Ana Sayfa » Rus Edebiyatı Klasikleri » Babalar ve Oğullar : 11


BABALAR VE OĞULLAR

İVAN SERGEYEVİÇ TURGENYEV


“Ne var?” dedi.
Arkadiy gözlerini yere indirdi.
“Sorum sana yersiz görünürse beni bağışla” diye başladı, “Ama sen dün açık konuştuğun için, beni de açık olmaya yüreklendirdin… Darılmazsın ya?” “Söyle” dedi babası Arkadiy'ye.
“Şunu sormak cesaretini verdin bana… Ben buradayım diye Feniçka gelmiyor çaya?” “Belki” dedi bir süre sonra, “Şey düşünüyor, utanıyor…” Arkadiy bir göz attı babasına.
“Utanacak ne var! Önce benim görüşlerimi bilirsiniz. Sonra senin hayatına, kararlarına karışmak şu kadar geçer mi aklımdan? Ayrıca, şu anda inanıyorum ki, kötü bir seçme yapamazdın; eğer seninle aynı çatı altında yaşamasına izin verdiysen, buna layık demektir; ne olursa olsun, babasını yargılamak bir oğula yakışmaz. Hele bana hiç, hele senin gibi bir babaya karşı hiç mi hiç… Sen ki benim özgürlüğüme hiçbir zaman, hiçbir biçimde engel olmadın.”
Bu sefer titredi Arkadiy'nin sesi biraz; gerçi babasına nutuk çeker gibi bir durumda olduğunu anlıyordu ama kendisini çok soylu buluyordu. Ne var ki kendi sesi etkiler insanı var gücü ile işte Arkadiy'nin son sözleri de öylesine sıkı hatta keskin söylenmişti. “Sağ ol Arkadiy” dedi babası, kısık bir sesle ve parmakları gene kaşlarına, alnına gitti. “Dediğin doğru gerçekten. Elbet, o kız buna layık olmasaydı… Benim için geçici bir heves değil bu. Konuyu rahat konuşamıyorum seninle, ama anlarsın güç bir iş olduğunu; buraya, senin yanına gelmesinin, hele daha ilk sabah.”
“O zaman ben onun yanına giderim” dedi Arkadiy, yeni ve soylu bir duygu taşkınlığı içinde, sonra da iskemlesinden fırladı. “Ona benden ötürü sıkılmasının gereksizliğini anlatayım.” Nikolay Petroviç de kalktı.
“Arkadiy” diye başladı söze, “Ne olursa olsun… Nasıl… Orada… Daha hem ona anlatmadan…”
Fakat Arkadiy babasını dinlemiyordu bile, taraçadan fırlayıp gitmişti. Nikolay Petroviç onun arkasından baktı ve sonra şaşkınlık içinde iskemlesine oturdu yine. Yüreği çarpıyordu ona bu konuyu hiç açmamış olsaydı Arkadiy'den daha çok mu saygı göreceğini sanıyordu? Zayıf davrandığı için kendini suçlu mu buluyordu? Söylemek güçtür. Bütün bu duygular içini karıştırmıştı. Daha çok bulanık duygular olarak görüyordu onları sadece, fakat yüzündeki kırmızılık kalmıştı, yüreği çarpıyordu hızlı hızlı.
Aceleyle yaklaşan ayak sesleri duyuldu ve Arkadiy taraçada göründü.
“Biz tanıştık baba” diye bağırdı, yüzünde sevecenlik ve temiz bir başarının izleri vardı.
“Feniçka gerçekten de biraz hasta, sonra gelecek. Ama neden söylemedin bana bir erkek kardeşim olduğunu? Onu dün geceden öperdim, şimdi yaptığım gibi.”
Nikolay Petroviç bir şey söylemek istedi, kalkmak istedi, kollarını alabildiğine açmak.
Arkadiy atılıp babasının boynuna sarıldı:
“Ne oluyor kuzum, gene mi kucaklaşma?” diye bağırdı Pavel Petroviç arkalarından. Baba da, oğul da Pavel Petroviç'i gördüklerinden ötürü sevinmişlerdi. Öyle dokunaklı durumlar vardır ki, insan çarçabuk kurtulmak ister.
“Neden şaştın?” dedi Nikolay Petroviç neşeyle. “Düşün, ne zamandır bekliyordum Arkadiy'yi…
«   01   02   03   04   05   06   07   08   09   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   ...    117   »