m arma─čan─▒, b├╝y├╝l├╝ ├ž─▒ng─▒rakl─▒ Petit Cru adl─▒ k├Âpe─či? Irma─ča att─▒─č─▒m, ince yontulmu┼č tahta par├žalar─▒n─▒ am─▒msam─▒yor musunuz?
Iseut ona bakt─▒, i├žini ├žekti; ne diyece─čini, neye inanaca─č─▒n─▒ bilemedi. Adam─▒n her ┼čeyi bildi─čini g├Âr├╝yor, ama onun Tristan oldu─čunu kabul etmenin delilik oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yordu.
Tristan:
- Krali├že! Benden vazge├žti─činizi biliyorum, sizi ihanetle su├žluyorum. Ama g├╝zelim, beni sevdi─činiz g├╝nleri de g├Ârd├╝m. Orman─▒n i├žlerinde, yaprak kul├╝bedeyken. Size sad─▒k k├Âpe─čim Husdent'─▒ verdi─čim g├╝n├╝ an─▒msam─▒yor musunuz? Ah, o beni h├ól├ó seviyordur, benim i├žin sar─▒┼č─▒n Iseut'y├╝ b─▒rakabilir. Nerede o? Ne yapt─▒n─▒z onu? Hi├ž olmazsa o beni tan─▒rd─▒.
- Sizi tan─▒r m─▒yd─▒? S├Âyledi─činiz anlams─▒z bir ┼čey; ├ž├╝nk├╝ Tristan gitti─činden beri, orada kul├╝besinde yat─▒yor. Yan─▒na kim yakla┼č─▒rsa ├╝zerine at─▒l─▒yor. Brangien getirin onu bana.
Brangien k├Âpe─či getirir. Tristan:
- Gel bakay─▒m Husdent, der, sen benimdin, geri al─▒yorum seni.
Husdent onun sesini duyunca, Brangien'in elinden zincirini kurtar─▒r, efendisine ko┼čar, ayaklar─▒nda yuvarlan─▒r, ellerini yalar, sevincinden havlar.
Soytar─▒:
- Husdent, diye ba─č─▒r─▒r, seni b├╝y├╝tmek i├žin verdi─čim emek helal olsun. Beni, o denli sevdi─čim insandan daha iyi kar┼č─▒lad─▒n. O beni tan─▒mak istemiyor. Acaba, ayr─▒l─▒┼č g├╝n├╝nde, bana g├Âz ya┼člar─▒ ve ├Âp├╝┼čler i├žinde verdi─či bu halkay─▒ tan─▒mayacak m─▒? Bu akik y├╝z├╝k benden hi├ž ayr─▒lmad─▒, ├žok kez dertlerimin aras─▒nda ondan yard─▒m istedim, ├žok kez bu ye┼čil aki─či s─▒cak g├Âz ya┼člar─▒mla ─▒slatt─▒m.
Iseut y├╝z├╝─č├╝ g├Âr├╝r. Kollar─▒n─▒ iyice a├žar:
- ─░┼čte seninim Tristan, al beni.
O zaman Tristan kendi sesiyle konu┼čur:
«   01   ...    54   55   56   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68   69   70   »   


´╗┐