´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Cumhuriyet Gazetesi Sal─▒ Kitaplar─▒ ┬╗ Ya┼čl─▒l─▒k & Dostluk : 14


YA┼×LILIK & DOSTLUK

C─░CERO

D├ťNYA KLAS─░KLER─░ D─░Z─░S─░: 12


i├žinde hi├žbir yurtta┼č─▒ kendisine yer vermemi┼č; ama el├ži olduklar─▒ i├žin ├Âzel yerlerde oturan Spartal─▒lar─▒n yan─▒na yakla┼č─▒nca, hepsi aya─ča kalkm─▒┼č ve ya┼čl─▒ kimseyi oturtmak istemi┼čler. Seyircilerin hepsi birden onlar─▒ alk─▒┼člay─▒nca, i├žlerinden biri, ÔÇťAtinal─▒lar iyilik nedir bilirler; ama yapmak istemezler,ÔÇŁ demi┼č. Sizin rahipler kurulunda (98) bir├žok g├╝zel gelenekler vard─▒r; ama, s─▒ras─▒ gelmi┼čken s├Âyleyeyim, en g├╝zeli, ├Ânce en ya┼čl─▒ olan─▒n d├╝┼č├╝ncesini s├Âylemesidir; yaln─▒zcaca y├╝ksek konumdakiler ya┼čl─▒ augurlardan sonra gelirler. Sayg─▒n─▒n ba─č─▒┼člad─▒─č─▒ ├Âd├╝llerle kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒labilecek, maddi bir zevk var m─▒d─▒r? Bu ├Âd├╝llerin en parlaklar─▒n─▒ elde etmi┼č olanlar bence ya┼čam denilen tiyatro oyununu sonuna dek oynam─▒┼člar, hem de acemi oyuncular gibi, son perdede yere y─▒k─▒lmam─▒┼člard─▒r.
Ama ya┼čl─▒lar somurtkan, tasal─▒, ├žabucak k─▒zar, huysuz, dahas─▒ elis─▒k─▒ olurlarm─▒┼č. Bunlar huylar─▒n yaratt─▒─č─▒ ├Âzelliklerdir; ya┼čl─▒l─▒ktan ileri gelmezler ki. Somurtkanl─▒k ve s├Âz├╝n├╝ etti─čim bu eksiklikler bir dereceye de─čin ba─č─▒┼članabilir. Ya┼čl─▒lar bu eksiklikleri edinmekle hakl─▒ de─čilse de mazur g├Âr├╝lebilirler: ya┼čl─▒lar, herkesin kendilerini k├╝├ž├╝msedi─čini, a┼ča─č─▒ g├Ârd├╝─č├╝n├╝, kendileriyle alay etti─čini san─▒rlar. Hele bedence g├╝├žten d├╝┼čm├╝┼člerse, dokunsan─▒z a─člayacak durumdad─▒rlar. ─░yi huylu, nas─▒l ya┼čanaca─č─▒n─▒ bilen kimselerde bu k├Ât├╝ y├Ânler daha az duyumsan─▒r; bu da hem ya┼čama, hem tiyatroda Adelphoi (100)'daki iki karde┼če bakarak anla┼č─▒labilir: birisi nas─▒l da sert, ├Âteki nas─▒l da sevimlidir! Sorun ┼ču: her ┼čarap eskimekle ek┼čimedi─či gibi, her insan da ya┼članmakla aksile┼čmez. Ya┼čl─▒l─▒kta a─č─▒rba┼čl─▒l─▒─č─▒ do─čru bulurum, ama her ┼čeyde oldu─ču gibi bir dereceye de─čin; aksili─či hi├žbir bak─▒mdan do─čru bulmam. Ya┼čl─▒lar─▒n elis─▒k─▒l─▒─č─▒na gelince; buna akl─▒m ermiyor. ├ľyle ya, yol k─▒sald─▒k├ža yollu─ču artt─▒rmaktan daha sa├žma bir ┼čey olabilir mi?
