Ana Sayfa » Yolculamak » Yol Arkadaşım (Öyküler) : 07


YOL ARKADAŞIM (Öyküler)

MAKSİM GORKİ

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 83


Benim Nonka'yı biliyorsun değil mi? Çariçe gibi kızdır! Ama Radda'nın yanında o bir hiçtir, sözü bile edilmez! Radda'nın güzelliğini sözcüklerle anlatamazsın. Bu güzelliği belki bir keman dile getirebilirdi. Ama o kemanı çalmaya da adam gerek…
Çok yiğidin yüreğini kuruttu bu Radda, o-hoo, pek çok yiğidin. Moravya'da, saçları perçem perçem yaşlı bir derebeyi taş kesildi onu görünce. Atının üzerinde, sıtma tutmuş gibi titreye titreye baka kaldı. Çok yakışıklı bir adamdı. Şeytan, bayramlıklarını giyinse o kadar yakışıklı olabilirdi ancak. Kaftanı altın sırmalarla kaplıydı. Böğründeki kılıç; şimşek gibi parlıyor, atı eşiniyor, kılıcını baştan başa kaplayan değerli taşlar ışıl ışıl ışıldıyordu. Şapkasına da gök parçası gibi mavi bir kadife takılıydı… Böylesine görkemli bir derebeyiydi işte! Radda'ya baktı baktı da:
“- Hey, kız! dedi. Bir öpücük ver, bir kese altın al!”
Radda arkasını dönüverdi.
“- Eğer incittiysem, bağışla beni, hiç değilse tatlı bakışını esirgeme…”
Yaşlı derebeyi o saat yelkenleri suya indirmişti. Kuşağından bir kese altın çıkarıp Radda'nın ayaklarının dibine fırlattı. Kocaman bir altın kesesiydi bu, kardeş! Fakat kız, sanki kazara çarpıyormuş gibi, keseyi ayağının ucuyla çamura itivermesin mi! Haydi bakalım!..
Derebeyi:
“- Alacağın olsun kız!” diye ah etti, atını kamçıladı, bir toz bulutu içinde gözden yitti.
Ertesi gün yeniden çıkıp geldi. Obaya doğru gök gürültüsü bir sesle:
“- Kimdir o kızın babası?” diye gürledi.
Danilo çıktı.
“- Kızını bana sat, ne istersen vereyim!”
Danilo ona şöyle dedi:
“- Domuzlarından vicdanlarına kadar her şeylerini Leh beyleri satar sadece. Ben Koşuto'ya karşı savaşmış adamım, ticaretten anlamam!”
Yaşlı derebeyi öfkeden kıpkırmızı kesildi, tam kılıcına davranmak üzereydi ki, bizimkilerden biri atın kulağına bir köz parçası değdirince hayvan üzerindeki biniciyle birlikte tozu dumana katıp gitti. Biz de toparlanıp yola koyulduk. Birinci gün geçti, ikinci gün baktık, seninki gelip yetişti!
“- Hey!” diye bağırdı. “Tanrı'nın ve sizlerin karşısında, vicdanımın temiz olduğuna yemin ederim. Evlenmek istiyorum onunla. Her şeyimi sizinle paylaşmaya hazırım. Çok zengin bir adamım ben!”
Yalım yalım yanıyor, rüzgâra tutulmuş deve dikeni gibi, eyerin üzerinde sallanıyordu. Hepimiz bir kararsızlık içinde kaldık.
Danilo:
“- Haydi bakalım kız! Konuş!” dedi.
Radda bize bakarak:
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   ...    68   »