Ana Sayfa » Mesnevî-i Şerif Tercümesi » Mesnevi 1. Cilt : 143


MESNEVI 1. CILT

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ


O mâsumluğu benden bilin, kendinizden değil. Kendinize gelin, kendinize… Lânetlenmiş Şeytan, size galip gelmesin“ dedi.
3355. Nitekim Peygamberin vahiy kâtibi de hikmeti kendisinde gördü, kendine de vahiy geliyor zannetti. Tanrı kuşlarının sesi, kendinde de var sandı, o kötü ıslık, o kuşların sesi gibi güzeldir zannına düştü. Sen, kuşların seslerini övüp dururken nereden kuşun muradını anlayacaksın. Bülbülün sesini öğrensen, tanısan da gül ile ne yapıyor, ne işi var? Nereden bileceksin?
Kıyas ve şüphe yoluyla bildiğini farz edelim… O biliş sağırların, dudak oynamasından anladıkları kadar bir anlayış ve bilişten ibarettir.
Sağırın hasta komşusuna hatır sormaya gidişi
3360. Anlayışlı, hal hatır, yol yordam bilen birisi bir sağıra ” komşun hasta“ diye haber verdi.
Sağır, kendi kendisine dedi ki: ” Bu sağır kulakla ben onun sözünü nereden anlayacağım.
Hele hasta olur, sesi pek çıkmazsa… Fakat mutlaka da gitmek lâzım.
Dudağını oynar görünce ne dediğini kıyas yoluyla kendiliğinden düşünür, bulurum.
Ey benim mihnete düşmüş dostum, nasılsın? Derim. O, elbette iyiyim, yahut hoşum, diyecek.
3365. Şükürler olsun diye cevap verir, ne çorbası yedin diye sorarım. O meselâ, mercimek çorbası diye cevap verir. Afiyet olsun der, hekimlerden kim geliyor, kendini hangisine tedavi ettiriyorsun? derim. O, filan deyince derim ki: ayağı çok kutludur. Geldi mi işin yoluna girdi demektir. Biz de onun kademini denedik. Nerede vardıysa dilek hâsıl oldu.“
O iyi adam, kıyas yoluyla tasarladığı bu cevapları düzüp koşarak hastaya hal hatır sormaya gitti.
3370. ” Nasılsın “ dedi. Hasta ” öldüm“ deyince dedi ki: ” Çok şükür!“ Hasta, bu sözden hiddetlendi, canı pek sıkıldı. ” Bu ne biçim şükür? O bizim kötülüğümüzü istiyormuş, anlaşıldı“ diye düşündü. Sağır bir sözdür, tasarladı ama yanlış düştü.
Sonra ” Ne yedin ?diye sorunca hasta “ Zehir” dedi. Sağır “ Afiyet olsun” der demez hastanın kahırlanması fazlalaştı. Sağır, bundan sonra da “ Tedavi için hekimlerden kim geliyor?” diye sordu.
Hasta “ Hadi be, defol, Azrail geliyor!” diye cevap verdi. Sağır “ Ayağı pek kutludur, sevin, neşelen!” dedi.
3375. Sağır; şükür, böyle bir zamanda hal hatır sorup komşuluk hakkını gözettim diye sevinerek dışarı çıktı. *Sağır, eşekliğinden tamamı ile aksini sandı, ziyanın ta kendisi olan o işi kâr zannetti.
Hasta ise “ Bu, bizim canımıza düşmanmış, onun cefa madeni olduğunu bilmiyormuşuz” diyordu. Hatırına yüz türlü kötü şeyler geliyor, ona türlü,türlü haber göndermeyi kuruyordu. Kötü bir yemek yiyenin o yemeği kusuncaya kadar gönlü bulanır. İşte hiddeti yenmek budur; onu kusma ki karşılık tatlı sözler duyasın.
3380. Sabrı olmadığı için hasta kıvranmakta, “ nerede bu kötü sözlü köpek ki.
Söylediklerinin hepsine karşılık vereyim. O zaman tamamı ile hastaydım, aslan gibi olan aklım uyumuştu, hatırıma bir şey gelmedi.


«   01   ...    33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   ...    171   »