Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 109


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


Bazarov onu alıp gitmek üzereydi. “Allah aşkına” dedi Vasiliy İvanyiç, “Bırak da ben yapayım bu işi.” Bazarov gülümsedi. “Ne de gönüllüsündür ah!”
“Gülme, rica ederim. Parmağını göster bana. Büyük bir yara değil. Canını acıtıyor muyum?” “Daha da bastır, korkma.” Vasiliy İvanyiç durdu.
“Ne dersin Yevgeniy? Kızgın demirle dağlasak daha iyi olmaz mı?”
“Onu daha önce yapmalıydık. Şimdi ise, cehennem taşının da bir yararı olmaz. Hastalığı kaptıysam, artık iş işten geçmiş sayılır.”
“Nasıl… iş işten geçti?..” Yaşlı adam kekeledi.
“Elbette! Üstünden dört saat geçti.”
Vasiliy İvanyiç, yarayı biraz daha yaktı.
“Peki, bölge hekiminin yanında yakıcı bir şey yok muydu?”
“Yoktu.”
“Yarabbim nasıl olur? Doktora bakın, yanında böylesine gerekli bir şey yok!” “Neşterlerini görmeliydin” dedi Bazarov ve dışarı çıktı.
O gün akşama kadar ve bütün ertesi gün Vasiliy İvanyiç her vesileden yararlanarak oğlunun odasına gitti. Gerçi yaradan söz etmiyordu, hatta bambaşka konulara değiniyordu, ama gözlerine öylesine ısrarla bakıyordu, onu öyle büyük bir kaygı ile gözlüyordu ki, Bazarov'un sabrı tükendi, çıkıp giderim diye göz korkutmaya kalktı.
Vasiliy İvanyiç artık üzülmeyeceği üstüne söz verdi, dahası Arina Vlasyevna ona sorup durmaya başlamıştı, neden uykuların bozuldu, ne oluyor sana diye. Çünkü adamcağız her şeyi saklamıştı karısından. Gözetlediği oğlunun durumunu hiç beğenmediği halde koskoca iki gün kendini tuttu… Ama üçüncü gün, yemekte artık dayanamadı. Bazarov başı önde oturuyordu, yemeklere hiç dokunmuyordu.
“Neden yemiyorsun Yevgeniy?” diye sordu, üstüne düşmeden. “Yemek güzel olmuş bence.” “Acıkmadım, ondan yemiyorum.”
“İştahın mı yok? Peki başın” diye ekledi ürkek, “ağrıyor mu?” “Evet, ağrıyor. Neden ağrımasın?” Vlasyevna doğrularak kulak kesildi.
“Ne olursun, kızma Yevgeniy” diye sürdürdü sözlerini yaşlı adam, “Bırak da nabzına bakayım, olur mu?” Bazarov yerinden kalktı.
“Sen nabzımı tutmadan da söyleyebilirim, evet, ateşim var.” “Ürperme de var mı?”
“Evet. Gidip yatayım, siz de bana ıhlamur gönderin. Üşütmüş olacağım.” “Öyle öyle” diye mırıldandı annesi, “Dün gece duydum, öksürüyordun.” “Üşüttüm belki” dedi yine Bazarov ve dışarı çıktı. Arina Vlasyevna ıhlamuru hazırlamaya başladı, bu sırada yaşlı adam yandaki odaya geçti, sessizce saçlarını yoldu. Bazarov o gün kalkmadı ve bütün geceyi yarı baygın, sıkıntılı geçirdi. Gece yarısından biraz sonra gözlerini açtı güçlükle, ikon'un önündeki kandilin aydınlığında babasının solgun yüzünü gördü, gitmesini söyledi. Yaşlı adam dinledi onun sözünü, ama ha demeden döndü gene ayaklarının ucuna basarak, odadaki dolabın arkasında saklanıp durdu, gözleri oğlunda.
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   ...    117   »