Ana Sayfa » Mesnevî-i Şerif Tercümesi » Mesnevi 1. Cilt : 74


MESNEVI 1. CILT

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ


Dudunun, duduların hareketlerini duyması ve kafeste ölümü, tacirin ona ağlaması
Dudu, o dudunun yaptığını işitince titredi, düştü, kaskatı oldu. Sahibi, onun böyle düştüğünü görünce yerinden sıçradı, külâhını yere vurdu. Onu, bu renkte, bu halde görerek yerinden fırlayıp yakasını yırttı. Dedi ki: “ Ey güzel ve hoş nağmeli dudu! Sana ne oldu, niçin bu hale geldin?
1695. Vah yazık, benim güzel sesli kuşum! Vah yazık, benim gönüldeşim, sırdaşım. Yazık, benim güzel nağmeli kuşum; ruhumun neşesi, bahçem, çiçeğim! Süleyman'ın böyle kuşu olsaydı hiç başka kuşlarla uğraşır mıydı? Vah yazık; ucuz bulduğum kuştan ne çabuk ayrıldım!
Ey dil, sen bana çok ziyan veriyorsun! Söyleyen sen olduktan sonra ben sana ne diyeyim?
1700. Ey dil, sen hem ateşsin, hem harman! Ne vakte kadar harmanı ateşe vereceksin? Can, ne dersen onu yapmakla beraber gizlice yine senin elinden feryad etmektedir. Ey dil, sen hem bitmez tükenmez bir hazinesin; hem dermanı olmayan bir dertsin! Hem kuşlara çalınan ıslık, yapılan hilesin; hem yalnızlık ve ayrılık zamanının enisisin! Ey aman bilmez! Bana hiç aman vermiyorsun. Sen, yayını beni öldürmek için kurmuşsun.
1705. İşte benim kuşumu uçurdun. Zulüm ve sitem otlağında az otla!
Ya bana cevap ver yahut insafa gel yahut da bana neş'e ve sevinç sebeplerinden birini an!
Eyvah benim karanlığı yakıp mahfeden nurum; eyvah, benim gündüzü aydınlatan sabahım!
Vah benim güzel uçan; tâ sondan başlangıca kadar uçup gelen kuşum!
Cahil insan ilelebet mihnete âşıktır. Kalk, ” Fî kebed“ e kadar ” Lâ uksimü“ yü oku!
1710. Senin yüzünü gördüm de mihnetten kurtuldum; senin ırmağında köpükten, tortudan arındım.
Bu eyvah demeler, bu acınmalar onu görmek, peşin ve elde olan kendi varlığından kesilmek hayaliyledir.
(Bu kuşun ölümüne sebep) Tanrı'nın gayreti (kıskanması) idi. Hak'kın hükmüne çare bulunmaz. Nerede bir gönül ki
Tanrı'nın hükmünden yüz parça olmamış olsun!
Gayret (kıskançlık) de her şeyden gayrı olan; vasfı söze ve sese sığmayan Tanrı gayretidir (kendisinden başka her şeyi kıskanır).
Ah keşke gözyaşım deniz olsaydı da o güzel dilberimin yoluna saçaydım!
1715. Benim dudum, benim anlayışlı kuşum; düşüncelerimin, sırlarımın tercümanı!
Rızkını vereyim, vermeyeyim… benim enisimdi. İlk söylenen sözlerden onu hatırlarım benimle ezelî bir âşinadır. O öyle bir duduydu ki sesi, vahiden gelirdi; varlığı varlık meydana gelmeden önceydi. O dudu, senin içinde gizlidir. Sen, şunda bunda onun aksini görmüşsün.
O, kuş senin neş'eni alır, fakat yine sen ondan neş'elenirsin. Onun yaptığı zulmü, adalet gibi kabul edersin. 1720. Ey ten uğruna canını yakıp duran! Canını yaktın, tenini aydınlattın.


«   01   ...    64   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82   83   84   ...    171   »