´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Ya┼čl─▒l─▒k & Dostluk : 10


YA┼×LILIK & DOSTLUK

C─░CERO

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 12


B├╝y├╝klerim, ta ├žocukluklar─▒nda ya┼čl─▒lardan duymu┼člar, anlat─▒r dururlard─▒: C. Fabricius, Pyrrhos'a el├ži olarak gitti─činde Thessalial─▒ Kineas'tan (66), Atina'da bilge diye ge├žinen biri bulundu─čunu ve bu adam─▒n, ÔÇťHer yapt─▒─č─▒m─▒z i┼čin sonunda zevk olmal─▒d─▒rÔÇŁ dedi─čini duyunca ┼ča┼čakalm─▒┼č. Bunu Fabricius'dan duyan M.Curius ile T. Coruncanius (67), Samnitlere ve Pyrrhos'un kendisine, hep bu d├╝┼č├╝ncenin kabul ettirilmesini isterlermi┼č: Kendilerini zevke vermeleri ve b├Âylelikle kolayca yenilebilmeleri i├žin M. Curius, kendi kons├╝ll├╝─č├╝nden be┼č y─▒l ├Ânce, d├Ârd├╝nc├╝ kez kons├╝ll├╝k ederken devlet u─čruna can─▒n─▒ veren P. Decius'un (68) yak─▒n arkada┼č─▒yd─▒. ─░┼čte bu adam─▒ Fabricius da, Coruncanius da bilirdi; bunlar kendi ya┼čamlar─▒na, s├Âz├╝n├╝ etti─čim Pub. Decius'un davran─▒┼č bi├žimine dayanarak ┼č├Âyle bir yarg─▒ya var─▒yorlard─▒: Kesin olarak yarat─▒l─▒┼č bak─▒m─▒ndan en g├╝zel, onurlu bir ┼čey vard─▒r; bu ┼čey, kendisi i├žin istenir ve insan olan, zevki k├╝├ž├╝mser, bir yana b─▒rak─▒r da, ona eri┼čmeye ├žal─▒┼č─▒r. Ne diye zevk ├╝zerinde bu kadar ├žok duruyorum sanki? ├ç├╝nk├╝ ya┼čl─▒lar─▒n zevki aramamalar─▒ bir eksiklik de─čil; tersine, ├Âv├╝n├╝lecek bir ┼čeydir. Ya┼čl─▒lar ┼č├Âlenlerden, g├╝zel sofralardan, s─▒k s─▒k kadeh bo┼čaltmaktan uzak m─▒ kal─▒yorlar? ├ľyleyse sarho┼čluktan, sindirimsizlikten, uykusuzluktan da uzak kal─▒yorlar demektir. Zevkin tad─▒na kolay kolay doyamad─▒─č─▒m─▒za g├Âre, ona, ya┼čland─▒─č─▒m─▒zda da biraz yer vermek gerekiyorsa (Platon, tanr─▒sal bir bulu┼čla, zevke, ÔÇťk├Ât├╝l├╝klerin yemiÔÇŁ (69) der; ├ž├╝nk├╝, ku┼čkusuz ki insanlar yemle yakalanan bal─▒klar gibi zevke kap─▒l─▒p k├Ât├╝l├╝─če s├╝r├╝klenirler) zengin sofralarda bol bol yiyip i├žmekten ├žekinsek bile, al├žakg├Ân├╝ll├╝ sofralardan pek├ól├ó zevk alabiliriz. ├çocuklu─čumda, Kartacal─▒lar─▒ deniz sava┼č─▒nda ilk kez yenen Marcus'un o─člu C. Duillius'u (70), yemekten sonra evine d├Ând├╝─č├╝nde s─▒k s─▒k g├Âr├╝rd├╝m; yan─▒nda mumlar─▒n, fl├╝t ├žalan birinin bulunmas─▒ ho┼čuna giderdi; devlet i┼čleriyle ilgisi olmayan bir kimsenin b├Âyle ┼čeyler yapmaya kalkmas─▒, o zamana dek g├Âr├╝lmemi┼č bir ┼čeydi; ama, onun bu keyf├« davran─▒┼č─▒, ├╝n├╝nden dolay─▒ ho┼č g├Âr├╝l├╝yordu. ─░yi ama, ben ne diye ba┼čkalar─▒ndan s├Âz ediyorum? Kendime d├Âneyim art─▒k. Bir kez, ├Âteden beri bir tarikata ba─čl─▒y─▒m; Frikyal─▒ B├╝y├╝k Ana'n─▒n K├╝lt├╝ (71) ├╝lkeye girdikten sonra, benim questorlu─čumda ba┼čka tarikatlar da kuruldu. Benimle ayn─▒ tarikattan olan kimselerle ├žok s─▒radan bir sofrada yemek yerdim, ama o zaman gen├žlik ate┼či vard─▒; ya┼č ilerleyince her ┼čey g├╝nden g├╝ne daha ─▒l─▒ml─▒la┼č─▒yor. ┼×├Âlenlerde de maddi zevklerden ├žok arkada┼člar─▒mla birlikte olmaya, s├Âyle┼čiye de─čer verirdim. Dedelerimiz iyi etmi┼čler de arkada┼člar─▒ bir araya toplayan sofralara ÔÇťconviviumÔÇŁ demi┼čler. ├ľyle ya, insan birlikte yemek yedikleriyle birlikte ya┼čar. Bu s├Âzc├╝k, Yunanl─▒lar─▒n ayn─▒ anlama gelen s├Âzc├╝klerinden daha g├╝zel. Yunanl─▒lar ÔÇťconviviumÔÇŁa kar┼č─▒l─▒k, hem yemek hem i├žmek imgesini uyand─▒ran birer s├Âzc├╝k (72) kullanmakla en az ├Ânemi olan ┼čeye, en ├žok ├Ânem vermi┼č oluyorlar.
S├Âyle┼čmek benim i├žin bir zevk oldu─čundan, erken kurulan sofraya oturmak do─črusu ho┼čuma gider. Yaln─▒zca ya┼č─▒tlar─▒mla de─čil (asl─▒nda bunlardan pek az kald─▒), siz ya┼čtakilerle de, hele sizlerleÔÇŽ Konu┼čma hevesini art─▒r─▒p, yeme i├žme hevesini azaltan ya┼čl─▒l─▒─ča pek ├žok minnet bor├žluyum. Yemek, i├žmek insan─▒n ho┼čuna gidebilir (zevke pek sava┼č il├ón eder gibi olmayay─▒m; belki de bir dereceye dek, do─čaya uygun bir ┼čeydir ); bana sorarsan─▒z, ya┼čl─▒lar bu zevkleri duyamayacak durumda de─čildirler. Bana gelince, dedelerimizden kalma bir g├Ârene─če g├Âre, sofran─▒n ba┼č─▒nda oturmaktan ho┼član─▒r─▒m; gene dedelerimizde g├Ârenek oldu─ču gibi, ┼č├Âlenlerde sofran─▒n ba┼č─▒nda oturan─▒n bir konu┼čma yapmas─▒ndan, Xenophon'un Symposion'undaki gibi, k├╝├ž├╝k olurlar ve damla damla i├žilirlerse i├žki kadehlerinden (73), yaz─▒n serinlikten, k─▒┼č─▒n g├╝ne┼čin ve ate┼čin s─▒cakl─▒─č─▒ndan ho┼član─▒r─▒m. ─░┼čte Sabinlerdeki ├žiftli─čimde arad─▒─č─▒m ┼čeyler bunlard─▒r; kom┼čular─▒m─▒ her g├╝n soframa toplar─▒m; de─či┼čik konular ├╝zerinde konu┼čarak bu ┼č├Âlenleri gecenin ge├ž saatlerine dek, uzatabildi─čimizce uzat─▒r─▒z. Ama, insan─▒n sanki i├žini g─▒c─▒klayan ├Âyle zevkler vard─▒r ki, ya┼čl─▒lar onlar─▒ duyamazlar, diyebilirsiniz. Do─čru; ama, onlar bu zevklerin yoklu─čunu da duymazlar. Yoklu─čunu duymad─▒─č─▒n ┼čeyin ├╝z├╝nt├╝s├╝n├╝ de duymazs─▒n. Sophokles'e, ├╝zerine ya┼čl─▒l─▒k ├ž├Âkt├╝─č├╝nde, ÔÇťA┼čkla aran nas─▒l?ÔÇŁ diye sorulunca, hakl─▒ olarak, ┼č├Âyle demi┼č: ÔÇťTanr─▒lar korusun! Ben ondan elimi ete─čimi seve seve ├žektim; kaba, ├ž─▒lg─▒n bir efendinin elinden kurtulmu┼č gibiyim.ÔÇŁ Tutkulu kimseler
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   ...    48   »   


´╗┐