´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Rus Edebiyat─▒ Klasikleri ┬╗ Ana : 188


ANA

MAKS─░M GORK─░


bulundu─čunu bir s├╝r├╝ ┼čey olup bitiyordu, ve olup bitenler i├žinden ├ž─▒k─▒lmaz bir duygu ayundar─▒yordu onda. ─░nanas─▒ gelmiyordu, ama tatmin de duyuyordu; hem ┼ča┼čk─▒nd─▒, hem de durgun bir h├╝z├╝n i├žindeydiÔÇŽ
├çevresinde g├Âr├╝nen her ┼čey a─č─▒r bir devinim i├žerisinde sallan─▒p duruyordu. G├Âkte kur┼čun├« bulutlar birbirini koval─▒yor, yolun iki yan─▒nda ─▒slak a─ča├žlar geriye do─čru ka├ž─▒yor, tarlalar
d├Âne d├Âne a├ž─▒l─▒yor, tepeler dikiliyor, sonra g├Âzden yitip gidiyordu.
Arabac─▒n─▒n burundan gelen sesi, beygirlerin ├ž─▒ng─▒raklar─▒, r├╝zg├ór─▒n nemli ─▒sl─▒─č─▒ birbirine kar─▒┼č─▒yor, tekd├╝ze bir ak─▒m halinde k─▒rlar─▒n ├╝st├╝ne yay─▒l─▒yordu.
Arabac─▒ oturdu─ču yerde sallanarak anlatmaya devam ediyordu:
┬źZengine cennet bile dar gelir. G├Âz├╝ doymaz kiÔÇŽ Bu b├Âyledir! Karde┼čim benden para s─▒zd─▒rmaya ba┼člad─▒. Resm├« makamlarla aras─▒ iyi.┬╗
Posta kona─č─▒na var─▒nca atlar─▒ ├ž├Âzd├╝:
┬źBana bir mang─▒r verir misin bir tek atay─▒m?┬╗ dedi Ana'ya.
Sesi pek mutlu de─čildi, ama Pelageya be┼č kapik verdi. Adam paralar─▒ avucunda ┼čak─▒rdatt─▒, ayn─▒ tonla hesap verdi: ┬ź├ť├ž├╝ votkaya ikisi ekme─čeÔÇŽ┬╗
├ľ─čleden sonra Pelageya buz kesilmi┼č, yorgun arg─▒n, Nikols koye kasabas─▒na vard─▒, konak yeri olan hana girdi, ├žay istedi, a─č─▒r valizini kerevetin alt─▒na soktuktan sonra pencerenin yan─▒na oturdu. ├çi─čnenmi┼č kuru otlarla kapl─▒ ufak bir alan, koyu kur┼čun├« renkte h├╝k├╝met kona─č─▒, binan─▒n e─črilmi┼č dam─▒ g├Âr├╝n├╝yordu camdan. Peronda, yaln─▒zca bir bluz giymi┼č, dazlak kafal─▒, uzun sakall─▒ bir k├Âyl├╝ piposunu t├╝tt├╝r├╝yordu. Otlar─▒n aras─▒nda bir domuz dola┼č─▒yordu. Koyu bulut y─▒─č─▒nlar─▒ birbiri ├╝zerine yuvarlanarak ge├žip gidiyordu. Hava kapal─▒, durgun ve s─▒k─▒nt─▒l─▒yd─▒. Ya┼čam sanki solu─čunu tutup saklam─▒┼čt─▒.
Ans─▒z─▒n bir kazak ├žavu┼ču d├Ârtnala alana vard─▒, al at─▒n─▒ h├╝k├╝met kona─č─▒n─▒n ├Ân├╝nde durdurdu. K─▒rbac─▒n─▒ sallayarak bir ┼čeyler ba─č─▒rd─▒ pipolu k├Âyl├╝ye. Sesi hana kadar geliyordu, ne var ki Ana s├Âzlerini i┼čitemedi. K├Âyl├╝ kalkt─▒, kolunu uzat─▒p ufku g├Âsterdi. ├çavu┼č yere atlad─▒, sendeledi, yular─▒ adama f─▒rlatt─▒, merdivenin tutamaklar─▒na tutanarak hantal, ad─▒mlarla basamaklardan ├ž─▒kt─▒, binaya girdi.
Yeniden sesizle┼čti ortal─▒k. At iki kez yumu┼čak topra─č─▒ nal─▒yla e┼čeledi. Pelageya'n─▒n bulundu─ču odaya bir k├╝├ž├╝k k─▒z
girdi;; sar─▒┼č─▒n k─▒sa sa├žlar─▒ ensesi ├╝zerinde ├Âr├╝lm├╝┼čt├╝; yuvarlak bir y├╝z├╝, ok┼čay─▒c─▒ bak─▒┼člar─▒ vard─▒. Dudaklar─▒n─▒ ─▒s─▒r─▒yordu. Kenarlar─▒ a┼č─▒nm─▒┼č, y├╝kl├╝ bir tepsi ta┼č─▒yordu. Birka├ž kez ba┼č─▒n─▒ sallayarak sel├ómlad─▒. Ana dost├ža:
┬źG├╝nayd─▒n becerikli k├╝├ž├╝k!┬╗ dedi. ┬źG├╝nayd─▒n!┬╗
K├╝├ž├╝k k─▒z tabak - bardaklar─▒ masan─▒n ├╝zerine dizdi ve birdenbire co┼čkunlukla:
┬źBir e┼čkiya yakalam─▒┼člar, ┼čimdi getireceklermi┼č!┬╗ diye haber verdi.
┬źNe e┼čkiyas─▒?┬╗
┬źBilmiyorumÔÇŽ┬╗
┬źPeki ne yapm─▒┼č bu e┼čkiya?┬╗
«   01   ...    78   79   80   81   82   83   84   85   86   87   88   89   90   91   92   93   94   95   96   97   98   ...    262   »   


´╗┐