´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Tristan ve Iseut : 65


TRISTAN VE ISEUT

ANON─░M

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 107


- Dostum, nas─▒l beni bunca zaman tan─▒yamad─▒n? K├Âpekten de daha zor tan─▒d─▒n. Bu y├╝z├╝─č├╝n ne ├Ânemi var? Yaln─▒zca eski a┼čk─▒m─▒z─▒n an─▒msatmas─▒yla tan─▒nman─▒n bana daha tatl─▒ gelece─čini anlam─▒yor musun? Sesimin ne ├Ânemi vard─▒? Sen y├╝re─čimin sesini duyacakt─▒n.
Iseut:
- Dostum, dedi, belki sand─▒─č─▒ndan ├Ânce onu duydum; ama ├ževremiz hilelerle dolu; bu k├Âpek gibi duygular─▒ma kap─▒larak, seni ele verdirip g├Âz├╝m├╝n ├Ân├╝nde ├Âld├╝rtmek tehlikesini nas─▒l g├Âze al─▒rd─▒m? Kendimi de, seni de ele vermek istemiyordum. Ne eski ya┼čam─▒n─▒ an─▒msatman, ne kendi sesin, ne de bu halka bir ┼čey kan─▒tlamaz. Hileci bir b├╝y├╝c├╝n├╝n oyunlar─▒ olabilirler. Buna kar┼č─▒n halkay─▒ g├Âr├╝r g├Ârmez teslim oluyorum. Onu g├Âr├╝nce, ├Âlece─čimi de bilsem, ak─▒ll─▒ca bir davran─▒┼č ya da ├ž─▒lg─▒nl─▒k olsun, istedi─čini yapaca─č─▒ma ant i├žmemi┼č miydim? Ak─▒ll─▒l─▒k ya da delilik; i┼čte seninim, al beni Tristan!
Kendinden ge├žmi┼č bir durumda, dostunun kollar─▒n─▒n aras─▒na d├╝┼čt├╝. Kendine geldi─činde Tristan ona sar─▒lm─▒┼č, g├Âzlerini, y├╝z├╝n├╝ ├Âp├╝yordu. Iseut'yle birlikte yata─č─▒n perdelerinin alt─▒na girdiler. Krali├že kollar─▒n─▒n aras─▒ndayd─▒.
U┼čaklar, soytar─▒yla alay olsun diye, onu salonun merdivenleri alt─▒nda yat─▒rd─▒lar; kul├╝besi i├žinde bir k├Âpek gibi. Alaylar─▒na, dayaklar─▒na sessizce dayan─▒yordu, ├ž├╝nk├╝ arada bir yeniden kendi g├Âr├╝n├╝m├╝n├╝ ve g├╝zelli─čini alarak kul├╝besinden Krali├že'nin odas─▒na ge├žiyordu
Birka├ž g├╝n sonra, iki oda hizmet├žisi hileden ku┼čkuland─▒lar, Andret'ye haber verdiler.
O da kad─▒nlar─▒n odalar─▒n─▒n ├Ân├╝ne ├╝├ž silahl─▒ casus koydu. Tristan kap─▒dan ge├žmek isteyince:
- ├çekil, diye ba─č─▒rd─▒lar, git de saman─▒n ├╝zerinde yat.
Soytar─▒:
- Ne diyorsunuz sevgili seny├Ârler? dedi. Bu ak┼čam gidip Krali├že'yi ├Âpmeyecek miyim? Beni sevdi─čini, beni bekledi─čini bilmiyor musunuz?
Tristan ├žoma─č─▒n─▒ havaya kald─▒rd─▒; korktular, geri ├žekildiler. Tristan, Iseut'y├╝ kollar─▒ aras─▒na ald─▒:
- Dostum, art─▒k ka├žmam gerek, ├ž├╝nk├╝ ├žok ge├žmeden kim oldu─čumu anlayacaklar. Ka├žmal─▒y─▒m, belki de art─▒k hi├ž d├Ânmeyece─čim. ├ľl├╝m├╝m yak─▒n, sizden uzak olduk├ža ├Âzlemim ├Âld├╝recek beni.
- Dostum, beni kollar─▒n─▒n aras─▒na al, ├Âyle s─▒k─▒ sar ki bu sar─▒l─▒┼čta y├╝reklerimiz par├žalans─▒n, ruhlar─▒m─▒z u├žsun gitsin. Eskiden s├Âz etti─čin o mutlu ├╝lkeye g├Ât├╝r beni. Kimsenin d├Ânmedi─či, e┼čsiz m├╝zisyenlerin sonsuz ┼čark─▒lar okudu─ču ├╝lkeye.. oraya g├Ât├╝r beni.
- Evet, seni ya┼čayanlar─▒n mutlu ├╝lkesine g├Ât├╝rece─čim. Zaman─▒ yakla┼č─▒yor; zaman─▒ gelince, seni ├ža─č─▒r─▒rsam gelir misin, Iseut?
- ├ça─č─▒r beni dostum, bilirsin ki gelirim.
- Dost! Tanr─▒ senden raz─▒ olsun!
Tristan kap─▒n─▒n e┼či─činden ge├žince, casuslar ├╝zerine at─▒ld─▒lar. Ama soytar─▒ bir kahkaha att─▒, ├žoma─č─▒n─▒ sallamaya ba┼člad─▒.
«   01   ...    55   56   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68   69   70   »   


´╗┐