Ana Sayfa » Mesnevî-i Şerif Tercümesi » Mesnevi 1. Cilt : 17


MESNEVI 1. CILT

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ


*Nihayet muradının hâsıl olması, hıristiyanların toprağını yele vermesi için.
Padişah “ Ey devletli vezirim, vakit geldi, kalbini gamdan tez kurtar” diye mektup yazdı.
Vezir de “ Padişahım; işte şimdicik İsâ dinine fitneler salma işindeyim” diye cevap verdi.
Hıristiyanların on iki kısmı
Hükümetleri zamanında, İsâ kavminin on iki emîri vardır. Her fırka bir emîre tâbiydi; kendi beyine tamah yüzünden kul olmuştu.
460. Bu on iki emîrler kavimleri, o kötü vezire bağlanmışlardı. Hepsi, onun sözüne itimad ediyordu, hepsi onun mesleğine uymuştu. O, öl, der demez her emîr hemen o anda ölürdü.
Vezirin İncil ahkâmını karıştırması
Vezir, her emîrin adına birer tomar düzdü. Her tomarın yazısı, başka bir olaydı. Her birinin hükmü başka bir çeşittir. Bu baştan aşağıya kadar ona aykırıdır.
465. Birinde riyazat ve açlık yolunu tövbenin rüknü, Tanrı'ya dönüşün şartı yapmış. Birinde “ Riyazat faydasızdır, bu yolda cömertlikten başka kurtuluş yoktur” demişti. Birinde demişti ki: “ Senin açlık çekişin, mal verişin mâbuduna şirk koşmadır.
Gam ve rahat zamanında Tanrı'ya dayanmak ve tamamiyle teslim olmaktan gayri hepsi hiledir, tuzaktır.” Öbüründe demişti ki: “ Vacip olan hizmettir, yoksa tevekkül düşüncesi suçtan ibarettir.”
470. Birinde; “ Dindeki emir ve nehiyler, yapmak için değil, aczimizi bildirmek içindir.
Tâ ki onlardan âciz olduğumuzu görelim de Tanrı kudretini bilelim, anlayalım” demişti.
Öbüründe, “ Kendi âczini görme, uyan, kendine gel; o aczi görüş, küfranı nimettir.
Kendi kudretini gör ki bu kudret ondandır.
Kudretini, onun nimeti bil ki, kudret odur” demişti.
Birinde demişti ki: “ Bu ikisinden de geç, nazarına her ne sığarsa put olur!”
475. Öbüründe; “ Bu mumu söndürme ki bu görüş, meclise mum mesabesindedir.
Eğer nazardan ve hayalden geçersen gece yarısı visâl mumunu söndürmüş olursun” demişti.
Birinde demişti ki: “ Söndür, hiç korkma ki yüz binlerce karşılığını göresin.
Çünkü nazar mumunu söndürmekle can mumu artar, kuvvet bulur. Sabrının yüzünden Leylâ'n Mecnun olur! Kim, zâhitliği yüzünden dünyayı terk ederse dünya onun önüne çok, daha çok gelir!”
480. Başka birinde; “ Hak sana ne verdiyse onu icat ederken tatlılaşmış. Kolaylaştırmıştır. Onu güzelce al; kendini zahmete sokma” demişti.
Birinde demişti ki: “ Kendine ait olanı terk et, çünkü tabiatının kabul ettiği, merduttur, kötüdür. Birbirine aykırı yollar, nefse kolaydır, herkese bir din, can olmuştur.
Eğer Hak'kın din işlerini kolaylaştırması, doğru bir yol olsaydı her yahudi ve mecusi, Tanrı'yı duyar, anlardı” demişti.


«   01   ...    07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   ...    171   »