´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Mesnev├«-i ┼×erif Terc├╝mesi ┬╗ Mesnevi 1. Cilt : 81


MESNEVI 1. CILT

MEVLANA CELALEDD─░N-─░ RUM─░


Bunlar─▒n hepsini s├Âyledik ama Tanr─▒ inayetleri olmad─▒k├ža Tanr─▒ yolunda hi├žiz, hi├ž! Tanr─▒'n─▒n ve Tanr─▒ erlerinin inayetleri olmazsaÔÇŽmelek bile olsa defteri kapkarad─▒r.
1880. Ey Tanr─▒, ey ihsan─▒ hacetler reva eden! Sana kar┼č─▒ hi├žbir kimsenin ad─▒n─▒ anmak l├óy─▒k de─čil. Bu kadarc─▒k ir┼čat kudretini de sen ba─č─▒┼člad─▒n, ┼čimdiye kadar nice ay─▒plar─▒m─▒z─▒ ├Ârtt├╝n. Ezelde ba─č─▒┼člad─▒─č─▒n irfan katras─▒n─▒, denizlerine ula┼čt─▒r.
Can─▒mdaki, bir katra ilimden ibarettir; onu ten havas─▒ndan, ten topra─č─▒ndan kurtar! Bu topraklar, onu ├Ârtmeden; bu r├╝zg├órlar, onu kurutmadan ├Ânce sen hal├ós et!
1885. Ger├ži r├╝zg├órlar, onu kurutsa, mahvetse bile sen, onlardan tekrar kurtarma─ča ve alma─ča k├ódirsin.
Havaya giden, yahut yere d├Âk├╝len katra, senin kudret hazinenden nas─▒l ka├žabilir?
Yok olsa, yahut yoklu─čun y├╝z kat dibine girse bile sen onu ├ža─č─▒r─▒nca ba┼č─▒n─▒ ayak yap─▒p ko┼čar.
Yüzbinlerce zıt, zıddını mahveder; sonra senin emrin yine onları varlık âlemine getirir.
Aman ya Rabbi! Her an yokluk âleminden varlık âlemine katar katar yüz binlerce kervan gelip durmakta!
1890. Hele her gece, b├╝t├╝n ruhlar, b├╝t├╝n ak─▒llar, o ucsuz bucaks─▒z derin denizde batar, yok olurlar. Yine sabah vakti, o Tanr─▒'ya mensup ruhlar ve ak─▒llar, bal─▒klar gibi denizden ba┼č ├ž─▒kar─▒rlar. G├╝z mevsiminde o y├╝z binlerce dallar, yapraklar; bozguna u─čray─▒p ├Âl├╝m denizine giderler. Kara kuzgun; yasl─▒lar gibi siyahlar giyinerek ba─člarda, ye┼čilliklerin matemini tutar. Varl─▒k k├Ây├╝n├╝n sahibinden, yoklu─ča, ÔÇť Yediklerini geri verÔÇŁ diye tekrar ferman ├ž─▒kar.
1895. ÔÇť Ey kara ├Âl├╝m; nebattan, il├ó├ž olacak otlardan, k├Âklerden, yapraklardan ne yedinse geri ver!ÔÇŁ (diye emredilir)
Karde┼č, bir an i├žin akl─▒n─▒ ba┼č─▒na al! Sende de her an hazan ve bahar var.
G├Ân├╝l bah├žesinin yemye┼čil, ter├╝taze, goncalar, g├╝ller, serviler ve yaseminlerle dolu oldu─čunu g├Âr!
Yapraklar─▒n ├žoklu─čundan dal gizlenmi┼č; g├╝llerin fazlal─▒─č─▒ndan k─▒r ve k├Â┼čk g├Âr├╝nm├╝yor.
Akl-─▒ K├╝lden gelen bu s├Âzler de, o g├╝l bah├žesinin, o servi ve s├╝mb├╝llerin kokusudur.
1900. G├╝l olmayan yerden g├╝l kokusu geldi─čini, ┼čarap olmayan yerde ┼čarab─▒n kaynay─▒p ├žo┼čtu─čunu hi├ž g├Ârd├╝n m├╝
ki?
Koku sana k─▒lavuz ve rehberdir. Seni t├ó ebed├« Cennete ve kevser ─▒rma─č─▒na g├Ât├╝r├╝r.
Koku, g├Âze il├ó├žt─▒r, nurunu art─▒r─▒r. Yakub'un g├Âz├╝, bir kokudan a├ž─▒ld─▒.
K├Ât├╝ koku g├Âz├╝ karart─▒r. Yusuf'un kokusu ise g├Âze nur verir.
Yusuf de─čilsen bile Yakup ol; onun gibi matl├╗buna eri┼čmek i├žin a─čla!
1905. Hak├«m-i Gaznev├«'nin ┼ču nasihatini dinle de eski v├╝cudunda bir yenilik bul:


«   01   ...    71   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81   82   83   84   85   86   87   88   89   90   91   ...    171   »   


´╗┐