´╗┐ Ana Sayfa ┬╗ Rus Edebiyat─▒ Klasikleri ┬╗ Ana : 238


ANA

MAKS─░M GORK─░


Savc─▒n─▒n s├Âzleri belli ki can─▒n─▒ s─▒k─▒yordu yarg─▒├žlar─▒n. S├Âzleri,ÔÇť yarg─▒ kurulunu umursamazl─▒k ve b─▒kk─▒nl─▒k bulutuyla sarmaktayd─▒.
Ba┼čkan mumya gibi kaskat─▒ duruyordu. G├Âzl├╝─č├╝n├╝n camlar─▒ arkas─▒nda ufac─▒k gri g├Âzbebekleri zaman zaman g├Âr├╝nmez oluyordu. Bu ├Âl├╝ hareketsizlik, bu so─čuk kay─▒ts─▒zl─▒k kar┼č─▒s─▒nda Ana ┼ča┼čk─▒n ┼ča┼čk─▒n soruyordu kendi kendine: 'Peki bunlar yarg─▒lama m─▒ yap─▒yorlar ┼čimdi?'
Bu ┼ča┼čk─▒nl─▒k, bekledi─či m├╝thi┼č ┼čeyden duydu─ču korkuyu y├╝re─činden siliyor, bo─čaz─▒n─▒ derin bir k├╝├ž├╝k d├╝┼č├╝r├╝lme duygusu s─▒k─▒yordu.
Savc─▒n─▒n s├Âzleri birdenbire kesildi. ├çabuk ├žabuk birka├ž s├Âz ekleyip yarg─▒├žlar─▒n ├Ân├╝nde e─čildi, ellerini ovu┼čturarak yerine oturdu. Soylular─▒n temsilcisi ba┼č─▒n─▒ sallad─▒, belediye ba┼čkan─▒ elini uzatt─▒, sendik g├Âbe─čini s├╝zd├╝ ve g├╝l├╝msedi.
G├Âr├╝n├╝┼če g├Âre yarg─▒├žlar savc─▒n─▒n konu┼čmas─▒ndan ho┼čnut kalmam─▒┼č olacaklar ki hi├ž yerlerinden k─▒p─▒rdamad─▒lar.
Ufak tefek ihtiyar, bir k├ó─č─▒d─▒ burnunu dibine kadar yakla┼čt─▒r─▒p:
┬źS├ÂzÔÇŽ Fedoseyev'in, Markov'un ve Zagaro'un avukat─▒nda,┬╗ dedi.
Pelageya'n─▒n, Nikolay'─▒n evinde g├Ârm├╝┼č oldu─ču avukat aya─ča kalkt─▒. Geni┼č, babacan y├╝z├╝nde parlak g├Âzlerinin i├ži g├╝l├╝yordu. Keskin bak─▒┼člar─▒yla ortal─▒─č─▒ tarayarak konu┼čmaya ba┼člad─▒. Sesi p├╝r├╝zs├╝z ve y├╝ksekti. Ne var ki, ana onu dinleyemedi. Sizov kula─č─▒na f─▒s─▒ldad─▒:
┬źAnlad─▒n m─▒ ne dedi─čini? Anlad─▒n m─▒? Bunlar dengesizdir, z─▒p─▒rd─▒r,┬╗ dedi. ┬źFedor z─▒p─▒r m─▒?┬╗
Ana kar┼č─▒l─▒k vermedi. A─č─▒r bir d├╝┼čk─▒r─▒kl─▒─č─▒ alt─▒nda eziliyordu. Al├žalma duygusu ruhunda ┼čiddetli bir bask─▒ yarat─▒yordu. ┼×imdi anl─▒yordu adaletten ne bekledi─čini. O─čluyla yarg─▒├žlar aras─▒nda kar┼č─▒l─▒kl─▒ inan├žlar─▒n─▒, g├Âr├╝┼člerini ortaya koyan erkek├že, sert bir tart─▒┼čma izlemeye haz─▒rlanm─▒┼čt─▒. Yarg─▒├žlar─▒n Pavel'i uzun uzad─▒ya, dikkatle, ayr─▒nt─▒lar─▒ dile getirerek sorguya ├žekecekerini, i├žini d├Âkmesini isteyeceklerini, b├╝t├╝n d├╝┼č├╝ncelerini, eylemlerini, u─čra┼člar─▒n─▒ ak─▒l g├Âz├╝yle inceleyeceklerini d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝. Pavel'in d├╝r├╝st bir delikanl─▒ oldu─čunu g├Âr├╝nce, a├ž─▒k a├ž─▒k hakseverce:
┬źBu adam hakl─▒!┬╗ demelerini bekliyordu.
Oysa hi├ž de b├Âyle olmam─▒┼čt─▒. San─▒klarla yarg─▒├žlar aras─▒nda fersah fersah uzakl─▒k vard─▒ sanki. Yarg─▒├žlar san─▒klar─▒n umurunda bile de─čildi. Ana yorgunluk duyuyordu. Art─▒k duru┼čma ile ilgilenmiyor, dinlemiyordu. Gururu k─▒r─▒lm─▒┼čt─▒.
'B├Âyle mi yarg─▒larlar insan─▒?' diye d├╝┼č├╝n├╝yordu.
Sizov ba┼č─▒n─▒ sallayarak m─▒r─▒ldand─▒:
┬ź─░yi oldu onlara, bunu hak ettiler!┬╗
Ba┼čka bir avukat konu┼čuyordu ┼čimdi. Ufak tefek, solgun, alayc─▒, sivri y├╝zl├╝ bir adamd─▒. Yarg─▒├žlar s├Âz├╝n├╝ kesiyorlard─▒.
Savc─▒ f─▒rlad─▒, sinirli bir sesle tutanak s├Âzc├╝─č├╝n├╝ s├Âyledi. Sonra ufak tefek ihtiyar s├Âz ald─▒, savc─▒y─▒ serinkanl─▒ olmaya ├ža─č─▒rd─▒. Avukat, ba┼č─▒n─▒ sayg─▒yla e─čerek onlar─▒ dinledi ve konu┼čmas─▒n─▒ s├╝rd├╝rd├╝:
«   01   ...    28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48   ...    262   »   


´╗┐