´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Rus Edebiyat─▒ Klasikleri ┬╗ Ana : 230


ANA

MAKS─░M GORK─░


Y─░RM─░ D├ľRD├ťNC├ť B├ľL├ťM
Bu korku, a─č─▒r nem kokusu, solumay─▒ g├╝├žle┼čtiren bir k├╝f gibi i├žinde b├╝y├╝d├╝, yay─▒ld─▒ ve duru┼čma g├╝n├╝ gelip ├žat─▒nca, Ana, belini b├╝ken a─č─▒r bir y├╝k ta┼č─▒yarak girdi mahkemeye.
Sokakta, varo┼čtan gelen kom┼čularla kar┼č─▒la┼čt─▒, sessizce e─čilerek onlar─▒n sel├óm─▒na kar┼č─▒l─▒k verdi, somurtkan kalabal─▒─č─▒n i├žinden yol a├žt─▒ kendisine. Koridorlarda ve duru┼čma salonunda san─▒k akrabalar─▒yla kar┼č─▒la┼čt─▒. Al├žak sesle konu┼čuyorlard─▒. ─░┼čittikleri de bir i┼če yaramazd─▒ zaten, ├ž├╝nk├╝ anla-m─▒yordu. Hepsi peri┼čand─▒. ├ço─čunlu─čun ├╝z├╝nt├╝s├╝ Ana'ya da ge├žiyor, onu da ├žok y─▒k─▒yordu.
Sizov s─▒ran─▒n ├╝zerinde, yan─▒nda yer a├žarak: ┬źOtur ┼čuraya,┬╗ dedi.
Ana s├Âz dinledi, giysinin k─▒vr─▒mlar─▒n─▒ d├╝zeltti ve ├ževresine bakt─▒.
Yan─▒nda oturan bir kad─▒n al├žak sesle: ┬źBizim Grigori'yi senin o─člun fel├ókete s├╝r├╝kledi!┬╗ dedi. Sizov ters ters: ┬źSus Nata┼ča!┬╗ dedi.
Pelageya kad─▒na bakt─▒. Samoylov'un anas─▒yd─▒. Babas─▒ da biraz ├Âtede oturmu┼čtu. Dazlak kafal─▒, sevimli y├╝zl├╝, yelpaze ┼čeklinde k─▒z─▒l sakall─▒ bir adamd─▒. Kemikli bir y├╝z├╝ vard─▒. G├Âzlerini k─▒sarak ├Ân├╝ne bak─▒yor, sakal─▒ titriyordu.
Salonun y├╝ksek pencerelerinden bulan─▒k bir ─▒┼č─▒k s├╝z├╝l├╝yordu. Pencerelerin aras─▒nda ├žar─▒n yald─▒zl─▒ kal─▒n ├žer├ževeli b├╝y├╝k bir portresi as─▒l─▒yd─▒. ├çer├ževenin k─▒y─▒lar─▒, ahududu renginde a─č─▒r perdelerin kaskat─▒ k─▒vr─▒mlar─▒ ard─▒nda kaybolmaktayd─▒. Portrenin ├Ân├╝nde, ├╝zeri ye┼čil ├žuha ile ├Ârt├╝l├╝ bir masa salonu hemen enlemesine kapl─▒yordu. Sa─čda, parmakl─▒klar arkas─▒nda, iki tahta s─▒ra, solda ise k─▒rm─▒z─▒ d├Â┼čemeli iki dizi koltuk bulunuyordu. G├Â─čs├╝ ve karn─▒ ├╝zerinde sar─▒ d├╝─čmeler bulunan ye┼čil yakal─▒ m├╝ba┼čirler g├╝r├╝lt├╝s├╝zce girip ├ž─▒k─▒yorlar, ortal─▒kta dola┼č─▒yorlard─▒. Bulan─▒k havan─▒n i├žinde k─▒s─▒k seslerden olu┼čan ├╝rkek bir m─▒r─▒lt─▒ s├╝r├╝p gidiyordu. Hafif bir eczane kokusu duyuluyordu. B├╝t├╝n bu renkler, p─▒r─▒lt─▒lar, sesler ve kokular g├Âzleri a─č─▒rla┼čt─▒r─▒yor, ci─čerlere doluyor, y├╝reklere ├╝z├╝nt├╝, korku ve karamsarl─▒k sa├ž─▒yordu.
Ans─▒z─▒n biri y├╝ksek sesle bir ┼čeyler s├Âyledi. Ana titredi. Herkes aya─ča kalkt─▒. Ana da Sizov'un koluna yaslanarak kalkt─▒.
Sol k├Â┼čede y├╝ksek bir kap─▒ a├ž─▒ld─▒, g├Âzl├╝kl├╝ bir ihtiyar sallanarak i├žeri girdi. K├╝├ž├╝k, k├╝l rengi y├╝z├╝nde seyrek, beyaz favoriler titre┼čiyordu. T─▒ra┼čl─▒ ├╝st duda─č─▒ a─čz─▒n─▒n i├žine giriyordu. Sivri elmac─▒k kemikleri ve┬╗ ├ženesi ├╝niforman─▒n y├╝ksek yakas─▒na dayan─▒yordu. Boynu yokmu┼č gibi g├Âr├╝n├╝yordu. Yuvarlak, k─▒rm─▒z─▒, porselen suratl─▒ iriyar─▒ bir gen├ž arkadan destek oluyordu ihtiyara. Alt─▒n s─▒rmalardan ge├žilmeyen ├╝niformalar giymi┼č ├╝├ž ki┼čiyle: ├╝├ž de sivil girdi ihtiyar─▒n ard─▒ s─▒ra.
Masan─▒n arkas─▒nda uzun uzad─▒ya g├Âr├╝┼čt├╝ler, koltuklara yerle┼čtiler. Oturduktan sonra, ├╝niformas─▒n─▒n ├Ân iliklenmemi┼č, t├╝ys├╝z, gev┼ček biri, ┼či┼čkin dudaklar─▒n─▒ sessizce k─▒m─▒ldatarak ufak tefek ihtiyarla konu┼čmaya dald─▒. ─░htiyar dinliyor, kaskat─▒ ve hareketsiz duruyordu. G├Âzl├╝klerinin arkas─▒ndan iki k├╝├ž├╝k, renksiz leke g├Âr├╝n├╝yordu.
Masan─▒n ucunda, uzun boylu, dazlak bir adam ufak bir yaz─▒ masas─▒ ├Ân├╝nde ayakta duruyor hafif hafif ├Âks├╝rerek k├ó─č─▒tlar─▒n─▒ kar─▒┼čt─▒r─▒yordu.
─░htiyar ileriye do─čru uzand─▒, konu┼čmaya ba┼člad─▒. ─░lk s├Âzc├╝─č├╝ anla┼č─▒l─▒r bi├žimde s├Âyledi, ama ├Âteki s├Âzc├╝kler ince dudaklar─▒ ├╝zerinde u├žup gitti sanki.
┬źBildiririm kiÔÇŽ ─░├žeri al─▒nÔÇŽ┬╗
«   01   ...    20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   ...    262   »   


´╗┐