´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Mesnev├«-i ┼×erif Terc├╝mesi ┬╗ Mesnevi 1. Cilt : 78


MESNEVI 1. CILT

MEVLANA CELALEDD─░N-─░ RUM─░


Kan─▒m─▒ bile d├Âkse ona hel├óal ettim. Hel├ól s├Âz├╝n├╝ s├Âyledik├že o, ka├žmaktayd─▒.
Mademki topraktakilerin feryad─▒ndan ka├žmaktas─▒n. Kederlilerin y├╝re─čine niye gam sa├žars─▒n?
Her sabah; do─čudan parlay─▒nca seni, do─ču p─▒nar─▒ (g├╝ne┼č) gibi co┼čmak ta, zuhur etmekte buldu.
1800. Ey ┼čeker dudaklar─▒na paha bi├žilmeyen g├╝zel! Divanene ne bahaneler buluyorsun?
Ey eski cihana taze can olan! Cans─▒z ve g├Ân├╝ls├╝z bir hale gelmi┼č olan tenden ├ž─▒kan feryat ve figan─▒ i┼čit!
Allah a┼čk─▒na olsun, art─▒k g├╝l├╝ anlatmay─▒ b─▒rak da g├╝lden ayr─▒lan b├╝lb├╝l├╝n halini anlat!
Bizim co┼čkunlu─čumuz gamdan ne┼čeden de─čildir; akl─▒m─▒z irfan─▒m─▒z, hayal ve vehimden meydana gelmemi┼čtir.
Nadir bulunur bir halettendir; inkâar etme ki Hak'kın kudreti pek büyüktür.
1805. Sen bu hali insanlar─▒n ahvaline k─▒yas etme, cevir ve ihsan menzilinde kalma! Cevir, ihsan, mihnet ve ne┼če, gelip ge├žicidir. Gelip ge├ženlerse ├Âl├╝rler; Hak onlara v├óristir.
Sabah oldu, ey sabah─▒n penah─▒ Tanr─▒! (Ben ├Âz├╝r serd edemiyorum), bize hizmet eden H├╝s├ómettin'den sen ├Âz├╝r dile! Akl─▒-─▒ K├╝ll'├╝n ve can─▒n ├Âz├╝r dileyeni sensin; canlar─▒n can─▒, mercan─▒n par─▒lt─▒s─▒ sensin. Sabah─▒n nuru parlad─▒, biz de bu sabah ├ža─č─▒nda senin Mansur ┼čarab─▒n─▒ i├žmekteyiz.
1810. Senin feyzin bizi b├Âyle mest ettik├že ┼čarap ne oluyor ki bize ne┼če versin!
┼×arap, co┼čkunlukla bizim yoksulumuzdur; felek; d├Ân├╝┼čte akl─▒m─▒z─▒n fakiridir.
┼×arap bizden sarho┼č oldu, biz ondan de─čilÔÇŽ Beden bizden var oldu, biz ondan de─čil!
Biz ar─▒ gibiyiz, bedenler mum gibi. Tanr─▒, bedenleri bal mumu gibi g├Âz g├Âz ev ev yapm─▒┼čt─▒r.
Bu bahis ├žok uzundur, tacirin hik├óyesini anlat ki o iyi adam─▒n ne hale geldi─či, ne oldu─ču anla┼č─▒ls─▒n.
Tacir hik├óyesine d├Ân├╝┼č
1815. Tacir, ate┼čler, dertler, feryatlar i├žinde, b├Âyle y├╝zlerce karmakar─▒┼č─▒k s├Âzler s├Âyl├╝yordu.
G├óh birbirini tutmaz s├Âzler s├Âyl├╝yor, g├óh naz ediyor, g├óh niyaz eyliyor; g├óh hakikat a┼čk─▒n─▒, g├óh mecaz sevdas─▒n─▒
ifade ediyordu.
Suya batan adam fazla debelenir, eline ge├žen ota tutunur.
O tehlike zaman─▒nda elini kim tutacak diye can korkusuyla ┼čuraya, buraya elini sallar durur, y├╝zmeye ├žal─▒┼č─▒p ├žabalar. Sevgili, bu divaneli─či, bu peri┼čanl─▒─č─▒ sever. Beyhude yere ├žal─▒┼č─▒p ├žabalamak, uyumaktan iyidir.
1820. Padi┼čah olan; i┼čsiz, g├╝├žs├╝z de─čildir. Hasta olmayan─▒n feryat ve figan etmesi, ┼ča┼č─▒lacak ┼čeydir! Tanr─▒, ey o─čul, onun i├žin ÔÇť K├╝lle yevmin h├╝ve fi ┼če'n ÔÇŁ buyurdu. Bu yolda yolun, t─▒rmalan, son nefese kadar bir an bile bo┼č durma! Olabilir ki son nefeste bir dem inayete eri┼čirsin. O inayet, seni s─▒rda┼č eder.
Padi┼čah─▒n kula─č─▒, g├Âz├╝ penceredir; erke─čin can─▒ olsun, kad─▒n─▒n can─▒ olsunÔÇŽ bir can neye ├žal─▒┼č─▒rsa, onu duyar, g├Âr├╝r!


«   01   ...    68   69   70   71   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82   83   84   85   86   87   88   ...    171   »   


´╗┐