Ana Sayfa » Yolculamak » Yüzbaşının Kızı : 09


YÜZBAŞININ KIZI

ALEKSANDR PUŞKİN

DÜNYA KLASİKLERİ DİZİSİ: 8


Yolcu:
- Yol, burada, ayaklarımın altında, diye karşılık verdi; ama neye yarar?
Ben:
- Hey köylü! dedim; buraları bilir misin? Beni bir hana götürsene.
Yolcu:
- Buraları bilirim, diye karşılık verdi. Çok şükür, karış karış bilirim hem de. Fakat havayı görmüyor musun? Bir anda sapıtırız yolu. En iyisi burada durup beklemek. Belki tipi diner, gök açılır da, yıldızların ışığında yolu yitirmeden ilerleriz.
Adamın soğukkanlılığı canlandırmıştı beni. Tam kendimi Tanrı'ya emanet edip bozkırın ortasında gecelemeye karar vermişken, bizim yolcu, kedi gibi bir sıçrayışta arabacının yanına çıkıp oturdu:
- Hey, dedi, çok şükür köy uzakta değil; hayvanları sağa çevir de sür.
Arabacı hoşlanmamıştı bu işten:
- Niye sürecekmişim? Diye sordu. Hani, yol nerede? Nasıl olsa ne atlar, ne de koşumlar senin, gönlünün dilediğini yaparsın.
Arabacı haklı göründü bana.
- Öyle ya, dedim; köyün uzakta olmadığını nereden anladın?
- Çünkü rüzgâr duman kokusu getirdi bir ara, diye karşılık verdi köylü. Yakında köy var demektir bu.
Adamın bu açık sözlülüğü şaşırtmıştı beni. Arabacıya hareket etmesini emrettim. Atlar karlara bata çıka ilerlemeye başladılar. Araba kâh bir kar yığınına saplanıyor, kâh bir hendeğe giriyor, bir o yana, bir bu yana sallanarak sessizce yol alıyordu. Bir teknenin bir fırtınalı denizde çalkalanmasına benziyordu bu. Karşımda oturan Savelyiç, sarsıntıdan, her dakika benim iki yanıma yuvarlanacakmış gibi oluyor, durmadan inliyordu. Hasırdan kapı perdesini indirdim, kürküme iyice büründüm, usul usul ilerleyen araba beni beşik gibi sallarken, fırtınanın uğultusu kulaklarımda gitgide bir ninniye dönüştü; uyuklamaya başladım.
Ömrüm boyunca unutamayacağım bir düş görüyordum. Ondan sonra başıma gelecek olan tuhaf olaylarla birlikte anımsadığımda, bana hâlâ peygamberce gelen bir düştür bu. Okuyucu kınamasın beni. Çünkü boş inançlara karşı ne kadar kuşku duyulursa duyulsun, onlara kapılmanın yine de insanoğluna özgü olduğunu biliyordur sanırım.
Gençliğin yerini düşlere bıraktığı, uyku öncesinin belirsiz görüntüleri içinde onlarla kaynaştığı bir ruh durumu vardır. Ben o durumdaydım işte. Fırtınanın hâlâ kudurmuşçasına uluduğunu, uçsuz bucaksız kar çölünde o yana, bu yana dolaştığımızı görüyordum. Ansızın bir kapı çıktı karşıma ve çiftliğimizin avlusuna girdik. Aklıma ilk gelen şey, eve izinsiz dönüşüme babamın kızacağı, bunu belki de söz dinlemezlik sayacağı oldu. Kaygıyla indim arabadan. Baktım, annem basamaklarda beni bekliyor. Büyük bir üzüntü içinde olduğu belli. “Yavaş”, diyor; “baban ölüm döşeğinde, seninle helalleşmek istiyor.” Dehşet içinde ardına düşüyorum onun. Yatak odasına giriyoruz. Oda ölgün bir ışıkla aydınlatılmış. Yanında üzgün yüzlü insanlar duran yatağa doğru sessizce yaklaşıyorum. Annem cibinliği usulca kaldırıyor ve “Andreyiç Petroviç”, diyor: “Bak Petruşa geldi. Senin hastalığını öğrenip geri dönmüş. Kalk da ona hayır duası et.” Ben diz üstü çöküyor, gözlerimi hastaya dikiyorum. O da nesi? Babamın yerine kara sakallı bir köylü yatıyor yatakta, bana da neşeyle bakıyor. Bu işe akıl erdiremeyip anneme dönüyorum, “Ne demek oluyor bu?” diyorum. “Bu adam babam değil. Bir köylüden ne diye hayır duası isteyeyim?” Annem, “Fark etmez Petruşa!” diye karşılık veriyor: “O senin babalığındır (*). Haydi elini öp de hayır duası etsin sana.” Ben razı olmuyorum buna. O zaman köylü yataktan atladığı gibi belinden bir balta çekip dört bir yana saldırmaya başlamıyor mu? Koşmak istiyorum, fakat bir türlü koşamıyorum. Oda ölülerle dolu. Ayağım vücutlara takılıyor, kan birikintilerine bastıkça kayıyordu… Korkunç köylü bu arada dostça sesleniyordu bana: “Korkma; bana sığın… Yanıma gel hayır duamı al.” Ben hem dehşet, hem şaşkınlık içindeydim… Tam o sırada uyandım. Atlar durmuştu. Savelyiç kolumu çekiştiriyor:
- Geldik efendim, haydi in, diyordu.
Gözlerimi ovuşturarak sordum:
- Nereye geldik?
- Hana. Tanrının yardımıyla dosdoğru gelip duvara dayandık. Küçük bey, çabuk ol, içeri gir de ısın.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   ...    60   »