Ya┼čl─▒l─▒─ča k├Ât├╝ dedirten d├Ârd├╝nc├╝ bir neden kald─▒: biz ├ža─čdakilere en ├žok ├╝z├╝nt├╝ ve tasa veren, ├Âl├╝me yak─▒n olu┼čuÔÇŽ Evet, ├Âl├╝m ya┼čl─▒lardan uzun s├╝re uzak kalamaz. Ama onca y─▒l ya┼čay─▒p da ├Âl├╝m├╝n k├╝├ž├╝msenmesi gerekti─čini anlamayan ya┼čl─▒ya yaz─▒k! ├ľl├╝m ruhu tamam─▒yla yok ediyorsa, ├╝zerinde durmaya de─čmez, yok onu sonsuz bir ├Âm├╝r ya┼čayaca─č─▒ bir yere g├Ât├╝r├╝yorsa, o zaman istenilmesi gereken bir ┼čeydir. ├ť├ž├╝nc├╝ bir olas─▒l─▒k da yoktur yaÔÇŽ ├ľld├╝kten sonra mutsuz olmayacaksam, hele mutlu da olacaksam, ne diye korkay─▒m? Gen├ž bile olsa, ak┼čama dek ya┼čayaca─č─▒n─▒ kesin olarak s├Âyleyecek kadar aptal bir insan var m─▒d─▒r? Hem gen├žlerde insan─▒ ├Âl├╝me g├Ât├╝ren nedenler bizden daha ├žoktur: Gen├žler hemen hastalan─▒verirler; bizden daha ├Ânemli hastal─▒klara tutulurlar; daha g├╝├ž iyile┼čirler. ─░┼čte onun i├žin ya┼čl─▒ olanlar ├žok azd─▒r; b├Âyle olmasayd─▒ insanlar daha iyi, daha ak─▒ll─▒ca ya┼čarlard─▒. ├ľyle ya, ak─▒l da, d├╝┼č├╝nme de, d├╝┼č├╝nce de ya┼čl─▒larda olur; onlar olmasayd─▒ devletler de olmazd─▒. Ama gene herkese k─▒yan ├Âl├╝me geliyorum. ├ľl├╝m gen├žlerin de ba┼č─▒nda oldu─čuna g├Âre neden ya┼čl─▒l─▒─č─▒ k├Ât├╝lemek i├žin bir neden olsun? Ben, ├žok de─čerli o─člumu, sen de en y├╝ksek orunlara aday olan karde┼člerini yitirmekle ├Âl├╝m├╝n ya┼ča bakmad─▒─č─▒n─▒ anlad─▒k, Scipio. Diyebilirler ki: ÔÇť─░yi ama, bir gen├ž uzun s├╝re ya┼čayaca─č─▒n─▒ umar; ya┼čl─▒ bir insan b├Âyle bir umut besleyemez. Sa├žma bir umut. ├ľyle ya, kesin olmayan bir ┼čeye kesin; yanl─▒┼č bir ┼čeye do─čru demekten daha aptalca bir ┼čey olur mu? Ya┼čl─▒ bir insan─▒n umut yolu yokmu┼č. ├ľyle ama, ya┼čl─▒, gencin umdu─čunu ele ge├žirmi┼č oldu─čuna g├Âre daha iyi bir durumdad─▒r. Biri uzun s├╝re ya┼čamay─▒ umar; ├Âteki uzun s├╝re ya┼čam─▒┼čt─▒r. Hey b├╝y├╝k tanr─▒lar! Asl─▒nda, insan ya┼čam─▒nda uzun s├╝ren ne vard─▒r ki? En uzun s├╝rm├╝┼č ya┼čam─▒ ele al; Tartessus (101) k─▒ral─▒n─▒n ya┼čam─▒na bakal─▒m: Evet, bir yerde okudu─čuma g├Âre, Gades'de Arganthonius ad─▒nda; seksen y─▒l h├╝k├╝m s├╝rm├╝┼č, y├╝z yirmi y─▒l ya┼čam─▒┼č biri vard─▒r. Ama bence, sonu olan bir ├Âm├╝r uzun s├╝rm├╝┼č say─▒lmaz. ├ç├╝nk├╝ sona var─▒l─▒nca, ge├žmi┼č zaman ak─▒p gitmi┼čtir; elde kala kala erdem ve d├╝r├╝stl├╝kle kazand─▒─č─▒n ┼čey kal─▒r. Ya ├Âyledir; saatler ge├žer gider, g├╝nler, aylar, y─▒llar, hepsi ge├žer; ve ge├žmi┼č zaman hi├ž geri gelmez; gelece─či de bilemezsin. Bize verilen ├Âm├╝r ne kadar olursa olsun, ho┼čnut olmak gerek. Bir oyuncunun ho┼ča gitmesi i├žin oyunun bitmesine gerek yoktur, oynad─▒─č─▒ perdede be─čenilmesi yeter; i┼čte bilge bir insan da ya┼čam─▒n─▒n ÔÇťplauditeÔÇŁsine (102) dek ya┼čamak zorunda de─čildir; ├ž├╝nk├╝ bir ├Âm├╝r, k─▒sa da olsa, iyi ve onurlu olarak ya┼čamaya yetecek denli uzundur.
«   01   ...    04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   ...    48   »   


´╗┐